11.25.2013

Minik Kızım (27+6)

                                              Aklım,fikrim,ruhum, gönlüm yorgun.

 Yazıya böyle başlamak da kötü tabi. Ama öyle napalım. Yorgunumda yorgunum.

 Neyse efenim. İki hafta önce randevumuz vardı doktorumuzla. İlk defa bebeğimizin yüzünü görebildik. Hep yan, ters duruyordu sıpa. Doktorumuzun dönsün, cinsiyetini görelim diye yapmadığı kalmadı. Yav karnımı deşti, bizimkinin umurunda değil. Dönüyo poposunu keyfine devam ediyor. Detaylıda da, yüzü görünsün, bir videosu olsun istedik ama yine çevirdi poposunu. Keçii. O yüzden, yüzünü gördük, elini salladı derken pek bir hoşumuza gitti, sevindirik oldum. Ama yüzünün göründüğü çıktıya gelince, yine iş yoktu. Bu seferde hareket ettiği için kaymış, bir şey anlaşılmıyordu. Doktorum öp bu ayağı diyerek o minik ayağının çıktısını almış ki, ancak o anlaşılıyordu :D

 Benim bir süredir karnımda sertleşme oluyor diye yakındığım şey, meğerse kasılma imiş. Kasılmanın nasıl birşey olduğunu öğrenmiş. oldum. Misafirim gelecek diye taşları eğilerek sildiğim gün önce bebeğimin rahatsız olduğunu farkettim. Sonradan karnım sertleşti mesela. Ağır kaldırmak, iki büklüm bebeğinizi sıkıştırarak çömelmek kasılmaları arttırıyor arkadaşlar Eğer böyle bir sıkıntınız varsa (tecrübe ettim ya hemen yaymam lazım) doktorunuzun verdiği magnezyumu kullanmanın dışında bunlara dikkat edin. Benim doktorum bunun için magnezyum verdi. İlk içtiğim gibi çıkardım. İçebilmek için yemek de yemiştim. Doktoruma bu hafta danışınca, içmeyi denememi ama eğer hala içemeyecek olursam hapı da olduğunu söyledi ve her ihtimale karşı reçete yazdı. Kısacası, eğer magnezyumu suda eriterek içmekte aşırı derecede zorlanıyorsanız, doktorunuzdan hapını talep edebilirsiniz. Ha bir de, yarı aç içmeyi deneyebilirsiniz. Kusma hissini azaltabilir.

 Normalde ayda bir olan kontrole iki hafta içerisinde neden tekrar gittiğime gelince: Doktora gittikten bir gün sonra tee karşıya (bir de Çamlıca) otobüsle düğüne gittim.  Malum Çamlıca yokuşlarıyla ünlü. Şoför ben oraya çıkmam dedi. Bizi de bayağı bir aşağıda bıraktı. Yav o yokuşları çıkmak kim ben kim?  Zaten başım dönüyor bir haftadır.  Nazımın geçeceği arkadaşın koluna gireyim diye düşündüm. O sırada teyzenin birinin benimle konuşası gelince hadii onlar da gitmişler. Biraz ilerledim ama yok başım fırıldak gibi dönüyor. Baktım olmıycak aradım arkadaşı ama kimbilir çantanın neresinde, duymadı. Bu arada notumu düşeyim, iki adet daha samimi görünümlü arkadaş vardı ama o halimi görüp de, hatta halimi sorup da ilerlemeyi tercih ettiler. Hani ileride okuduğumda hatırlayıveriyim. Lazım olur mutlaka ;) Tutuna tutuna ilerlerken önceden bir defa gördüğüm teyze yavaş yürmeme laf atınca, dayanamadım artık. Ya benim başım çok dönüyor dedim. Sağolsun girdi koluma. Düşmeden bir iki yokuş çıktık.  Hatta indik bile :D Ee tabi bir de bunun dönüşü var. Otobüse kadar yürümeyi gözüm yemeyince servise bindim. Allah'ım o nasıl bir şey yahu? Kafam tavana değdi. Normalde dümdüz gitdiğimiz o yollar servise binince tümseklerle doldu resmen. Yanımda ki insanlar benden korkup ön koltuğa geçirdiler. Döner dönmez kanamam var mı diye korka korka baktım. Yoktu çok şükür. Alt karın bölgeme, kasıklarıma sancılar girmeye başlayınca insan kanamadan da korkuyor tabi ister istemez.  Amma velakin benim bu sancılar iki hafta devam etti. Ben araba yolculuğuna yormadım nedense? Sonra, kısa süreli bir arabaya binişimde de bir tümsek geçişinden sonra anında sancılar girmeye başlayınca çaktım olayı. Ama ben hala doktoru aramıyorum. Ha bir de, normal tempoda hatta yavaş yürürken bile karnıma giren sancılar var. Onlar üst bölgeye saplandığı için onları hiç sallamıyorum. En son karşı komşum, yüzüm buruşmuş halde karnımı tuttuğumu farketmiş ne oldu diye sordu. Dedim böyle sancı girip çıkıyor. Doktorunu aradın mı? Yok. Baktım olmayacak aradım doktoru :D İki hafta da bir soluğu doktorda alma sebebim bu yani.

 Açılmam yok elhamdülillah. Bebeğin zaten hareketlerin de bir problem yoktu. Gayet iyi görünüyor dedi. Esniyordu benim cadım. En güzel taraflarından biri ise, gördüğümüz netlik de bebeğimizin fotosunu da alabildik. Bakıp bakıp öpüp duruyorum. Cadım benim. Sancıların sebebini ise doktorum, çok gezme diyerek not düşüp, bazıları daha hassas oluyor. Normalde bu sancıları hissetmez çoğu insan dedi. Rahim hareketinden kaynaklanıyormuş yani.  Bir şey olmamış ya, çok şükür.

 Bu haftalara kadar kaç defa ayy yanımda olsa da sevsem demiştim. Şimdi ise, doğunca yanımda olsa da içimde olamayacak olması hüzünlendiriyor beni. Kızım ben neşelendir tekme at diye düşündüğüm an da pıt pıt vuruşlarını nasıl özlemem. Hele Kurban bayramın da, günlerce doğru düzgün sevemeyip, elimin scaklğını hissedemediğin için özlediğini anladığım feribotta ki o an. Elimi kaç kat kıyafetin üstünden koyduğum halde, saniyesinde elime üç-bes kere vurmuştun..  Her elimi koyduğumda, sen de keyfinden ödün verdiğinde, elimi isabetlediğin tekmelerin. Nadir de olsa ıskaladığında, ikinci de kesin tutturduğunu da hiç unutmayacağım. Hele bilgisayarı karnıma dayamama kızıp attığın o tekme neydi be kızıım? Laptop sallandı bildiğin. Ben de şok oldum tabi. Ha bir de, sabah erken vakitte baban saç kurutma makinesini çalıştırıp da, sıçrayarak uyandığın ve çok korkduğun, resmen çırpındığın o an var. Herhalde karnımın için de saklanacak bir yer olsa, saklanır uzun süre de çıkmazdın.

 Ben kızımı özledim. Bi öpüp gelicem. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mini Bir Merhaba Postu ve Dizi Tavsiyesi

 Merhaba! Artık sızlanmak istemediğimden yazamasam da, hala istediğim gibi yerleşebilmiş değilim. Sürünme durumu mevcut. Yakında to...