Ana içeriğe atla

Evim Evim Pis Evim

  
   Azıcık bir pisliğe tahammülü olmayan bir anne tarafından yetiştirilmiş, temizliğe alıştırılmaya çalışılmış fakat temizleyen var nasıl olsa rahatlığı ile kendi kendine karar verdiği ayıp olmasın artık o kadarını yapıyım psikolojisi ile yaptığı bir kaç görevi üstlenen, bir birey olarak yetiştirildim ve yetiştirdim kendimi.  Tamamıyla yetiştirildim diyemiyorum, zira eşşek kadarım. Etrafımın temiz ve kendi çerçevesi içinde olabilecek düzeyde düzenliliğe de alışkanlık var tabi. O zamanlar, dağınık olunca daha rahatım ben ya. Aradığımı daha rahat buluyorum diyen bir bünye benimkisi.

  Bu şekilde yetişince insan, kendi evinin de belli bir düzende olmasını istiyor tabi. En azından evlenirken öyle düşünüyordum. İlk zamanlarda deli gibi temizlik bile yaptım. Eveeet, sonunu tahmin ediyorsunuz tabii. Ama şimdi ismime bakıp da yargılamayın öyle. Lütfen! Efendim su faturamızda az geliyor ama banyo yapmadığımızdan değil. İki kişi olduğumuzdan. Üstelik bitlenmedik daha. Hani söyleyeyim de, içinizde ufacık hani böyle zerre kadar kuşku kalmasın.

  Tamam, bir ara karıncalar tarafından evimiz istila edilmiş olabilir ama deterjan,çamaşır suyu,süpürge üçlüsü  ve oturma odasında birşeyler yemeyi bırakarak köklerini kazıdım yani. Artık hiç yok. Tamam şu an evde hala kelebekler geziyor olabilir ama tamamen buzdolabına koymam gereken bakliyatları unutmuş olmamdan. Valla unuttum ya. Gelmeyin üstüme. Ha bi de şehir dışına giderken sıcakta kalan patatesden olmuş. Asıl kötü olan bunlardı. Onun yüzünden yayıldılar eve de zaten. Ama toparlıyorum, artık gördüğüm her yerde de öldürmeye başladım. Önce bi zararı yok diye kıyamıyordum da. Neyse kelebekler evi ve bizi yiyip bitirmeden kurtulursam çok sevinicem.

  Evet, bi ara iyice cozuttum. Saldım çayıra Mevlam kayıra misali. O saatten sonra da öyle doğru düzgün toparlayamadım. Misafir gelir, gelecekler diye ölene kadar temizlik yaparsın. Tabi misafiri ağırlamak için temizlik yetmez. Ohh bi de yemekleri hazırla. Çalış bitli çalış. (Aslında bu cümlenin orjianli ne kadar da güzelmiş.Çalış babam çalış :) Tamam çok güzel, yorulursun ama değer. Güzel güzel, yemekli yemekli, neredeyse dört dötlük ( Bir de şu yemeklerin tuzunu kontrol etsem. Hep unutuyorum ve tuzu eksik oluyor) ağırlarsın. Sonra. Sonrası facia facia. Hele kalabalıksa (benim tek başıma yemekli ağırladığım en kalabalık misafir sayısı [11+1(bebek)]) off ki ne of. Bi oflasam  karşı ki binalar yıkılır, O kadar. Çünküü, yığınla bulaşık çıkar. Fakaat, makineciğim hepsini alamaz. Aldığını da, yıkamaz. öyle lekeli lekeli pis bırakır. Ben de inat eder çıkarana kadar yıkasın isterim. Tabi yine yıkamaz. Sadece bunlar yetmez tabi.Misafir gelince ister istemez krem rengi halının üzerinde lekeler belirmeye balar. Ama o sırada işiniz başınızdan aşkın olduğu için görmezsiniz onları. Temizlediğiniz evi bir daha temizlemeniz şarttır da bir kere artık gözünüzde kocamaaann hatta ifrit kadar (harry potter lügatından bir inci) olmuştur. Zaten yorgun olduğunuz için bir kez daha bu temizlikten sonra düzenli ve tertemiz olup her şeyi gününde yapacağınıza dair verdiğiniz söz uçup gitmiştir ve kendinize kızamazsınız.

  Keza ütü konusu da böyle. Çamaşırları yıkıyorum ama ütüye gelince hele yazın bildiğiniz grev başlattım. Bilinçli değil ama. Yine eskiye dönecek olursam, evlendiğimizde 30 adet yıkanıp ütülenecek gömlek ve artıları vardı. Problem yıkaması değil malum. Neyse azar azar ütüleyince kafamın için ''ütü,ütü,ütü....'' diye sesler uçuşuyor devamlı. Bi gün hepsini ütüledim Ve acayip mutlu oldum. Haftalık olarak yapacaktım, artık hiç ütüsüz birşey kalmayacaktı. Şu an ise sadece ama sadece özel günlerde giyebileceği bir adet gömlek ütülü.

