1.17.2014

Kocaman Gerçekler


 Bebek için bir taraftan gün sayıp, diğer taraftan hiç birşeyi hazır değil diye düşünmek benim gibi kararsız ama  hevesli, istekli ama çabuk sıkılan biri için hiç hoş değil. Belirsizlikten ölesiye nefret ettiğimi de söylemişmiydim? Bunlar iç içe geçince kafamın içi bulanıklaşıyor. Bir taraftan minicik kızıma devamlı verdiğim stres, huzursuzluk hormonlarımı bir an önce def etmek için çok uğraştım. Olmadı. Bari son bir kaç ayda bunu başarabilmeliyim dedim. Pek başarılı olduğumu söyleyememekle birlikte idare ediyorum işte. En azından, buna da şükür diyecek kadar.

 Şu an 35. haftamın içerisindeyim. Eksiklerimiz bol. Evim pis. Yapılacaklar, alınacaklar listesi dolmuş taşıyor.  Dolayısıyla moralim bozuk. Daha ufacık süslemelere bile karar vermiş değilim.Bir anda herşey olsun bitsin istiyorum ama ya daha güzeli, daha orjinali karşıma çıkarsa, aklıma gelirse fikri beni deli ediyor. Şu an umutlarımın bir kısmını pazar günü gitmek istediğim Anne- Bebek fuarına yoğunlaştırdım. Bakalım bir sonuç elde edebilecek miyim?

 Bunun dışında hamileliğim nasıl gidiyor dersek eğer, diş ağrım fena :( Aktar Çin yağı önerdi. Lokal anestezi gibi etkisi oluyor. Fena değil ama kanal yapılacak dişim ağrıdıysa eğer ne yaparsam yapayım netice alamıyorum. Yirmilik için biraz daha fazla faydası olduğu gerçek. Eğer evinizde varsa ya da, alacaksanız Almanya üretimi benim elimde olan. Aktar hamileler için sakıncası olmadığını söyledi. Nane yapraklarından elde edilen bir yağ olup sadece bir damlası bile etkili oluyor. Ayrıca sadece diş için değil hehangi bir ağrı içinde mesela baş ağrısı kullanılıyormuş. Aklınızda olsun.

 Benim cadı kızım hareketli maşşallah. Dönüp duruyor olmadı tekmeliyor. Çok hıçkırıyor garibim yapacak birşeyim de yok. Ancak üstten seviyorum kuşumu. Son kontrolde (4 ocak)kilomuz normal çıktı. Boyumuz ilginç bir şekilde olması gerekenden uzun çıktı. Babasına inat :D Suyumuz da iyi maşşallah. Üç hafta sonraya yani 36. haftaya (25 Ocak) kontrole gelmemizi istedi doktorum. Bakalım galiba ilk defa Nst'ye bağlanacağım. Kalp atışları, sancı doğum kelimeleri sık sık ağzımda. Konuşmalarım kim ile olursa olsun hep bebek üzerine. Muhtemelen bundan sonra da öyle olacak.

 Duygu durumumda ise dalgalanmalar var. Şu an delirdiğim ama ara ara acaba dediğim bir sürü korku var. Çok farklı bir duygu olmasını beklerken ya öyle birşey olmazsa diyecek kadar ileri gidiyor. Böyle bir hamilelik geçirdikten sonra ikinci çocuğu düşünmenin aptallık olacağını çok zannetmeye başladım.Sanki hormonlarım kaçmış gibi. Her önemli olayda olduğu gibi bütün mantıksız mantık kapasitem üstüme üstüme geliyor. Düşünmemeye çalışmak bir seçenek olmaktan çıktı. Bana yapılmış olan onca şeyi affetmeme kararı almış olmam hala endişelenmememe ve üzülüp ağlamamama ya da sinirlenip bir kez daha nefret etmeme, hayattan soğumama, gelecekte ki planlarımı etkilemesine mani olmuyor. Yine, yeniden herşeyin tepe taklak olacak olması, bunun hiç bir zaman değişmeyecek olması kafamın içinde cirit atıyor. Sonra durup, ilk kez ve belkide bir kez hamilelik geçirdiğimi, buna rağmen bu kadar mutsuz olmayı kendimi o kadar uyarmama, mutlu olmak için çırpınmama rağmen başaramadığımı görmenin o dayanılmaz sıkıntısına, hamilelikte ki stresin, üzüntünün bebeğin zekasını etkilediğini okuduğum yazı yüzünden mutluymuş gibi yapmama ayrıca sebep olduğu, ve bunun için saatlerce ağladığım gerçekleri. Kocaman kocaman, üstüme gelen realiteler.

18 yorum:

  1. Anlattıklarınız benim hamilelik hislerime benzer.. herkes anaç olmak zorunda değilki..evet hislerinizibebeğiniz hisseder ama sürekli de mutlu olunmazki zaten..şu an oğlum 5 yaşında doyasıya yaşadım anneliği ve bsşka bir çocuğa enerjimin yeteceğini zannetmiyorum.. sizde kimsenin laflarına takmadan, fazla araştırmadan rahatça geçirin hamileliğinizi.. sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynısını ben de düşünüyorum. Her zaman mutlu olamayacağım gibi kendimi bunu için kasmam da saçma. Ama ne olurasa olsun kendimi eksik hissetmeme asla mani olamayacak bir duygu daha var işte..

