9.29.2018

Vee

 "The Vase" - Helena Perez Garcia | arte y dibujo, ilustraciones bonitas femeninas tristes de soledad, cool art illustration, a r t, coolstuff | iconoCero



 Bu ara ani kararlar alıyorum. Bugün aldığım karar doğrultusun da, bloğu kapatıyorum. Şimdiye kadar bana destek veren arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Handan, Ceren, Deep ve yeni edindiğim arkadaşlarım seviyorum sizi.

 Muhtemelen okuyacağım sizleri ama eğer cevap vermek için bloğu açmaya üşenirsem diye şimdiden hayatıma dokunduğunuz, farkında olmadan bile yardım ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Ayrıca bana katlandığınız için de minnettarım. :D Hayatınız güzelliklerle geçsin!...

 Handan yeni işin de, çok başarılı olursun bence ve oğluşların da hayatları boyunca başarılı, mutlu olup, karşılaştıkları insanları mutlu edecekler, inanıyorum. Kocaman öpüyorum ve çok teşekkür ediyorum!..

 Ceren, çocuklar hep hasta oluyor, sadece benim ki değil diye bile kendimi iyi hissettiğimi hatırlıyorum.  Hani teşekkür etmek için hangi birini sayayım bilmiyorum. Tüm güzellikler seni ve güzel aileni bulsun dilerim!...

 Ve herkese mutlu, huzurlu bir yaşam dilerim! Hoşça kalın arkadaşlar!...

Okullu Olduk


 Selam arkadaşlar! Bu yazı, yer yer, gereksiz dram içerecektir. Çünkü, çocuğum okula başladı...

 Eveet, koşarak kaçtığım, nasıl güveneceğim, nasıl bir yer olmalı diye düşüne düşüne stres olduğum okul mevzusuna sonunda ulaşabildim. Aman ya seneye gider dedim soran bütün arkadaşlarıma. Sonra Ceren ufaklığı kreşe götürmeye başladı. Lukas o kadar büyüdü mü falan derken, okula başlamak için gerekli olan ay hesabını yaptım. Aaa benim minicik yavrum seneye okula başlayabiliyor. :D Tevekkeli değilmiş, kolejin biri aramıştı da, benim çocuğum okula gidecek yaşa gelmiş mi, nasıl listeniz de oluyor diye söylenmiştim. :D Hala düşünme aşamasındayken, arkadaş (aslında kan bağı olmayan uzaktan akraba) ben şuraya bakıyorum, buraya bakıyorum diye bana yazıp duruyordu. Çocuğu yakınımda olan okula getirmiş, denesin bugün demişler, sakinleştirdikten sonra çıkmış, o sırada yağmur yağınca da bana geldi. Kader resmen, artık şu çocuğu okula gönder dedi. :D Arkadaşta çıkışa beraber gidelim, görmüş olursun deyince, ben de ee hadi artık dedim.


 Kızım zaten okul okul diye sayıklıyor. Ben konuşurken, öğretmen yarın gel dedi diye ağladı, neden şimdi değilmiş? Birlikte okulu gezdiler, kızım muhteşem sorular sordu. Mutfağı yeni mi yaptırdınız? Neden yaptırdınız? :D Babası mühendis, çocukta iz bırakıyor tabi. Neyse, ilk gün bıraktım, biraz bekledim, beni sallamadı. Açıkçası kimseyi sallamadı. Sınıftan çıkıp gezmek istiyor, iki saniye yerinde durmuyor vsvs. Ben eve geldim, ama arada evdeymiş gibi sesleniyorum, arada böhüü çocuğum ev de olsa ne zararı vardı yavruum diye isyan ediyorum. Çıkarken ben gidiyorum demek için sınıfından çıktığında da gözleri doldu zaten yavrumun. Böhüüü. Gerçi, arkasına dönüp durumu toparladı, sonra da anne öğretmenin yap dediklerini yapmıyorum, çünkü matematik yapsın istiyorum falan dedi. Acaba yaka silktirdi mi insanlara? Çıkışta, ''Anne bugün seni çok özledim!'' dedi. Morali bozuk, canı çok sıkılmış. Bu kadar çok ders yapacaklarını tahmin etmemişmiş. Ders yaptıkları da yok ama. :D Aslında kurallara uymak zorunda olmalarına bozulmuş sanki. :D

 Ertesi gün götürme dese götürmeyecektim ama gitmek istediğini söyledi. Dönüşte mutluydu. Masalcı teyze masal anlatırken sadece dinlememiş izlemişler. Buna bayıldım. Yaşayarak anlatan insan, çocukları nasıl güzel etkiliyor... İki gün tatil olduğu için mutsuzdu. Devamlı konudan konuya geçmek istediği, sınıftan çıkacak kadar yerinde duramadığından bahsedildi ama alışma sürecinde ve normal olduğu eklendi. Diğer çocuklar bir hafta da alıştılar, yeni geldiği için normal karşılıyoruz, bir şey demiyoruz dediler.

