1.13.2018

2018



 

Ajandama bir kaç günün listesini yaptıktan sonra yazasım geldi bir iki gün önce.  Defaatle duyduğumuz şeyleri yazmışım ama iyi geldi bana. O yüzden buraya da yazıyorum.
 
 Güzel listeler hazırlamalı, güzel işler yapmalı, zamanı en iyi şekilde kullanmalı. Defterleri dolduracağım, bitmek bilmeyen listelerim var. Ve o kadar olmasa da hayallerim. Aklımın bir köşesinde durmadığını iddia etsem de, tozlanmış halde bekleyenler var.  Yaşadıklarımdan ve yaşayamadıklarımdan duyduğum hüzünlerim de var, alışamadıklarım da... Girdapları da biliyorum süt liman huzuru da..
 
 O yüzden önce yapılması gerekenlere yönelmeli. Yaptıklarını, başarılarını, fedakârlıklarını bir köşeye atmadan ve hatta yük edinmeden önce, gurur duyman gerekiyorsa duyacaksın, tebrik etmen gerekiyorsa kendini, edeceksin, sırtını da sıvazlayacaksın, aferin de diyeceksin kendine. Aferin BT elinden gelenin en iyisini yaptın. Daha da iyi yapabileceğin her şeyi biliyorsun. Bu sene daha iyisini yap!
 
 Öfkeni daha kontrollü yaşamak için beğendiğin bir sözü dolaba as. Mutlaka hatırla. Sinirlenince sakinleşmeyi bekleyen bir insandan bu noktaya gelmek yanlış! Özüne dön bu sene!
 
 Diyet yap, sağlıklı beslen, zayıfla ve sıkılaş! Yürüyüş yapmayı ihmal etme! Mutfakta ister hızlı ol ister yavaş  ama artık 3 öğünlük yemeği her gün çıkart. Sağlığına kavuşmak seni, daha iyi bir ebeveyn yapacak!
 
Erken yat erken kalk! Güneşin doğuşunu, muhteşem renkleri, sabahın o yaşanmamışlığının ferahlığını iliklerine kadar hisset! Ve şükret!
Keyifle kanaviçe yap mesela. Yavaş yavaş kafanın için de cirit atan projeni tamamla. Zamana yaymayı öğren! Hayatın öğrettiğine eklemeler yap... Damlaya damlaya göl olduğu kanaatini yerleştir her zerrene! Zamana bırakmak ve gülümsemek çok mühim!
 
 
 
Hayalinin peşinden koşmaya başladın. Bunun için zaman ayır. Her gün azar azar ilerleme kaydet. Yine istikrarın önemli olduğu bir işe odaklandın. Bu senenin en önemli noktası istikrarla ilerlemen olacak!
 
Yine koy hedeflerini önüne! Yap yepyeni listelerini ve koşmaya başla! Bu sene de elinden gelenin en iyisini yapacaksın!
 



1.06.2018

2017'de Neler Yapmıştım

 Buraya yazmayalı neler yaptım diye düşünürken buldum kendimi. 2017 nasıl geçti postu olacak sanki daha çok . Doğru düzgün yazmayalı neredeyse bir yıl olmuş.


 # Bilgisayarım hala bozuk.


 #Taşındım, ama hala tam yerleşemedim. Yine de bu aralar daha iyi durumdayım.


 # Sağlık durumum daha iyi geçti bu sene. Zayıflamak yerine kilo alma sebebimi  anlayabilmiş değilim ama yorgunluğum azaldı. Hipoglisemi için kullandığım ilaçları bıraktım ve çok da iyi idare ediyorum. :)


# Tam iki defa bir gecelik kamplar yaptık. İstanbul çevresinde çok zor bu çadır işi yahu. Senelerdir isteyen eşim bile ikinci kamptan sonra  gidelim demedi. Gürültüsü, günübirlikçisi, trafiği... Kamp alanları harika bu arada. İnsan olmasa... :D Kendi başımıza herhangi bir yere çadır kurmak beni korkutuyor...


