Ana içeriğe atla

Minik Kızım (27+6)

                                              Aklım,fikrim,ruhum, gönlüm yorgun.

 Yazıya böyle başlamak da kötü tabi. Ama öyle napalım. Yorgunumda yorgunum.

 Neyse efenim. İki hafta önce randevumuz vardı doktorumuzla. İlk defa bebeğimizin yüzünü görebildik. Hep yan, ters duruyordu sıpa. Doktorumuzun dönsün, cinsiyetini görelim diye yapmadığı kalmadı. Yav karnımı deşti, bizimkinin umurunda değil. Dönüyo poposunu keyfine devam ediyor. Detaylıda da, yüzü görünsün, bir videosu olsun istedik ama yine çevirdi poposunu. Keçii. O yüzden, yüzünü gördük, elini salladı derken pek bir hoşumuza gitti, sevindirik oldum. Ama yüzünün göründüğü çıktıya gelince, yine iş yoktu. Bu seferde hareket ettiği için kaymış, bir şey anlaşılmıyordu. Doktorum öp bu ayağı diyerek o minik ayağının çıktısını almış ki, ancak o anlaşılıyordu :D

 Benim bir süredir karnımda sertleşme oluyor diye yakındığım şey, meğerse kasılma imiş. Kasılmanın nasıl birşey olduğunu öğrenmiş. oldum. Misafirim gelecek diye taşları eğilerek sildiğim gün önce bebeğimin rahatsız olduğunu farkettim. Sonradan karnım sertleşti mesela. Ağır kaldırmak, iki büklüm bebeğinizi sıkıştırarak çömelmek kasılmaları arttırıyor arkadaşlar Eğer böyle bir sıkıntınız varsa (tecrübe ettim ya hemen yaymam lazım) doktorunuzun verdiği magnezyumu kullanmanın dışında bunlara dikkat edin. Benim doktorum bunun için magnezyum verdi. İlk içtiğim gibi çıkardım. İçebilmek için yemek de yemiştim. Doktoruma bu hafta danışınca, içmeyi denememi ama eğer hala içemeyecek olursam hapı da olduğunu söyledi ve her ihtimale karşı reçete yazdı. Kısacası, eğer magnezyumu suda eriterek içmekte aşırı derecede zorlanıyorsanız, doktorunuzdan hapını talep edebilirsiniz. Ha bir de, yarı aç içmeyi deneyebilirsiniz. Kusma hissini azaltabilir.

 Normalde ayda bir olan kontrole iki hafta içerisinde neden tekrar gittiğime gelince: Doktora gittikten bir gün sonra tee karşıya (bir de Çamlıca) otobüsle düğüne gittim.  Malum Çamlıca yokuşlarıyla ünlü. Şoför ben oraya çıkmam dedi. Bizi de bayağı bir aşağıda bıraktı. Yav o yokuşları çıkmak kim ben kim?  Zaten başım dönüyor bir haftadır.  Nazımın geçeceği arkadaşın koluna gireyim diye düşündüm. O sırada teyzenin birinin benimle konuşası gelince hadii onlar da gitmişler. Biraz ilerledim ama yok başım fırıldak gibi dönüyor. Baktım olmıycak aradım arkadaşı ama kimbilir çantanın neresinde, duymadı. Bu arada notumu düşeyim, iki adet daha samimi görünümlü arkadaş vardı ama o halimi görüp de, hatta halimi sorup da ilerlemeyi tercih ettiler. Hani ileride okuduğumda hatırlayıveriyim. Lazım olur mutlaka ;) Tutuna tutuna ilerlerken önceden bir defa gördüğüm teyze yavaş yürmeme laf atınca, dayanamadım artık. Ya benim başım çok dönüyor dedim. Sağolsun girdi koluma. Düşmeden bir iki yokuş çıktık.  Hatta indik bile :D Ee tabi bir de bunun dönüşü var. Otobüse kadar yürümeyi gözüm yemeyince servise bindim. Allah'ım o nasıl bir şey yahu? Kafam tavana değdi. Normalde dümdüz gitdiğimiz o yollar servise binince tümseklerle doldu resmen. Yanımda ki insanlar benden korkup ön koltuğa geçirdiler. Döner dönmez kanamam var mı diye korka korka baktım. Yoktu çok şükür. Alt karın bölgeme, kasıklarıma sancılar girmeye başlayınca insan kanamadan da korkuyor tabi ister istemez.  Amma velakin benim bu sancılar iki hafta devam etti. Ben araba yolculuğuna yormadım nedense? Sonra, kısa süreli bir arabaya binişimde de bir tümsek geçişinden sonra anında sancılar girmeye başlayınca çaktım olayı. Ama ben hala doktoru aramıyorum. Ha bir de, normal tempoda hatta yavaş yürürken bile karnıma giren sancılar var. Onlar üst bölgeye saplandığı için onları hiç sallamıyorum. En son karşı komşum, yüzüm buruşmuş halde karnımı tuttuğumu farketmiş ne oldu diye sordu. Dedim böyle sancı girip çıkıyor. Doktorunu aradın mı? Yok. Baktım olmayacak aradım doktoru :D İki hafta da bir soluğu doktorda alma sebebim bu yani.

