Ana içeriğe atla

Anılar -1-

 

  Yahu şakır şakır arkadaşlarıma mail döşeniyorum. Bir yorum bırakıyorum yukarıda ki yazıya denk. Buraya gelince şak tıkanıp kalıyorum. Problem karşımda yanıt bekleyen kimse yok diye mi? Benim için bir şeye cevap aramak kadar kolay bir şey yok gibi. Şimdiye kadar yazmamı sağlayacağını düşündüğüm şey, bir konu bulup, kompozisyon yazar gibi blog yazmaktı. Ama o kadar da samimi gelmedi. En nihayetinde habire şikayet edebileceğim bir ortammışçasına istikrarsızlığımdan tutun da, planlarıma kadar her şeyi anlattım. Buraya yazınca daha istikrarlı olacakmışım gibi. Arkadaşlarıma attığım mailleri buraya yazsam bir senelik malzeme hazır valla.

  Keşke tesadüfen rast gelip de beni okuyan bir insanoğlu kuyuya bir taş atsa da ben de onu çıkartmaya çalışsam diyecektim ki, bu aralar psikoloji,manik depresif,ilişkiler,insan ilişkileri kelimeleri ile yatıp kalktığım hatırıma geldi. Bundan güzel post olur. Hımm psikoloji ve kitaplar üzerine bir post yazsam. Sonraa arkadaşlara attığım maillere göz gezdireyim. Bana gelen ilhamların hepsi tuvalette yapacak bir şey yok. En iyi kaynak mail kutumda beni bekliyor galiba. Hiç yazmış mıydım bilmiyorum ama bir ara da senaryo yazmaya takmıştım. Şimdi bile arada aklıma geliyor, heyecanlanıyorum. Böyle güzel bir hikaye-senaryo karışımı. İçinde her şey olacak ama. Aşk,macera,bilim.. Bakın ihanet,entrika yok. Neden çünkü beceremem. Şimdiye kadar izlediğim diziler ve filmler etkisini gösterir mi acaba? Ne eğlenceli olur ama. Hem hep beraber yazıp yazamayacağımı görmüş oluruz. ( Yazmaya çalışan, çoğul kullanarak burnum havada demek istemiyor. Çünkü kalkacak bir şey yok ortada, Kendi hayal aleminde eğleniyor. Lütfen bozmayın!)

   Sonra aslında kendi hayallerini yazsa, zaten başlı başına senaryo olur. Gülerek hatırladığım bir anım var. Ben uyuyamamakta, yatakta dönüp durmaktan şikayet ediyorum. Yaş 15-16. Yıl 2008 falan. Arkadaşımdan güzel bir teklif geldi.

  -Bitli, hayal kurmaya başla. Fark etmeden uyuyup kalıyorsun.

  -Yok yaaa ne uyuması. Her gece hayal kurmaktan uyuyamıyorum. Çok heyecanlı oluyor. Hadi bir de şunu yapıyım ondan sonra uyıycam diye söz veriyorum kendime. Bu sefer de  başka şeye devam edicem diye uyuyamıyorum.
 
   O zamanlar hayallerim de ajan oluyordum da ben. Doğal tabi böyle heyecandan uyuyamam. Önce Türkiye'yi dış mihrakların sömürgesinden kurtarıp sonra devletimizi ilerletmek için elimizden gelen her şeyi yapıyorduk. Tabi bunun için çok zeki,akıllı,dünyanın en iyi nişancısı,eline gelen her şeyi kullanabilen,her şeyi yapabilecek kapasitede yetiştirilmiş vs... Böyle kocaman bir liste olur. Hala ajan olan birine bilmemek kelimesini yakıştıramam. Sanki o insan değilmiş, her şeyi ama her şeyi bilmek,yapmak zorundaymış gibi. Tabi o yaşlarda ''Ben ......'nın yerinde olsaydım''lı cümlelerden bol bol kullanıp, insanların hafızalarına bu cümlelerle kazındığım için o zamanlar kahkaha ile kopanlar şimdi sağ olsunlar hafif tebessümlerle geçiştiriyorlar. Gerçi daha bir ay önce ama o zamanlarda bildiğin erkek gibiydi vs.. dendi ama olsun.  Sanki şimdi kız gibiyim de. Ortada sürünüyorum resmen. Evet artık elbiseler,ayakkabılar,cicili bicili şeyler çok hoşuma gidiyor. Ama kot kazak, kot t-shirt ikilisinden hala vazgeçemiyorum. Yapacak bir şey yok. Mizaç. Ama artık siyasetle ilgilenmiyorum. Kafamda bir çerçeve var, Elastik olabileceklerim ve olamayacaklarım. Çok daha doğru sonuçlara varabildiğimi düşünüyorum. Çetrefilli işlerde neyin nereden çıkabileceğini tam olarak kestiremeyeceğimi biliyorum. Uzun uzun düşünmek yerine bir kaç senaryo oluşturup hangisinin tuttuğuna ve yanlışlarımın nerede olduğuna bakmam yeterli oluyor. 