 # İlk defa bir ajandayı bir sene içerisin de bitirdim. :)


# Bu sene bir hayalimi gerçekleştirdim ve artık tezhip öğrencisiyim. İlk ve kötü bir eser çıkarttım bile ortaya. :D


# Kitap okuma listemde ki sayı hiç de fena değil. Ama bu sene daha çok kitap aldım. 2018 kitap listem şimdiden dolu.


#  Az olsa da geçen seneden daha çok film izledim ve tabi bir sürü dizi.


# Çocukla tuvalet mevzusunu da bu sene kapattık çok şükür. Sıra okul da...


# 2,5-3 yaşında bir çocukla sekiz ay içerisin de iki defa taşınmak başlı başına bu sene gücüme güç katan ana sebepti. Ve ilk defa yataktan kalkamayacak kadar hasta olduğum da, hem kendime hem kızıma bakmaya çalışmakta kuşkusuz bir tık daha büyüttü.


# Bu hastalıkta ''Anne ben kendime dolaptan elma çıkarttım, ısınmasını bekliyorum!'' diyen kuzu hem ağlattı, hem yalnız kalınca 3 yaşında ki bir çocuğun bile kendi sorumluluğunu nasıl aldığını gösterdi bana. Daha dün lütfen ısınmadan yeme diye çığırtan çocuk aynı çocuk! :)


# Duygusal olarak çok korktuğum şeylerle (çok şükür) sadece düşünce ile de olsa yüzleşmeye çalıştım


 Acısıyla, tatlısıyla bir sene daha bitti. Şimdi yavaş yavaş yeni listeler hazırlamakla uğraşıyorum. Bir sonra ki postumu da 2018 listelerime yahut düşüncelerime ayırayım inşallah....


Not: Çok özlemişim! Üçüncü kez söylüyorum ama sahiden çok özlemişim. :)

7.31.2017

Mini Bir Merhaba Postu ve Dizi Tavsiyesi




 Merhaba! Artık sızlanmak istemediğimden yazamasam da, hala istediğim gibi yerleşebilmiş değilim. Sürünme durumu mevcut. Yakında toparlayacağımı hayal ediyorum. :)

 Siz nasılsınız? Neler yaptınız? Neler yapacaksınız? Çoluk çocuk iyidir inşallah. :D

 Diziye gelecek olursam; görsel şölen isteyen arkadaşlar bayılacaksınız. Doğanın koynunda çekiliyor dizi. Çocuğu  olan arkadaşlar için de, psikoloji değerlendirme, anlamlandırma için tatlı bir dizi. Ağlatmıyor da diyemem tabi. Bence kesin izlemelisiniz. Ben bayıldım!

4.09.2017

Taşınacağım

 Ben yine kaçağım, yine taşınacağım ve hala bilgisayarım bozuk. Bu sefer istikamet İstanbul. Ne kadar farklı bir şehir değil mi? Taşınmak maddi ve manevi yük olsa da, bundan böyle hayallerimin peşinden koşa bileceğim gerçeği aşırı mutlu ediyor. Elimde ki fırsatları kaçırmadan faydalanmam gerektiğini anladım. Herkesin sağlığı, sıhhati yerindeyse bir de... İşte bunu söylerken boğazıma takılan düğümler var.  Eskiden yaşamış insanların ömürleri boyunca duyacakları tüm ölüm haberlerini, biz her gün alıyoruz. Nasıl uzun yaşayalım Allah aşkına? Değer mi hem?

 Samsun çok komik şehir. Hafta içi hava ne kadar güzelse hafta sonu o kadar kötü geçiyor. Devamlı yağmur yağıyor hiç olmazsa rüzgarlı oluyor. Trol şehir yahu. Kamp yapacaktık kaldı. Pikniğe diye çıkıp, çocuk heveslendi diye araba pikniği ayağına poğaça yedirdik çocuğa. Hala sayıklıyor yavrum. :)

 Samsun'lular ilkbaharı seviyor olacaklar ki, tramvaya bindiğimde herkesi güler yüzlü,  yardımsever buldum. Ben şok. Bayağı şaşkın geçirdim. Gerçi dönüşte çoğunluk yine asık suratlıydı. Şanslı olmak gerekiyor demek ki. Bu taraflara gelecek olursanız yaz ayını tercih etmek gerekiyor olabilir. Ama çok da sıcakta gelmeyin. Emin olamıyorum. :d

 Günümü kızım aydınlatıyor, hala istikrar peşinde koşuyorum, toplamam gereken bir ev var, bulunması gereken başka bir daire, boyası, temizliği... Bak gözümde büyüttüm yine. Çok uykum var uyuyamadım da. Saçmalıyorum yine ama yaşıyorum, haber vereyim istedim.  Öptüm hepinizi, iyi bakın kendinize, sevdiklerinize ve sevenlerinize!

