9.27.2012

Hezeyanlar -1-



 İnsanlar evlerini küçük görüp içine sığamazlar. Ofisleri çok ufaktır. Okulları,sınıfları, arabaları,,, Böyle uzar gider. Herşeyin ama heşeyin olabilecek kadar büyüğü olur ama asla yetmez. Doğrudur, bir tek toprak doyurur bizlerin gözlerini.

 Bunlarının hepsine bir çare bulunur elbet. Yenileri alınır. Alınamazsa hayali kurulur. Ki en güzeli hayalidir. Zira yenisi alındığında yine ve yene arızalar çıkarılır, beğenilmemeye başlanır. Üzerinden de çok geçmemiştir halbuki. Ama çok daha güzeli vardır ya işte. Tam orada duruyordur, vesaire vesaire.

 Yukarıda yazılanların ve aklınıza gelen bir çok sığamama durumunun çaresi vardır da, insanın ruhu bedenine sığamayınca yapacak birşey de olmuyor. Hani öyle arada gelir, gider ya. Sebebi yoktur çoğu zaman. Ama bilirsin ki, ruhun o bedenin içinde yaşamak zorundadır. Çekip gidemez. Sorgulamak şöyle dursun, şikayet etmeye bile hakkı yoktur.

 Kızgınlığı bu acizliğine midir yoksa kısacık bir süre de olsa çekip gidemediğine midir?

 Bedenini neden sevememiştir ki?  Ne yapmış ona bu zavallı bedeni?

 Sanki suç kendisinin değil de bedenininmiş gibi davranması çok şımarık olduğunu mu göstermektedir?

 Sorular da böyle uzar gider ama yeter...

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mini Bir Merhaba Postu ve Dizi Tavsiyesi

 Merhaba! Artık sızlanmak istemediğimden yazamasam da, hala istediğim gibi yerleşebilmiş değilim. Sürünme durumu mevcut. Yakında to...