 Vehameti anlatmak için bu kadarı yeterli sanırım.O yüzden artık acil eylem planına geçmek lazım diyorum ve alacağım önlemleri anlatıyorum. Şimdi, günlük, saatlik planlar bana vız gelir tırıs tırıs gider. Bunun için aylık, haftalık, günlük ama saatsiz tekliflerle gelmem lazım kendime. Geçen senelerde ajandama yaptığım planı gördükçe üzülüyordum. Artık o planları buraya yapacağım. Yaptıklarım, yapamadıklarım tümüyle blogta olacak. Ve artık kendimden kaçamayacağım. Diye umuyorum......

NOT: Resim  http://simdievhanimioldum.blogspot.com'dan alıntıdır..

Yorumlar

  1. sevgili bitli(!) çok hoş ve samimi bulduğum güzel blogunu takipe alıyorum. ben de beklerim. nedense bu yazı bana birini anımsattı... sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim efenim. Ben de sizin bloğunu çok beğendim. Bir gözüme ilk çarpan kırmızı kadife kek olunca ağzım bile ulandı. :)

      Şimdi yazımı okudum dane piisss bi insanmışım ben yahuu.. Bu aralar bayağı toparlamışım anlaşılan. Bari bununla ilgili bir post yazıyım da, dağıttığımız karizmayı az buçuk toplamaya çalışalım. :)

      Acaba kimi?

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Stilistlerden Çizimler (IIlustrations)

O kadar stilistliğe gitmeye çalışıyorum, ediyorum dedim madem, biraz da bana ilham veren görüp de beğendiğim çalışmaları sizinle de paylaşayım istedim. (Bu arada ufak bir not: Ben, çizim tekniklerini yarın öğreneceğim için ve ilk denemelerimden haz etmediğim için ve silüet ve kıyafet duruşunu kavrayabilmek için bakarak çizim yapmayı yeğledim. Yani son zamanlarda ki çizimlerim tamamıyla benim tasarımlarım olmadı.Ama çizimlerimde ilerleme kaydetmeme büyük katkıları oldu. Kısacası siz de elinize kağıt kalem alıp başlayabilirsiniz. Olmadı mı canınızı sıkmayın. Hiç olmadı bana yazın anlayamadığınız noktaları. Yarım doktor misali, ama canınızdan olmazsınız :)     Size yardımcı olabilecek diğer noktalar ise, çizimini gördüğünüz bir modelin kalıbını çıkartabiliyorsanız eğer, yahut pratik olarak değil de direkt modelistlik eğitimi almışsanız kalıbını çıkartıp, dikip, bilmem hangi markanın çook beğendiğiniz ama o çook fiyatından dolayı alamadığınız modelini üzerinizde hep birlikte görebiliriz. Y…

Yaka Yapımı

Stilistlik kursumuzda bu hafta yaka yapımı üzerine yoğunlaştılar. Yoğunlaştılar dememin sebebi ise maalesef malzemem olmadığı için,ve yakın tuhafiyelerde bulamadığım için ortada kalmam yüzünden. Uzun süredir rahatsızlıklarım ve bilumum sıkıntılı sebeplerden ötürü kurslarıma gidememiştim. Malzemelerden de bir  gün önce haberim olunca başka bir yerlerden bulma ümidim de kalmadı. Arkadaşlarım, benim uzun süredir yapmak istediğim yakaları yaparken ben de onları izledim. Biraz çizim yaptım. Birazcık ta dikiş. Gözüm onlarda olunca pek iş yapamadım zaten.

                                                             Yaka kalıp örnekleri:








  Malzemelere gelirsek;

  -Keçe ( Hoca beyaz,krem ve siyah tercih etmemizi istemişti. Bence istenilen renkte keçe kullanılabilir. Hatta bence kumaş çok daha şık olur. Benden söylemesi.)

-İnci (Büyük ve arkası yassı olanları tercih ettiler. Yapıştırabilmek için arkasının yassı olması önemli bir pozisyon oluşturuyor.)



-Silikon tabancası artı silikon almayı unutma…

Salvador Ve Sürrealizm

Bir kaç senedir Salvador Dali ile tanıdığım ve beni içine çekip bir daha da çıkaramayan sürrealist resimler.. Başka ressamlar da var elbet. Ana temanın Dali olmasının ilk sebebi, onunla sevmiş olmam. Bu resimdeki de Salvador amcamız. İşin en güzel tarafı bu fotoğrafın dijital tekniklerle hayat bulmamış olması.
 Bir kaç ay önce Salvador Dali sergisi Tophane-i Amirede idi. Hayalim; nette gördüğüm, beni cezbeden  o zekice çizilmiş resimlerin çok daha fazlasını görebilmekti. Ama neredeyse bütün çizimler benim zekamın fazlasıyla üstündeydi. Eğer güzel sanatlar öğrencisi olsaydım çok şey öğreneceğim kesindi. Maalesef değilim...












  Başlığa bakıp ta, öyle internetten edindiğim bir kaç bilgi ve beğeniyle sürrealizm üzerine ahkam kesmemi bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Tek amacım, görmemiş olmanız ihtimaline karşı, bir kaç resim ekleyip sizin de sürüklenmenizi sağlamaktı.