2.12.2017

Kızım Ayı

 Bu ay bizim ayın adı kızım ayı. :) Eşim bize ucuz uçak bileti alırken tabi ki de doğum gününü  hatırlamamış ve biz o tarihte İstanbul'dayız. Gerçi hala gidebileceğimizden pek emin değilim. Kar falan diyorlar. Soğuk hava dalgası geldi zaten. Hatta bu sabah ana doğal gaz borularından birine çalışma sırasında zarar vermişler. Bütün Samsun'un gazı kesik. Hava buz. Elektrikçiler ve dolayısıyla elektrikli ısıtıcıları satanlar bayram etti. Biz dışarıdaydık. Aman o kadar soğuk olmaz vs. deyip eve döndük. Eşim baktı olacak gibi değil akşam üstü çıktı. Yapı marketlerde bitmiş. Köşe başında elektrikli ısıtıcı satanlar bile türemiş. Şansına dükkanın birinde bulmuş.  Biz battaniyeye sarınıp yatar, sorun etmezdik. Ama çocuk olunca eyvahlar başlıyor hemen. Bakalım ne zamana halledebilecekler.

 Ne diyordum? Bu ay kızımın doğum gününü içinde barındırıyordu. Zaten çok fazla da anlamıyor muhabbetine çocuğa süslü püslü paketlerde vermedik hediyelerini hiç. Geçen sene düşünmüştüm ama kutusuyla yan yana eve döndü, çıkarttık hemen oynadı. Ama bu sene janjanlı paketlere bayılıyor hanımefendi. Bu sefer erken alsak da paketleyip gününü beklemeye karar verdik(m). Olaylar saçma sapan gelişti ve paten poşetinin içine kahve dökerek bir ilki başardık. Haha... Eve geldik, yıkadık, ertesi gün kaymaya söz verdik... Paket maket yalan oldu yani. Aslında kısmen de doğum günü tadında geçirdi o günü. İstediği keki ayıla bayıla yedi, balonunu aldı, hediyesini aldı. Bu pazar yani bugün de bir pastayla kutlayalım dedik. Her hafta kutlar, cılkını çıkarırım artık. :P Şimdiye kadar hep sallamasyon oldu çocuğun doğum günleri. Anlamaya başlamışken acısını çıkartayım diyorum. Organizasyonlu falan değil hani ama sevinsin ya. Çocuğum diye demiyorum az kahrımızı çekmiyor.

 Ben de gaza geldim, bulut yastığın yanına yıldız ve ay da yapayım dedim. Kafadan kalıp çıkarttım. Kesilecek. Sonra dedim ki ispanyol paça kırmızı deri gibi bir kumaştan pantolon dikeyim. Kestim. Ama kalıpsız falan. Hatalı olacağını bile bile yaptım. Çocuk içine giremedi tabi. Yanlardan pay vermiştim de hallettin Ama pantolonun arkasını ve önünü aynı yaptığım için poponun yarısında kumaş bitiyor. :D :D Onu napıcam acaba. Ben de kendimden değişik manevralar bekliyorum. :D Paketli bir hediye yok. Pasta yesin. Şubat ayının son haftasına bunlar biter, alınacaklar alınırsa paketli bir şeyler olur gibi duruyor. Bu arada ben de proje çok. Çadır da yapacağım. Bir de göz bandı. Ben yapıyorsam(!) siz de yaparsınız! Bence bir deneyin, beraber eğlenelim! :D

 Bu gün doktora gittim. Basınç probleminin kaynağı alerji dedi. 20 gün alerji hapı kullanıp on gün ilaçsız yaşayıp test yaptırmaya gideceğim. Toz çıkarsa yandım yalnız. :D Ay ameliyat diyecek diye korkmuştum. Ben ergenlik dönemindeyken  burnu kemiğim de eğrilik olduğu 18 yaşımda ameliyat olmam gerektiği söylenmişti. Ben es geçtim tabi. Dışarıdan belli olmuyor. Bu doktor da hiç öyle bir şey söylemedi. Çok rahatladım. Gerçi çocuktan sonra burnumda biraz değişiklikler hissediyorum. Bi ameliyat olsam olur gibi.:D Ameliyat fikri beni korkutuyor ya!

