9.21.2018

Rutin

 

 Selam arkadaşlar!

 Bizim evin bir rutini vardır. Eğer biri hasta olursa bulaşıcı olmasa bile diğeri de bir şekilde rahatsızlanır. Öyle sebepsiz. Ben bir hafta yatıp biraz toparlanmışken, eşim eve hasta geldi. Bingo! Hazır hasta olmuşken bulaşıcı olsun diye düşünmüş olacak ki grip... Ne kadar, olabildiğince karantina uygulamış olursak olalım, kızım bunu fırsata çevirip, ateşlendi. Hastalıktan çıkmadan hastalara bakıp, onlardan daha kötü hasta olmayı başardım tabi. Benim kaçınılmaz sonum... Öksürürken iç organlarımın yanı sıra beynim acıyor ya. Bu da farklı bir deneyim! :D

 Ben de, zorlanarak yemeği halledip (ev yemeğini özledim artık) ilaçlarımı içip, biraz bulaşık bazen çamaşır yıkayarak belirli bir düzende tutuyorum. Şaka ya bunları yaparak ne düzeni olacak, ev aldı başını gitti. Evin her zerresi mikrop yuvası gibi hissediyorum.

Illustration by Alice X. Zhang < nEVER NOT REPINNNN Eh madem yatıyorum, Sherlock Holmes izleyeyim dedim. Bazı bölümlerinde ne kadar zorlamışlar öyle. Bir sene de üç-dört bölüm çektiğin halde, boşluklar oluşmasına müsaade etmek ilginç geldi. Bu diziyi izlemeye başladıktan sonra, eskiden gördüğüm atraksiyonlu, heyecanlı rüyaları yeniden görmeye başladım. Yaşasın bilinçaltı, yaşasın uykudan önce izlenen diziler. :D Bu bana neredeyse yaşam enerjisi veriyor, ilginç ama güzel.

 Lacasa de Papel izledim bir de. Önceden başlamıştım ama sarmamıştı. neden bu kadar büyütüldüğünü de anlamamıştım. Hala abartı buluyorum gerçi de... Yine de beşinci ya da altıncı bölümden sonra bayağı toparlamışlar. Diziden şöyle bir sonuç çıkardım. Yeni jenerasyon sıkıntısı çeken devletler, bekarları bir binaya kapatsa seri üretim yaparlar. Adamlar üç- beş günde neler yaşadı. :D Ha bir de ,yorumlar arasında kadınların Berlin'i sevdiklerini falan görmüştüm. İzlediğimde şok oldum. Ne desem boş! Kimseyi öldürmek istemedikleri için, ölmelerine üzüldüm tabi. Berlin için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. En son kahramanlık yaptırmışlar bir de...

Bu sene izlediğim dizilerin listesini yapmıştım. Senede kaç dakika harcadığımı görmek için. Artık görmek istemiyorum. On beş farklı dizi izliyormuşum ya. Yabancı dizi hepsi, dakika ve bölüm olarak bizim diziler gibi değiller ama yine de çok fazla zaman harcamışım. Yazık!


9.19.2018

Elma

 RED APPLE by Oana Befort

 Altı üstü elma, ama ne çok hatıra barındırıyor iki hecelik bünyesinde.

 Yaşım küçük, daha çocuğum. Bir elim de Harry Potter, kim bilir kaçıncısı? Ama daha yeni çıkmış. Heyecanla okuyorum. Diğer elim de kırmızı bir elma. Yayılmışım salona. Kimseyi de almıyorum odaya. Kapalı kapıyı hafifçe aralıyor annem. Biraz kırmaktan çekiniyor ama ''Bir kilo elma yedin, yeme demiyorum ama hepsini bir gün de yemesen mi?'' diyor. Altı üstü elma ya bir şey olmaz diyorum. Ron kim bilir neler gömüyor o sırada, elma ne ki?

 Diğer anı canlanıyor hafızam da. O daha taze, iki sene öncesinden. Samsun'da yatıyorum mecburen, yerimden kalkamayacak kadar kötüyüm. Arada ateşin kırk dereceyi bulmasından dolayı sızıp kalıyorum. Sıçrayarak uyanıp, ağlamaklı sesleniyorum. Kızıım, iyi misin? Neredesin annecim. Nolur odan da oyna, sesini duyabileyim. Gitme başka odaya. En büyük kabusum, başka bir şehirde yalnız başıma çocuğumun hasta olması. O hasta olmadığı için oldukça mutluyum ama bakamadığım için tedirginim. Koşa koşa geliyor yanıma, anne dolaptan elma çıkarttım. Ama yemedim, ısınmasını bekleyeceğim diyor. Ben ağlamaya başlıyorum. Daha dün dolaptan elmayı alıp kaçıran, soğuk yiyeceğim diye direten sendin ya, güzel kızım...

