Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hezeyanlar -1-

İnsanlar evlerini küçük görüp içine sığamazlar. Ofisleri çok ufaktır. Okulları,sınıfları, arabaları,,, Böyle uzar gider. Herşeyin ama heşeyin olabilecek kadar büyüğü olur ama asla yetmez. Doğrudur, bir tek toprak doyurur bizlerin gözlerini.

 Bunlarının hepsine bir çare bulunur elbet. Yenileri alınır. Alınamazsa hayali kurulur. Ki en güzeli hayalidir. Zira yenisi alındığında yine ve yene arızalar çıkarılır, beğenilmemeye başlanır. Üzerinden de çok geçmemiştir halbuki. Ama çok daha güzeli vardır ya işte. Tam orada duruyordur, vesaire vesaire.

 Yukarıda yazılanların ve aklınıza gelen bir çok sığamama durumunun çaresi vardır da, insanın ruhu bedenine sığamayınca yapacak birşey de olmuyor. Hani öyle arada gelir, gider ya. Sebebi yoktur çoğu zaman. Ama bilirsin ki, ruhun o bedenin içinde yaşamak zorundadır. Çekip gidemez. Sorgulamak şöyle dursun, şikayet etmeye bile hakkı yoktur.

 Kızgınlığı bu acizliğine midir yoksa kısacık bir süre de olsa çekip gidemediğine midir?

 Bedenini neden seve…

Sıkıldı, Sıkıldılar, SIKILDIM

Sıkıldım. Önce kendimden.

Sonra, saçma sapan hareket eden, saçma sapan insanlardan sıkıldım.

Herkesin hayatına müdahale etmek ve kontrol altına almak için yanıp kavrulan ruhların bedenlerinden sıkıldım.

Sıkıldığım için yorgun hissetmekten sıkıldım.  

Kendisine yapılınca bedenini yerden yere vuran, başkasına ise daha beterini yapmak için can atarak, ezmek fiilini uygulamaktan zevk alan vicdansızlıktan sıkıldım.

Kendi isteklerinin yerine gelmesi için, her türlü hileye, yalana başvuran riyakarlardan sıkıldım.

Bütün örfün,adetin,saygı ve sevginin, insanların birbirlerine karşı olması gereken çizgilerin kendine karşı olmasını isteyip, karşısındakine zıttını uygulayan, insan davranışlarının çelişkileri adlı başlık altında toplanıp incelenesi kullardan sıkıldım.

Sabahtan akşama Sims,Sims City, Pinterest gibi oyun ve sitelerde akreplerle zaman taramaktan çook sıkıldım.

Hayat değil insanlar saçma ve sıkıcı, O yüzden insanlardan sıkıldım.

Ben de insanım. Gururla olmasa da kabul ediyor ve ilk …

Pinterest

Ohh pinterest, diye bir giriş yapıyım ki durumun vehametini kavrayın.  Mutlaka biliyorsunuzdur da, bir de benim gözümden tanıyın pinterest bağımlılığını.

  Yahu pinterest sen nasıl birşeysin? Benim bütün zamanımı çalıp , aa ne kadar güzelmiş, ay bu ne kadar şeker birşeymiş, ohh my.., heyy şuna baksana diyerek saatlerimi harcamam sebep olan sitecan. Hayır bu kadarla yetinsem yine iyi. İnsanları da bulaştırıyorum. Bi gir nolur acayip beğeneceksin, tam senlik gibi cümleler kuruyor, olmadı mesaj atıyorum. Evet şu anda da, yazıyı bırakıp arada resim pinliyorum. Tamam ben çok çabuk bağımlı hale geliyor olabilirim ama bu site herkesi deli gibi bağımlı yapabilecek kapasiteye sahip.

  Ee tabi bu sözlerle ifade edilen bir site anladığınız gibi daha çok kadınlara hitap ediyor. En azından öyle görünüyor. Kategoriler yeterince geniş. Kullanımı gayet basit. Dolayısıyla zaman öldürmek isteyenler için görsel bir şölen haline geliyor.

  Kategori incelemesine gelecek olursak, ev dekorayonu üzerine …

Evim Evim Pis Evim

   Azıcık bir pisliğe tahammülü olmayan bir anne tarafından yetiştirilmiş, temizliğe alıştırılmaya çalışılmış fakat temizleyen var nasıl olsa rahatlığı ile kendi kendine karar verdiği ayıp olmasın artık o kadarını yapıyım psikolojisi ile yaptığı bir kaç görevi üstlenen, bir birey olarak yetiştirildim ve yetiştirdim kendimi.  Tamamıyla yetiştirildim diyemiyorum, zira eşşek kadarım. Etrafımın temiz ve kendi çerçevesi içinde olabilecek düzeyde düzenliliğe de alışkanlık var tabi. O zamanlar, dağınık olunca daha rahatım ben ya. Aradığımı daha rahat buluyorum diyen bir bünye benimkisi.

  Bu şekilde yetişince insan, kendi evinin de belli bir düzende olmasını istiyor tabi. En azından evlenirken öyle düşünüyordum. İlk zamanlarda deli gibi temizlik bile yaptım. Eveeet, sonunu tahmin ediyorsunuz tabii. Ama şimdi ismime bakıp da yargılamayın öyle. Lütfen! Efendim su faturamızda az geliyor ama banyo yapmadığımızdan değil. İki kişi olduğumuzdan. Üstelik bitlenmedik daha. Hani söyleyeyim de, içinizde…