1.29.2017

Günlük Koşuşturmaca

 Merhabaa! Eşimin bilgisayarından giriyorum ya, yeni sayfa açınca gitmiş onun oturumunu açmış. Ben de adamın adını soyadını kullana kullana yorum yapmışım. Dikkatsizlikte zirvedeyim.  Şahsi yazıp her kurduğum cümlenin tanıdıklarımın beyninde, kendi salak fikirlerine dönüşerek yayılmaya çabalanmasını istemiyorum. Ondan bu gizlilik(!).

 Şahsi demişken. Komik bir şey anlatacağım size. Ben telefonu yeniledim. Yenilemişken  sosyal medyaya el atayım dedim. Ben bir süredir pek muhatap olmuyorum arkadaşlarımla falan. Yalnız hedefim ucundan kıyısından çoğunluk gibi olmak. Prensesim neler yapıyor, ne yedik vsvs... Alışmadık totoda don durur mu? Durmadı tabi. Millet oğluşunun tablet keyfisini, misafirlerine hazırladığı pastayı, böreği, sabah kahvaltısını, akşam kuru yemişini falan koyuyor. Benim başlıklar şöyle; Manyak çocuğum yemek tenceresinin içine kapak atmış hehe.(Çocuktan sonra tencere takımımın kapaklarını kırdım sadece bir tanesi kaldı o da en küçüğü.) Yine döktü! Masanın tepesinde babasıyla oynarken bir poz... Yaptığım yemeği paylaşmayı bırak, dışarıda içtiğim kahvenin son üç harfi görünüyor diye atmadım fotoğrafı.  Aslında bunları garip karşılamıyorum yapılırken. Yani zaten herkes birbirini biliyor, public bir alan değil ama yine de elim varmıyor. Artık çocuğumun dağınıklığını falan da paylaşmıyorum. Herkesin çocuğu sıfır yaramazlık kapasitesinde, acayip uslu, şirin bir şey çünkü. Sadece yemek yemiyorlar... :D

 Geçenlerde okul muhabbeti yapmıştım burada. Etrafta kreş bakınıyorum o aralar. Neyse bir tanesini beğendim, inceledim. Hafta sonu ulaşamadık, kaldı. Neyse, herhalde psikolog olmadığı halde danışmanlık hizmeti veren ''mom'' kişisini biliyorsunuzdur.  Bu şahsın psikolog olmadığını en fazla iki postunu okuyarak anlayan çok kişi vardır herhalde. Bundan mütevellit daha hızlı tepki çektiğini düşünüyorum. Ee şimdi çocuğumu kreşe, okula yazdırırken hatta psikoloğa giderken diploma mı soracağım? Çok abes geliyor. Öğretmen olabileceğinizden eminiz ama bir diplomanızı görebilir miyiz?  Ana okulları, tv programları yetmemiş Boğaziçi üniversitesinde seminer vermiş kadın. Başka üniversiteler de var tabi. Takibe almadığım için, danışmanlık verdiğini falan bilmiyordum. İnstagram hesabında oyalanıyor zannediyordum. Karşımızda ''Modernlik nasıl sömürülür?'' sorusunun detaylı bir fotoğrafı var. Yazık!Özellikle de her söylediğini şakşaklayan binlerce insana.... En çok ona danışanlara. Umarım hiç bir çocukta ya da yetişkinde travmaya sebep olmamıştır.

 Ay çok dolmuşum. Geçen sefer uçak yolculuğumuz çok uzun sürdü sanki demiştim ya. Bu sefer havalandıktan yarım saat sonra inişe geçtik. İniş 25 dakika sürdü. Son iki uçuşumda uçağın iç basıncı fecaatti. Yani bana göre. Herkes hayatından memnun görünüyor o sırada. Ben acıdan kıvranıyorum. Ve o ağrı, uğultu, duyamama hissi bir hafta sürüyor. Bununla ilgili bir bilgisi olan var mı? Kbb'ye gitmeyi planlıyorum ama ilaç falan verilmesi konusunda ciddi şüphelerim var. Şimdi araştırdım, kesin doktora git manyak mısın diyor bana Google! :D Son üç sene de o kadar çok doktor gördüm ki, içimi bir sıkıntı basıyor. İlaçla hallederiz diye düşünmüştüm bayağı ciddi şeyler yazıyor. Neyse doktora gidince düşünürüz onu. Yapılan dişim de sızlıyor zaten. Pöff!