 Asıl sıkıntı şu, benim çocuğum olamaz diyeceğim şeylerden birini yapıyor, ukalalık! Ama babasını bildiğimden öyle de diyemiyorum blog! :D Mesela, ayakkabını yukarıya koyabilirsin diyen sorumluya, ayakkabı değil çizme o dedi. Canım yavrum! Montunu kendisi giyebiliyor ama öğretmeni giydirdiği için yeltenmiyor bile! İlk gün öğretmeninin söylediği hiç bir şeyi yapmamış ve bununla ilgili herhangi bir sıkıntısı yok, gururla söylüyor neredeyse! :D

 İki günden böyle bir kanıya varmak saçma ama dikkat eksikliği olacağından korktum. Bana anlatırken, sevdiği bir şey olsa bile, unuttuğunu, hatırlayamadığını söylüyor. Bunun için endişelenecek daha fazla zamanım olacak, o yüzden üzerine gitmeyeceğim . En azından bir kaç hafta belki ay geçsin. Kendimde Dehb'den şüphelendiğim için, tetikteyim. Ama kendi kendime yani, profesyonel bir çıkarım değil.

 Cuma akşam, erken yatmasına gerek olmadığını çünkü okul olmadığını söyledi ya. 4,5 yaşa bak sen, iki gün okula gidip, uykusuna tatil ayarı veriyor...

 Şimdi sırada, okul için elzem hale gelen kıyafet, çanta vs. var. Bugün hava muhteşem, kasırga falan yalanmışçasına. İşte böyle blog, onca stres gereksizmiş. Mutsuz olursa bir dakika düşünmem göndermem, başka okul bakarım

 Kendime şöyle bir bakarsam, çocuksuz neredeyse nefes almadığımı görüyorum. Bir yaşına kadar anneannesine bırakıyordum yine ara ara. Ama üç buçuk senedir ayrı kaldığımız vakit ancak ufak bir saat dilimiyle ifade edilebilir. Bu yüzden olsa gerek, dört saatlik boşluğumda bile ne yapacağımı bilemiyorum. Neyse verimli bir plan yapayım kendime. Sahiden verimli olursa yazarım buraya. :)

9.25.2018

Salı Sallanır


LE PRENOM İZLE ile ilgili görsel sonucu Eğer izlemediyseniz kaliteli bulduğum iki film önerisiyle geldim arkadaşlar.






 1- Le Prenom: Bir kaç gün önce izledim. Filmin neredeyse tamamı bir odada geçiyor. Tiyatro havasında ama sonuna kadar izletmeyi başarıyor. Ters köşe oluyorsunuz. Farklı, sorgulamanızı sağlayacak bir mesajı bile var. :)

 2- 12 Angry Man: Benim gibi geç izleyecekseniz hiç durmayın derim. Siyah beyaz, yine sadece bir odada geçen, insanların tartışmaları ile  dopdolu bir film.



9.21.2018

Rutin

 

 Selam arkadaşlar!

 Bizim evin bir rutini vardır. Eğer biri hasta olursa bulaşıcı olmasa bile diğeri de bir şekilde rahatsızlanır. Öyle sebepsiz. Ben bir hafta yatıp biraz toparlanmışken, eşim eve hasta geldi. Bingo! Hazır hasta olmuşken bulaşıcı olsun diye düşünmüş olacak ki grip... Ne kadar, olabildiğince karantina uygulamış olursak olalım, kızım bunu fırsata çevirip, ateşlendi. Hastalıktan çıkmadan hastalara bakıp, onlardan daha kötü hasta olmayı başardım tabi. Benim kaçınılmaz sonum... Öksürürken iç organlarımın yanı sıra beynim acıyor ya. Bu da farklı bir deneyim! :D

 Ben de, zorlanarak yemeği halledip (ev yemeğini özledim artık) ilaçlarımı içip, biraz bulaşık bazen çamaşır yıkayarak belirli bir düzende tutuyorum. Şaka ya bunları yaparak ne düzeni olacak, ev aldı başını gitti. Evin her zerresi mikrop yuvası gibi hissediyorum.