 Samimi ve en rahat yazdığım yazı oldu. Yazmaya çalışan yazının sonunda bir U dönüşü yaparak konusuz yazmanın da eğlenceli olabileceğinin altını çizme ihtiyazcı duydu. Tabi söz siz okuyucularımda. Yukarıda ki koyu parantez içini bir kez daha dönüp okursanız memnun olabilirim. Bir de eskilere gitmek eğlendirdi beni. Bundan seri yapsam. Böyle bir iki üç... diye gitse. Bir de senaryo yazdık mıı.. Ohhh. Öhöm tamam ben gittim. Biliyorum zaten bu dev gibi yazıyı sonuna kadar okumadınız. :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Stilistlerden Çizimler (IIlustrations)

O kadar stilistliğe gitmeye çalışıyorum, ediyorum dedim madem, biraz da bana ilham veren görüp de beğendiğim çalışmaları sizinle de paylaşayım istedim. (Bu arada ufak bir not: Ben, çizim tekniklerini yarın öğreneceğim için ve ilk denemelerimden haz etmediğim için ve silüet ve kıyafet duruşunu kavrayabilmek için bakarak çizim yapmayı yeğledim. Yani son zamanlarda ki çizimlerim tamamıyla benim tasarımlarım olmadı.Ama çizimlerimde ilerleme kaydetmeme büyük katkıları oldu. Kısacası siz de elinize kağıt kalem alıp başlayabilirsiniz. Olmadı mı canınızı sıkmayın. Hiç olmadı bana yazın anlayamadığınız noktaları. Yarım doktor misali, ama canınızdan olmazsınız :)     Size yardımcı olabilecek diğer noktalar ise, çizimini gördüğünüz bir modelin kalıbını çıkartabiliyorsanız eğer, yahut pratik olarak değil de direkt modelistlik eğitimi almışsanız kalıbını çıkartıp, dikip, bilmem hangi markanın çook beğendiğiniz ama o çook fiyatından dolayı alamadığınız modelini üzerinizde hep birlikte görebiliriz. Y…

Yaka Yapımı

Stilistlik kursumuzda bu hafta yaka yapımı üzerine yoğunlaştılar. Yoğunlaştılar dememin sebebi ise maalesef malzemem olmadığı için,ve yakın tuhafiyelerde bulamadığım için ortada kalmam yüzünden. Uzun süredir rahatsızlıklarım ve bilumum sıkıntılı sebeplerden ötürü kurslarıma gidememiştim. Malzemelerden de bir  gün önce haberim olunca başka bir yerlerden bulma ümidim de kalmadı. Arkadaşlarım, benim uzun süredir yapmak istediğim yakaları yaparken ben de onları izledim. Biraz çizim yaptım. Birazcık ta dikiş. Gözüm onlarda olunca pek iş yapamadım zaten.

                                                             Yaka kalıp örnekleri:








  Malzemelere gelirsek;

  -Keçe ( Hoca beyaz,krem ve siyah tercih etmemizi istemişti. Bence istenilen renkte keçe kullanılabilir. Hatta bence kumaş çok daha şık olur. Benden söylemesi.)

-İnci (Büyük ve arkası yassı olanları tercih ettiler. Yapıştırabilmek için arkasının yassı olması önemli bir pozisyon oluşturuyor.)



-Silikon tabancası artı silikon almayı unutma…

Salvador Ve Sürrealizm

Bir kaç senedir Salvador Dali ile tanıdığım ve beni içine çekip bir daha da çıkaramayan sürrealist resimler.. Başka ressamlar da var elbet. Ana temanın Dali olmasının ilk sebebi, onunla sevmiş olmam. Bu resimdeki de Salvador amcamız. İşin en güzel tarafı bu fotoğrafın dijital tekniklerle hayat bulmamış olması.
 Bir kaç ay önce Salvador Dali sergisi Tophane-i Amirede idi. Hayalim; nette gördüğüm, beni cezbeden  o zekice çizilmiş resimlerin çok daha fazlasını görebilmekti. Ama neredeyse bütün çizimler benim zekamın fazlasıyla üstündeydi. Eğer güzel sanatlar öğrencisi olsaydım çok şey öğreneceğim kesindi. Maalesef değilim...












  Başlığa bakıp ta, öyle internetten edindiğim bir kaç bilgi ve beğeniyle sürrealizm üzerine ahkam kesmemi bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Tek amacım, görmemiş olmanız ihtimaline karşı, bir kaç resim ekleyip sizin de sürüklenmenizi sağlamaktı.