 Uçak demişken... Uçak kapılarını açmak üzere. Herkes hazırlanmaya başladı. Önümüz de orta yaşlı bir teyze var. Yanında oturan beyefendinin kılık kıyafetine, kibarlığına bakarsak iyi bir şirkette müdür pozisyonunda olmalı. Diyalog efsane:
 -Orada ki çanta benim.
 -Buyurun.
-Diğeri de benim.
-Buyurun.
-O bir de arkasındaki de benim.
(Arka taraf sırıtmaya başlar.)
-Oğlum hastamız var da. Hepsi benim değil bavulların. Onunkileri de ben taşıyorum.
-Ben size yardım ettim ya...
-Sen şunlardan bir tanesini taşır mısın bana.?
(Arka taraf daha da sırıtır. Kaçacak yer de yok tabi.)
-Tabi yardım ederim ben size.
-Hıh sen bunu al, bu daha ağır.
(Adamcağız dahil herkes kahkaha atmamak için kendini zor tutuyordur.)
-Oğluum ben taşıdıysam sen kesin taşırsın. Ooo....

 Yalnız bir tanesini alayım diyerek pozisyonu en az zararla kapadı o beyefendi. :D Ah be teyze sen de en ağırını vermesen? En azından söylemesen? Üzerine de ben taşıdıysam.. diye cümle kurmasan da teşekkür etsen. Mecbur değil ki! Hem artık biz gençler sizden daha kötüyüz, valla bak! :)

 Bir de muhabbete girişip, eşin nerede çalışıyor diye sorup, olsun yavrum diyen tatlı teyzeler var. Ah bilsem kafasının için de kocacığımı hangi pozisyon da düşünüyor.? :D

 Şimdilik böyle işte. Elzem olanları yapıp hayatımızı idame ettiriyorum bu aralar. Alerjik bir şeyler oldu ama anlayamadım ne oldu? Şimdilik tahmin yürütüp glifor'u kestim. Muhtemelen doktorum çok fena kayacak. Ama daha iyiyim. Yarın evi toparlamak en büyük planım. Hoşçakalın. İyi bakın kendinize! Öptüm hepinizi!














1.22.2017

Özür Dilerim

 Ben ev taşırken bile arada bir yazdım yahu, merak ediyoruz bir ses verin diye bık bık konuşan benden hiç ses çıkmadı. Özür dilerim. Laptop mavi ekran veriyor yaşamasını ümit ediyoruz ama daha doktora götürmedik. :p Eşimin bilgisayarına musallat oldum nihayet.

 Çocuğumla birbirimizinden yaka silkmeye başlamıştık ki, tahminlerimizde yanılmadığımızı gördüğümüz uçuş zamanımız geldi. Gittik gitmesine de soğuktan ilk hafta neredeyse dışarı çıkmadık, sonra benim şebelek hasta oldu. Ee İstanbul'a gelmişiz salgınından da nasiplenmeyelim mi?Tabi bu fırsatı! kaçırmayıp bende hasta oldum. Baktım boğazlar pert ateş yeniden yükselişe geçti doktora gittik. Kızımın en kolay geçen hastalığı oldu. Ta ki bizden yeniden grip bulaşana kadar. Sonra bir daha dikiş tutturamadık. Üzerine kar yağınca uçaklar iptal oldu. Güzel tarafı biletlerimizi yakmamış olduk. Klasik hastalık faslımızı İstanbul'da bırakmışızdır umarım. Yazar burada, elimin altında bir kaç bilgisayar vardı evet ama valla yazacak zamanım olmadı diyor.

 Haha bilgisayar yokken kafamın içinde planlayıp yazmak istediğim bir sürü şey vardı. Pc başına geçince unuttum bak yine. Bugün hava çok güzel burada. Güneşli, berrak... Dün tüm gün evde takıldık, belki bugün azıcık çıkarız. Benim planımda evi pırıl pırıl yapmak vardı ama neyse artık...

 Yazı yazmayı da unutmuşum, bir tıkandım kaldım. Şimdilik hoşçakalın o zaman, kısa sürede kafamı toparlayıp, yazayım. Gülümsemeyi unutmayın!

2018

  Ajandama bir kaç günün listesini yaptıktan sonra yazasım geldi bir iki gün önce.   Defaatle duyduğumuz şeyleri yazmışım ama i...