Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Dikkat Eksikliği

Uzun zamandır eklemek istediğim bir yazıydı. İyi okumalar...
DİKKAT EKSİKLİĞİ SENDROMUNUZ VARSA NELER HİSSEDERSİNİZ?



Bu nasıl bir duygu?

İnsan neler hisseder?

Her şeyden önce,"Dikkat Eksikliği" tanımlamasına karşıyım bence bizde dikkat eksikliğinden ziyade herkeste dikkat fazlalığı var! Söylemek istediğim içinde yaşadığımız hayata bir bakın; kim tek bir konuya uzunca bir süre dikkatini verebiliyor? Banka hesabınızı doğru tutabilmek, sandalyenizde kıpırdanmadan oturabilmek ve konuşmak için her zaman sıranızı beklemek sizce gerçekten de akıl sağlığınızın yerinde olduğunun işareti mi? Bana sorarsanız DE olmayan insanların çoğu tedavisi mümkün olmayan "Her daim sıkıcı insanlar topluluğunun" doğuştan üyesidirler.

Her ne hal ise, okuduğunuz kitaba göre ad değiştiren "Dikkat Toplayamama Bozukluğu" yada "Dikkat Toplayamama ve Hiperaktivite Bozukluğu" adlı bir sendrom mevcuttur. Peki, bu sendromu yaşamak nasıl bir duygu? Baz…

EY AŞK NERDESİN?

Klasik tartışma konusudur Evlilik aşkı öldürür mü?. Anketler, uzmanlar tarafından açıklamalar, vesaire vesaire. Devam edegelen  bu konuya, arkadaşlarımızla her parmak basışımızda  Aşk ölebilen birşey değildir diye karşı çıktım. Benim için Aşk kutsal bir şeydi. Öyle herkesin başına gelebilecek birşey değildi. Aşk'tı o yahu. Cümlenin başında, sonunda, ortasında farketmez her yerde büyük harfle başlardı. Kendisine Aşk bahşedilen kimse ki, o ne mutlu idi. Aşık olmak böyle kocaman birşey iken, evliliğin Aşkı öldürdüğüne inanmamı beklemiyorsunuz tabi. Evliliğin Aşka etkisi, olsa olsa, ilkokuldayken öğretmenlerimizin doğru olup olmadığını kontrol ettirtmek için yaptırdığı sağlama olmalıydı. 

 Bunun için aşkın hala var olduğuna inanmak şöyle dursun ne aşkı bee kandırıyolar Aşık olduklarını söyleyerek. Eğer aşık olsalar ayrıldıklarında başkası ile beraber olmak şöyle dursun, ölmeleri gerekir. Eğer gerçekten ölemezlerse yaşayan ölü olmaları gerek. Hadi, şimdi bana efsane olanların dışında A…