Illustration by Alice X. Zhang < nEVER NOT REPINNNN Eh madem yatıyorum, Sherlock Holmes izleyeyim dedim. Bazı bölümlerinde ne kadar zorlamışlar öyle. Bir sene de üç-dört bölüm çektiğin halde, boşluklar oluşmasına müsaade etmek ilginç geldi. Bu diziyi izlemeye başladıktan sonra, eskiden gördüğüm atraksiyonlu, heyecanlı rüyaları yeniden görmeye başladım. Yaşasın bilinçaltı, yaşasın uykudan önce izlenen diziler. :D Bu bana neredeyse yaşam enerjisi veriyor, ilginç ama güzel.

 Lacasa de Papel izledim bir de. Önceden başlamıştım ama sarmamıştı. neden bu kadar büyütüldüğünü de anlamamıştım. Hala abartı buluyorum gerçi de... Yine de beşinci ya da altıncı bölümden sonra bayağı toparlamışlar. Diziden şöyle bir sonuç çıkardım. Yeni jenerasyon sıkıntısı çeken devletler, bekarları bir binaya kapatsa seri üretim yaparlar. Adamlar üç- beş günde neler yaşadı. :D Ha bir de ,yorumlar arasında kadınların Berlin'i sevdiklerini falan görmüştüm. İzlediğimde şok oldum. Ne desem boş! Kimseyi öldürmek istemedikleri için, ölmelerine üzüldüm tabi. Berlin için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. En son kahramanlık yaptırmışlar bir de...

Bu sene izlediğim dizilerin listesini yapmıştım. Senede kaç dakika harcadığımı görmek için. Artık görmek istemiyorum. On beş farklı dizi izliyormuşum ya. Yabancı dizi hepsi, dakika ve bölüm olarak bizim diziler gibi değiller ama yine de çok fazla zaman harcamışım. Yazık!


9.19.2018

Elma

 RED APPLE by Oana Befort

 Altı üstü elma, ama ne çok hatıra barındırıyor iki hecelik bünyesinde.

 Yaşım küçük, daha çocuğum. Bir elim de Harry Potter, kim bilir kaçıncısı? Ama daha yeni çıkmış. Heyecanla okuyorum. Diğer elim de kırmızı bir elma. Yayılmışım salona. Kimseyi de almıyorum odaya. Kapalı kapıyı hafifçe aralıyor annem. Biraz kırmaktan çekiniyor ama ''Bir kilo elma yedin, yeme demiyorum ama hepsini bir gün de yemesen mi?'' diyor. Altı üstü elma ya bir şey olmaz diyorum. Ron kim bilir neler gömüyor o sırada, elma ne ki?

 Diğer anı canlanıyor hafızam da. O daha taze, iki sene öncesinden. Samsun'da yatıyorum mecburen, yerimden kalkamayacak kadar kötüyüm. Arada ateşin kırk dereceyi bulmasından dolayı sızıp kalıyorum. Sıçrayarak uyanıp, ağlamaklı sesleniyorum. Kızıım, iyi misin? Neredesin annecim. Nolur odan da oyna, sesini duyabileyim. Gitme başka odaya. En büyük kabusum, başka bir şehirde yalnız başıma çocuğumun hasta olması. O hasta olmadığı için oldukça mutluyum ama bakamadığım için tedirginim. Koşa koşa geliyor yanıma, anne dolaptan elma çıkarttım. Ama yemedim, ısınmasını bekleyeceğim diyor. Ben ağlamaya başlıyorum. Daha dün dolaptan elmayı alıp kaçıran, soğuk yiyeceğim diye direten sendin ya, güzel kızım...

  Geçen gün, babasından elma istedi. Sonra bana dönüp, ''Bugün senin doğum gününmüş tamam mı anne, pastan da elmaymış.'' dedi.  Bir tanecik elmaya ne güzel anlamlar yükleyebiliyoruz, yavaş yavaş öğreniyorum...

9.12.2018

Randevu

 doktor ne dedi

 Bir haftadır yine türlü şikayetlerle geziniyorum. Hafta sonuna randevu alayım bari dedim. Hem güz maddelerimden biri. Doktorum için bir ay yok dedi sekreter. İnşallah tatildedir diye düşündüm. Lütfen tatilde olsun Allah'ım! Sonra doktorlara bakmaya başladık. Eşim dedi ki bunu tanıyorum sanki, gözüm ısırıyor bir yerden. Kuzenini aradı, arkadaşım, çok iyidir, hatta benim doktorumdan daha iyiymiş falan... Benim doktor yılların doktoru, onun çalıştığı yılı, yeri bine katlar ama nedense bizim yaşıtların kendini gösterme çabası, başkasını üstü kapalı da olsa yermekle oluyor.