 Açılmam yok elhamdülillah. Bebeğin zaten hareketlerin de bir problem yoktu. Gayet iyi görünüyor dedi. Esniyordu benim cadım. En güzel taraflarından biri ise, gördüğümüz netlik de bebeğimizin fotosunu da alabildik. Bakıp bakıp öpüp duruyorum. Cadım benim. Sancıların sebebini ise doktorum, çok gezme diyerek not düşüp, bazıları daha hassas oluyor. Normalde bu sancıları hissetmez çoğu insan dedi. Rahim hareketinden kaynaklanıyormuş yani.  Bir şey olmamış ya, çok şükür.

 Bu haftalara kadar kaç defa ayy yanımda olsa da sevsem demiştim. Şimdi ise, doğunca yanımda olsa da içimde olamayacak olması hüzünlendiriyor beni. Kızım ben neşelendir tekme at diye düşündüğüm an da pıt pıt vuruşlarını nasıl özlemem. Hele Kurban bayramın da, günlerce doğru düzgün sevemeyip, elimin scaklğını hissedemediğin için özlediğini anladığım feribotta ki o an. Elimi kaç kat kıyafetin üstünden koyduğum halde, saniyesinde elime üç-bes kere vurmuştun..  Her elimi koyduğumda, sen de keyfinden ödün verdiğinde, elimi isabetlediğin tekmelerin. Nadir de olsa ıskaladığında, ikinci de kesin tutturduğunu da hiç unutmayacağım. Hele bilgisayarı karnıma dayamama kızıp attığın o tekme neydi be kızıım? Laptop sallandı bildiğin. Ben de şok oldum tabi. Ha bir de, sabah erken vakitte baban saç kurutma makinesini çalıştırıp da, sıçrayarak uyandığın ve çok korkduğun, resmen çırpındığın o an var. Herhalde karnımın için de saklanacak bir yer olsa, saklanır uzun süre de çıkmazdın.

 Ben kızımı özledim. Bi öpüp gelicem. :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Stilistlerden Çizimler (IIlustrations)

O kadar stilistliğe gitmeye çalışıyorum, ediyorum dedim madem, biraz da bana ilham veren görüp de beğendiğim çalışmaları sizinle de paylaşayım istedim. (Bu arada ufak bir not: Ben, çizim tekniklerini yarın öğreneceğim için ve ilk denemelerimden haz etmediğim için ve silüet ve kıyafet duruşunu kavrayabilmek için bakarak çizim yapmayı yeğledim. Yani son zamanlarda ki çizimlerim tamamıyla benim tasarımlarım olmadı.Ama çizimlerimde ilerleme kaydetmeme büyük katkıları oldu. Kısacası siz de elinize kağıt kalem alıp başlayabilirsiniz. Olmadı mı canınızı sıkmayın. Hiç olmadı bana yazın anlayamadığınız noktaları. Yarım doktor misali, ama canınızdan olmazsınız :)     Size yardımcı olabilecek diğer noktalar ise, çizimini gördüğünüz bir modelin kalıbını çıkartabiliyorsanız eğer, yahut pratik olarak değil de direkt modelistlik eğitimi almışsanız kalıbını çıkartıp, dikip, bilmem hangi markanın çook beğendiğiniz ama o çook fiyatından dolayı alamadığınız modelini üzerinizde hep birlikte görebiliriz. Y…

Yaka Yapımı

Stilistlik kursumuzda bu hafta yaka yapımı üzerine yoğunlaştılar. Yoğunlaştılar dememin sebebi ise maalesef malzemem olmadığı için,ve yakın tuhafiyelerde bulamadığım için ortada kalmam yüzünden. Uzun süredir rahatsızlıklarım ve bilumum sıkıntılı sebeplerden ötürü kurslarıma gidememiştim. Malzemelerden de bir  gün önce haberim olunca başka bir yerlerden bulma ümidim de kalmadı. Arkadaşlarım, benim uzun süredir yapmak istediğim yakaları yaparken ben de onları izledim. Biraz çizim yaptım. Birazcık ta dikiş. Gözüm onlarda olunca pek iş yapamadım zaten.

                                                             Yaka kalıp örnekleri:








  Malzemelere gelirsek;

  -Keçe ( Hoca beyaz,krem ve siyah tercih etmemizi istemişti. Bence istenilen renkte keçe kullanılabilir. Hatta bence kumaş çok daha şık olur. Benden söylemesi.)

-İnci (Büyük ve arkası yassı olanları tercih ettiler. Yapıştırabilmek için arkasının yassı olması önemli bir pozisyon oluşturuyor.)



-Silikon tabancası artı silikon almayı unutma…

Salvador Ve Sürrealizm

Bir kaç senedir Salvador Dali ile tanıdığım ve beni içine çekip bir daha da çıkaramayan sürrealist resimler.. Başka ressamlar da var elbet. Ana temanın Dali olmasının ilk sebebi, onunla sevmiş olmam. Bu resimdeki de Salvador amcamız. İşin en güzel tarafı bu fotoğrafın dijital tekniklerle hayat bulmamış olması.
 Bir kaç ay önce Salvador Dali sergisi Tophane-i Amirede idi. Hayalim; nette gördüğüm, beni cezbeden  o zekice çizilmiş resimlerin çok daha fazlasını görebilmekti. Ama neredeyse bütün çizimler benim zekamın fazlasıyla üstündeydi. Eğer güzel sanatlar öğrencisi olsaydım çok şey öğreneceğim kesindi. Maalesef değilim...












  Başlığa bakıp ta, öyle internetten edindiğim bir kaç bilgi ve beğeniyle sürrealizm üzerine ahkam kesmemi bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Tek amacım, görmemiş olmanız ihtimaline karşı, bir kaç resim ekleyip sizin de sürüklenmenizi sağlamaktı.