  Geçen gün, babasından elma istedi. Sonra bana dönüp, ''Bugün senin doğum gününmüş tamam mı anne, pastan da elmaymış.'' dedi.  Bir tanecik elmaya ne güzel anlamlar yükleyebiliyoruz, yavaş yavaş öğreniyorum...

9.12.2018

Randevu

 doktor ne dedi

 Bir haftadır yine türlü şikayetlerle geziniyorum. Hafta sonuna randevu alayım bari dedim. Hem güz maddelerimden biri. Doktorum için bir ay yok dedi sekreter. İnşallah tatildedir diye düşündüm. Lütfen tatilde olsun Allah'ım! Sonra doktorlara bakmaya başladık. Eşim dedi ki bunu tanıyorum sanki, gözüm ısırıyor bir yerden. Kuzenini aradı, arkadaşım, çok iyidir, hatta benim doktorumdan daha iyiymiş falan... Benim doktor yılların doktoru, onun çalıştığı yılı, yeri bine katlar ama nedense bizim yaşıtların kendini gösterme çabası, başkasını üstü kapalı da olsa yermekle oluyor.


 Söylemeye çalıştığı şey yenilikleri takip etmesi vsvs. Dedim bir de böyle denemiş oluruz. Sonuç, iletişimsizlikten öldük! Valla, kafası bambaşka bir yerde, bir sıkıntı yaşıyor falandır da bana denk gelmiştir inşallah. Reçete hatası, ultrason çektirirken anlaşılamama, verdiği ilacın içeriğine feci takıldım bir de... Şu an ilacı kullanasım yok! Bir de çok memnun kalan, çözüm bulamadığı sonunu çözen tanıdıklarımız olmuş. Dur, onu da anlatayım! Yeni doktora randevu aldım, arkasına annemle sabahın köründe çocuk bırakma üzerine konuşuyoruz...


-Anne, S. amca bir ay yokmuş. Ona randevu alamadım.
-Evet evet, rahatsızlanmış yine adamcağız. Dua edelim, unutma!
-Baktık, Y. beye aldık randevuyu, bakalım nasıl biri...
-Biliyorum ben onu, bilmem ne teyzenin damadı. Sen onun kızıyla tanışmıştın ya hani, onun eşi o.
-Aa tamam hatırladım...
-F. teyzen O'na gitmiş, çok memnun kalmış...


 Analık öğrenelim! Çocuğunuzun doktora gitme olasılığını ölçüp, biçip, şeceresini çıkaracaksınız! :D Bu arada eşimin sanki tanıyorum dediği adam günde kaç tane hasta bakıyor ama meğer eşimle yemek falan yemişler. Gerçekten kocamın hafızası muhteşem ya! Öylece bırakıyor orada gereksiz diye düşünmüştür kesin! :D


 Çok olumlu bir şey oldu ama, vücut pıhtıyı tamir etmiş. İlk an da olumlu gelmişti gerçi. Şu an çok emin değilim! Kalp damara gideyim ben bir de... :D

9.09.2018

Güz Maddeleri

 Poesia Infantil i Juvenil


Sonbahar, yeni yıldan daha çok heves barındırıyor içimde. İkisi arasında ki farkı daha yeni anlayabilmiş yahut hissedebilmiş olmamı oldukça ilginç buldum.


Yapılacaklar


* Fantastik Canavarlar kasım ayında vizyona girecek. O zamana kadar birincisini tekrar izle. İçerisine Hogwarts'ın dahil olması heyecanlandırıyor beni.:)


*Bir haftalık tatil olanağını nerede değerlendireceğine odaklan. Sonbahar da göl kenarı harika olur gibi geliyor ama havuz olanağı isteyen iki kişi deniz kenarı isteyecek kesin.


* Kitap fuarına ilk günden ve açılışıyla birlikte gidebilirsen iyi olur. Sahafları gezmeyi unutma!


* Sağlıkla ilgili ciddi adımlar at! İlk hamleyi mecburen de olsa attım, devamını getirmem lazım!