 Söylemeye çalıştığı şey yenilikleri takip etmesi vsvs. Dedim bir de böyle denemiş oluruz. Sonuç, iletişimsizlikten öldük! Valla, kafası bambaşka bir yerde, bir sıkıntı yaşıyor falandır da bana denk gelmiştir inşallah. Reçete hatası, ultrason çektirirken anlaşılamama, verdiği ilacın içeriğine feci takıldım bir de... Şu an ilacı kullanasım yok! Bir de çok memnun kalan, çözüm bulamadığı sonunu çözen tanıdıklarımız olmuş. Dur, onu da anlatayım! Yeni doktora randevu aldım, arkasına annemle sabahın köründe çocuk bırakma üzerine konuşuyoruz...


-Anne, S. amca bir ay yokmuş. Ona randevu alamadım.
-Evet evet, rahatsızlanmış yine adamcağız. Dua edelim, unutma!
-Baktık, Y. beye aldık randevuyu, bakalım nasıl biri...
-Biliyorum ben onu, bilmem ne teyzenin damadı. Sen onun kızıyla tanışmıştın ya hani, onun eşi o.
-Aa tamam hatırladım...
-F. teyzen O'na gitmiş, çok memnun kalmış...


 Analık öğrenelim! Çocuğunuzun doktora gitme olasılığını ölçüp, biçip, şeceresini çıkaracaksınız! :D Bu arada eşimin sanki tanıyorum dediği adam günde kaç tane hasta bakıyor ama meğer eşimle yemek falan yemişler. Gerçekten kocamın hafızası muhteşem ya! Öylece bırakıyor orada gereksiz diye düşünmüştür kesin! :D


 Çok olumlu bir şey oldu ama, vücut pıhtıyı tamir etmiş. İlk an da olumlu gelmişti gerçi. Şu an çok emin değilim! Kalp damara gideyim ben bir de... :D

9.09.2018

Güz Maddeleri

 Poesia Infantil i Juvenil


Sonbahar, yeni yıldan daha çok heves barındırıyor içimde. İkisi arasında ki farkı daha yeni anlayabilmiş yahut hissedebilmiş olmamı oldukça ilginç buldum.


Yapılacaklar


* Fantastik Canavarlar kasım ayında vizyona girecek. O zamana kadar birincisini tekrar izle. İçerisine Hogwarts'ın dahil olması heyecanlandırıyor beni.:)


*Bir haftalık tatil olanağını nerede değerlendireceğine odaklan. Sonbahar da göl kenarı harika olur gibi geliyor ama havuz olanağı isteyen iki kişi deniz kenarı isteyecek kesin.


* Kitap fuarına ilk günden ve açılışıyla birlikte gidebilirsen iyi olur. Sahafları gezmeyi unutma!


* Sağlıkla ilgili ciddi adımlar at! İlk hamleyi mecburen de olsa attım, devamını getirmem lazım!


*Çocuğun eğitimi ve sosyalleşmesi için adımlar atmaya devam etmek lazım. Tatil dönüşüne ayarlamış ol!


* Bu sene başladığım bir sürü kitap oldu fakat yarım bir halde beni bekliyorlar! Hepsini bitir, yeni kitaplar oku!
 
* İçimde ki çatışmaya artık yolculuk adı vermeye başladığımı farkettim. Yeniden okuyacağım ve uygulamaya alacağım kitaplar olacak! Acaba bir terapistle daha iyi plan ve uygulama sağlayabilir miyim? Düşün!


*Sağlıklı,düzenli bir yemek ritüeli oluşturup, yürüyüşle taçlandırmalıyım! Za-yıf-la-ma-lı-yım!


* Evin içerisinden çıkması gerekenleri çıkarmalıyım! Bu sene sadece kıyafet değil, mutfakta da değişmesi gereken çok şey var!


*Bu sene ciddi bir kıyafet açığı var çocuğumun! Uygun kıyafet arayışına girmek gerekiyor!


*Dönüştürmek istediğim etek, gömlek, pantolon hatta tabak bile var. Elimden neler çıkabilecek meraktayım!


* Bu sene paten kaymayı öğrensin istiyordum ama öğrenecek alan oluşturmadım. Hazır hava serinken öğrenebilse harika olurdu!


* Sonbahar için önceden listelediğim, çaba, zaman gerektiren iki maddem var bakalım zaman ne gösterecek!

Vee

   Bu ara ani kararlar alıyorum. Bugün aldığım karar doğrultusun da, bloğu kapatıyorum. Şimdiye kadar bana destek veren arkadaşlarıma...