      Kalanı rahatça geçirmek istediğim büyük bir gerçek. Çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz ve düşünceli yorumunuz için. Size de sevgiler...

      Sil
  2. Bence affetmelisin,o zaman rahatlayakasin emin ol,hormanlarin belki buna izin vermiyor ama bebekler iste maalesef hissediyor,aglamamaya calis nolur üzülme hicbirseye,sadece hamileligin bitene kadar,üc cocuk oldu ama ben tam alti hamilelik atlattim,hepside üzüntüyle alakaliydi,biliyorumki elinde degil ama ben o zaman bilmiyordum,yeni ögrendim,sabahlara kadar agladigim ikinci kizim ise durmadan herseye agliyor dgdugundan beri, bilseydim,kendimi baska düsüncelere verirdim,o yüzden az daha dayan nolur,hayirli haberlerini bekliyor olacagim,öpüyorum seni.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık o raddeyi geçtik maalesef. Ama çok üzüldüm sizin yaşadıklarınıza da :( Ben de bundan korkuyorum ya. Çocuğu dünyaya getirmeye tamam ama mutlu edecek gücü bulamamak.. Yok yanlış bir sürü şey var. Karnımda ama o kadar hassas ki. Sese tepki veriyor kaç aylıkkenden beri. Üstelik ben ne zaman çok üzülsem stres yapsam aşırı hareketli oluyor. Çok zeki ben de o duygu birikimi içindeyken bebeğimin rahatsız olduğunu değil de, onu hissetmekle kendimi yalnız hissetmediğimi düşünecek kadar zavallılaşmıştım :(

      Dediğiniz gibi düşünelerimi daha çok eğiştirmeye çalışacağım. Bakalım doğumdan sonra benim kızım nasıl bir bebek olacak. :( Bu düşünceli yorum için çok ama çok teşekkğr ederim. Üç çocuğunuzla çok mutlu, huzurlu,sağlıklı nice güzel anılarınız olsun...

      Sil
  3. Hamile iken insanın aklına neler geliyor benim hamileliğimi hatırladım. Ne güzel yazmışsınız.: ) benim aklıma neler gelmişti şimdi hatırlayıp gülüyorum AAAAh şu hormonlar AAAh : ) İnşallah sağlıklı bir şekilde bebişinizi kucağınıza alırsınız sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben doğum yaptım on altı gün geçti hala bir fark yok yahu. İnsanı çileden çıkartan yüzsüz güruh nokta.

      Çok teşekkür ederim iyi dilerkleriniz için... :)

      Sil
  4. Epeydendir yazamadım,küçükhanımın da eli kulağındaymış;çok sevindim..Bebeğini kucağına aldığın anda sanki 250.bebeğinmiş gibi profesyonel bir anne olduğunu farkedeceksin.Kaygılarının ne kadar boş,endişelerinin ne kadar anlamsız olduğunu anlayacaksın..Fakat ömrünün sonuna kadar endişe edecek,kaygılanacak ve kendini hiçbir zaman "mükemmel anne"olarak tanımlamayacaksın.Bu argümanların tamamına "annelik"deniyor:-D Hergün yeniden doğacak o büyüdükçe gençleşip güçlendiğini hissedeceksin.Ayrıca çok geçmeden hamileliğin sadece güzel yanlarını hatırlayıp özleyecek 2 bebek için hayaller-planlar kurmaya başlayacaksın.Rahat ol,anın tadını çıkar.Giden günler geri gelmiyor yazık ki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben doğumumu yazayım o zaman en kısa zamanda maalesef hayallerinizde ki gibi değil :) Ben hiç 250. bebeğimmiş gibi değil yahu...

      Sil
  5. Tarihe hiç dikkat etmedim;doğum yapmış olmalısın...Allah hayırlı ömür versin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet doğum yaptım 16 gün önce galiba :)

      Sil
  6. 249.gibi olmuş senin ki:-P

    YanıtlaSil
  7. :D :D Napıyım ya anlamadım ne nerde ne zaman :D

    YanıtlaSil
  8. "Kendine zaman tanı,olacak hem de en süperinden bir anne olacak senden "dedim yani:-D :-D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :İşin aslı ben bir üstteki yorumu (250. yazılı olan) okumamışım son yorumumu yaparken. GALİBA onaltıncı gün deyince ''ilk çocuğun ve kaçıncı gününde olduğundan emin değil misin? şeklinde bir espiri olduğunu düşünüp güldüm :D

      İnşallah tam olarak dediğiniz gibi olurum :)

      Sil
  9. İşte bunlar hep hormon:-D

    YanıtlaSil
  10. Paylaşayım canım sana da fikir olsun. Az kalmış seninde. Allah sağlıkla kucağına almayı nasip etsin inşallah

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben doğum yaptım :) Hamileyken odanızı merak edip sık sık sayfana bakmıştım ama bizimde artık neredeyse bir odamız var. Benim istediğim süslemeler halı, perde hariç :)

      Sil

Mini Bir Merhaba Postu ve Dizi Tavsiyesi

 Merhaba! Artık sızlanmak istemediğimden yazamasam da, hala istediğim gibi yerleşebilmiş değilim. Sürünme durumu mevcut. Yakında to...