*Çocuğun eğitimi ve sosyalleşmesi için adımlar atmaya devam etmek lazım. Tatil dönüşüne ayarlamış ol!


* Bu sene başladığım bir sürü kitap oldu fakat yarım bir halde beni bekliyorlar! Hepsini bitir, yeni kitaplar oku!
 
* İçimde ki çatışmaya artık yolculuk adı vermeye başladığımı farkettim. Yeniden okuyacağım ve uygulamaya alacağım kitaplar olacak! Acaba bir terapistle daha iyi plan ve uygulama sağlayabilir miyim? Düşün!


*Sağlıklı,düzenli bir yemek ritüeli oluşturup, yürüyüşle taçlandırmalıyım! Za-yıf-la-ma-lı-yım!


* Evin içerisinden çıkması gerekenleri çıkarmalıyım! Bu sene sadece kıyafet değil, mutfakta da değişmesi gereken çok şey var!


*Bu sene ciddi bir kıyafet açığı var çocuğumun! Uygun kıyafet arayışına girmek gerekiyor!


*Dönüştürmek istediğim etek, gömlek, pantolon hatta tabak bile var. Elimden neler çıkabilecek meraktayım!


* Bu sene paten kaymayı öğrensin istiyordum ama öğrenecek alan oluşturmadım. Hazır hava serinken öğrenebilse harika olurdu!


* Sonbahar için önceden listelediğim, çaba, zaman gerektiren iki maddem var bakalım zaman ne gösterecek!

9.03.2018

Yaşamak


 1. 스케치 2. 배경 기본톤 3. 배경 묘사 4. 전쟁 부위 채색 5. 평화 부위 채색 6. 묘사 및 마무리 디자인, 발상과 표현, 대구, peace and war, 일러스트레이션, 화실, 취미미술, 일러스트, 폭발, 이미지, 화..
 Kendimi bildim bileli 3.dünya savaşı konuşuluyor, bekleniyor, tartışılıyor. Hatta çok doğal olarak var olduğu söyleniyor ki, masum insanlar devamlı suretle katledildiğine göre var, öyle değil mi?

  Gençliğimde neler olabildiğini okuduğum, bazen dinlediğim halde insan nihayetinde ölecek gözüyle bakıyordum. Yaş biraz daha ilerlediğinde Allah korusun ya aman falan oldu. Hamilelik, lohusa ve çocuk bakımının en üst düzeyde olduğu o dönemler de kendimi sakınabildiğim kadar sakındım.
  
 Birkaç senedir olgunlaşmaya başlayan yeni, koruyucu fikirler oluştu ben de. En güzeli yer altı sığınakları olur tabi ama… Ben olur da hayatta kalırsak depresyona girmekten başka neler yapabiliriz, nasıl yaşama devam edebiliriz diye düşünürken buldum kendimi. Yiyecek, içecek önümüze gelmeyeceğine göre ekmeyi, biçmeyi, neyin nasıl yetiştiğini az buçuk bilmek gerektiğine kanaat getirdim. Tabi böyle bir durumda bile, toprak kim bilir nasıl bir kimyasala bulanmış olacak diye düşünüyor insan. Ne acı…
  
 Yani ben yine de iyi olanı düşünüyorum ve diyorum ki, eğer yaşamımı devam ettirmek istiyorsam, hiç ama hiç bilmediğim toprağı öğrenmeli ve anlamalıyım. Öğrenirken çocuğuma da öğretmeliyim. İnsanlığın yaşama devamını ancak böyle sağlayabileceğiz. İlmek ilmek dokunan sanat, bilim hepsi neredeyse ifade etmeyecek bir hale gelmesi kabul edilebilir değil biliyorum…

  Böyle bir durum söz konusu dahi olmazsa (en büyük temennimiz bu) temiz gıda tüketen, emeğin ne demek olduğunu bilen bir nesil yetiştirmiş ve bizler de öğrenmiş oluruz. Bu kulağa harika geliyor işte…

9.02.2018

Sonbahar

 Mother and daughter our path art print


 Merhaba!

 Zor bir yaz geçirdim. Anneannemin hastalığı tekrarladı, babam ağır bir kalp ameliyatına girdi. Çok şükür iyiler, inşallah tamamen iyi olacaklar. Dualarımız bu yönde...

 Bu yaz bol bol piknik yaptık, ağaçların altında oturduk, meyve topladık.. Hatta ağaç dallarına kurduğumuz salıncaklar oldu. Yetmedi toplam bir ay tatil yaptık kızımla. Derken yaz bitti.

 Geçtiğimiz salı sabahı İstanbul'a geldik. Benim cüce ayağını demire kestirmese stres daha az olacaktı ama benim stres düzeyimin devamlı üstlerde gezmesi gerektiği için yeni bir kaza daha ekledik listemize. Sağlık ocağına pansumana git, çamaşır yık,as,katla yerleştir, bunu yedi sekiz defa yap...

 Yine bir heyecanla bahçemiz olsun niyetiyle arsa bakmaya git. Giderken dmates bulursak alalım diye niyetlen, sahiden denk gelsin ve abartıp 25 kilo domates al. Cuma günü rendeleyip, kaynattım. Dokuz kilo domates sosu çıktı, fazla kaynatmışım zaar. İlk defa kendi kendime yaptım. Hatta yetmedi Malatya'dan gelen kayısılarla reçel yaptım. Bayağı şaşkınım. Sonunda ortalama düzeyde bir ev hanımı olmayı başaracağım galiba. :D

 Böyle geçti gitti koca yaz. Eylül geldi mis gibi. Baharları sevenlerden olduğum için oldukca mesudum. Rengarenk ağaçlar, dökülen yaprakları çıtırdatarak yürümek, her yağmur suyuna zıplamak, üşümek... Huzurlu,sağlıklı bir bahar dilerim!

   

4.22.2018

Günlük Konuşmalar


 





Avm'de alınacaklar kısmını halletmişiz, oyuncak kısmına gelmiş sıra. Geziyoruz, kapanmak üzere olduğu için neredeyse kimse kalmamış, çalışanlar sohbet ediyor. Benim ki arada onlara bir şeyler anlatıyor falan. Biraz sonra onların sohbetine girmek istedi, birinci denemesi başarısız olunca şöyle seslendi.
 -Şeyy Toyzshopcular...
 Tahmin edersiniz ki arkanızdan böyle bir şey söylemedik, dedik. Neyse ki, çocuklar yokken oyuncaklarla büyük bir zevkle oynayan abi ve ablalardı da onlar da gülüp,eğlendiler. Abilerden biri çok gülse de hafiften alınmış olabilir. :)


 Bu sefer başka bir mağazadayız. Orada bir önce ki sefer bol miktarda koşturduğu için çalışanlar hemen tanıdı. Sohbet, muhabbet koyulaştı. Elinde ki plastiği gösteriyor ablaya ve bir önce ki mağazadan aldığını söylüyor.
 Abla: Aa hangi mağazaydı orası?
 Benim ki: Ne biliim, dandik bir mağazaydı. :D
H&M'den bahsediyor. Bu mağazası hepten bir kötü olunca çocuğun bile dikkatini çekmiş. :D


Babası dört gün boyunca evde olmayacağını, zorla uyandırmaya çalıştığımız ama kendine gelememiş çocuğa çat diye söyledi. Ağlayarak giyindi, sokakta babasına yapışıp gitme diye ağladı, anneannesine giriş ve hala ağlamaya devam etti. Eksiği var fazlası yok 45 dakika. Benim de kurs günüm. Bırakıp, çıkmaya çalışıyorum. Ama ne dedi? Bari sen gitme anne! Canım kocama söylene söylene kaldım mecbur. Saat ilerledi, ağlama kısmı çoktan halloldu.
Anneanne: Biz seninle ne güzel oyunlar oynadık dün. Bugün de oynayacaktık Annen de kursa gidecekti. Bak zaten sadece iki gün gidiyordu.
Benim ki: Sadece bir gün gitsin istedim!


 Babası bir ay önceden tatile gideceğimizi söyledi. Çok heyecanlı tabi. Deniz , havuz dilinden düşmüyor. Neyse ertesi gün kahvaltı yaparken, aaa dedi. Yüzüne baktım.
-Annee, orada br tane yatak vardı. Siz nerede yatacaksınız?
 Beş dakika sonra diğer odayı hatırladı.
-Aaa iki tane de kanepe vardı, siz de orada yatarsınız.
Hatırladıkça gülüyorum yaa. Yatak odasını sorgusuz sualsiz kendisine aldı. :D









Rutin

   Selam arkadaşlar!  Bizim evin bir rutini vardır. Eğer biri hasta olursa bulaşıcı olmasa bile diğeri de bir şekilde rahatsızlanır. Öyl...