4.30.2014

Hayatımdan Bir Kaç Parça

 Yüzlerce birikmiş cümle, binlerce kırgınlık bir o kadar da hayata tutunma çabası var içimde. Kocaman kayalara bıkmadan, yılmadan çarpan dalgalar gibiyim. Bu sefer vurgun çok büyüktü. İyi ki yanımda inancım vardı. Adaletin varlığına.. En büyük hatam şükretmeyi bilmemek zannımca. Kötü bir anımda nasıl aklıma geliyor. Nasıl da sarılıyorum. Her zaman gelen iyiliğin, nimetin şükrünü o kadar çok yapabilsem keşke... Her kışın ardından baharın geldiğini biliyorum ama yazdan sonra yine kış gelecek, Onu da biliyorum. Ne yapsam ne etsem bahar gibi bol çiçekli rengarenk olmayacak hayatımın her anı. Demem o ki, yaşadığınız her ne ise, ne derece kötü olsa bile hep beraber bilelim ki, her şey de bir hayır vardır. Olmalı. Göremediğiniz incecik ayrıntıları düşünün. Kırgınlıklarınızı, nefretinizi, üzüntünüzü koyun bir tarafa. Ve bunun size getirilerini düşünün. Belki aynı hatalara bir daha düşmemektir bu getiri. Ya da koşa koşa aynı hatanın tam ortasına balıklama dalıyorsanız ya dersinizi almamışsınızdır ya da hala görmek istemediğiniz gerçeklerle yüzleşemiyorsunuzdur. Ya da hala bir umut ışığı görüyorsunuz uzaklarda bir yerlerde..

 19 şubatta 15 saatlik bir sınavın sonucunda kızım oldu. Böyle erkeğe benzeyen, şiş kırmızı bir şey :D Evde başlayan sancılarım üç dakika da bire inince hastaneye gittik. Açıklık 3,5 cm imiş ancak. Suyum da azalmış diye kaldık mı hastanede? Bir kaç saat sonra hala açılma olmayınca bastılar mı suni sancıyı? Yer misin yemez misin? Üstüne üstlük üç dakikada bir olan sancı sürem kısalacağına uzadı. Evde normal sancı çekerken çok iyiydim ben arkadaş. Düşünün eşim beni sallamadı bile. Hatta uyudu. Ben de zaten gelsin diye bekliyorum. Artık kırk haftamızı doldurmuş uzatmalara girmiştik ki bekletmedi prensesim. (Şu prenses kelimesi çok uzak gelirdi bana ama daha doğmadan arkadaşlarımdan dedeme kadar herkes prenses, nazlı kız diye sevmeye başlayınca pek alıştım.) Zaten açım dokuz saat bir şey yemeden gitmişim hastaneye iyi hadi yesin dediler ama azıcık yediğimi anında çıkartıyorum. İçimde bir şey yok ama ben saatlerce kustum. Bu suni sancı öldürmeyip süründüren cins bir şey anladığım kadarıyla. Her sancı vurduğunda masaj yapın nolur diye yalvarıyorum. Doğumhaneye gidip gelmek de ayrı dert. Buz gibi. Tir tir titriyorum zaten. Hemen üstüme sıcak bir şeyler atıyorlar ama yok beni kesmiyor. Bir de kolumda serum takılıyken sık sık tualete girip çıkma isteği var ki o da ayrı dert..Ama bana en kötü gelen kontroller oldu. Beni yine  açılma var mı diye doğumhaneye almışlardı -ki artık ben ümidimi kesmiştim- ebe başı görünmüş dedi. Sohbet muhabbet doktorum geldi verdiler gazı. İttir ittir derken başı çıkdı başı çıkdı hadi diyorlar bana. Ikındım ıkındım hala aynı şeyi söylüyorlar. Ben kızdım bu sefer madem başı çıkdı niye çekip almıyorsunuz diye. Sonradan beni gaza getirmek için söylediklerini anladım ama çok geç oldu. :D Doktorumun o an ki duraksaması, şaşkınlığı üstüne nasıl yani vakum mu kullanayım deyişi hala gözümün önünde :D Ama o vakum deyince ben korkup (işte o an sadece ağızdan çıkan kelimeye bakıyorsun) bir ya da iki ıkınma da doğumu yaptım. Ağzından şaşkınlıkla vakum kelimesi çıkmasa kaç kere daha ıkınırdım bilmiyorum.. Açıkcası ben hastanemden, doktorumdan ve doğumhane ekibimden çok memnun kaldım.. Bir de evlere şenlik bir doğum sonrası dikiş mevzusu var. Ben bi kalkıp tualete gitsem diye ısrar edince bütün ekibin kahkası üstüne gitmişken duş da al gel demeleri vs.. :D 

 Yirmi gün sonra ani bir ağrı saplandı karnıma.Önce stres dedim. Tansiyonum düşünce herhalde üşüttüm deyip salladım. Akşam üstü hala geçmeyince acile gittik. Yeni doktor olan bir bayan vardı acilde apandisit tanısı koyup yolladı. Cerrah da röntgen sonuçlarıyla beraber apandisit deyip ultrasonda çektirelim hem hocam gelsin deyip sabahı bekledi sağ olsun. Ben ameliyatı hiç istemedim antibiyotiğe vücudum cevap verince ameliyattan vazgeçtik.Bir hafta antibiyotik tedavisiyle onu atlattım ama onunla beraber ayağımın üzerine basamama durumum vardı. O da toplardamarda kan pıhtılaşması tanısıyla kan sulandırıcı iğneler haplar vs. Uzun süre yürüyemedim. Bu arada sık sık atak geçiriyordum. Hatta birinde acile gitmiştik. Kalp krizi mi, pıhtı kalbe beyne bi yere mi attı diye. O atakların da devamın da safra kesemde 3-4 mm boyutunda taşcağızlarımın mevcut olduğu tesbit edildi. Bu aralar vertigom süper. Halsizlikte cabası.Neyse bu paragraf böyle uzayıp gidiyor. Bunların sonucunda kızımın emmek istememesi ve savaşıyor durumda olmamız da ayrı bir hadise. İlk paragraf başlı başına bu paragrafın yazılmasına sebep olan ayrı bir mevzu.
 
 Yazdığım onca olumsuz şey üzerine artık mutluluklar ülkesinde yaşayan bir prensesin annesi olmak istiyorum. O yüzden artık ben de olumsuz şeyler değil olumlu konular üzerinde cici resimler eşliğinde yazılar paylaşmalı şu an da bana huzur veren bloglar gibi olmalıyım. Güzel ama yorgun bir arkadaşım bloğuma girdiğinde içi açılsın, ferahlasın diye. Diğmi ama? ;)

11 yorum:

  1. Yorgun ve bezgin anneler kulübüne hoşgeldin:-D Rabbim güzel günlerini göstersin evladının,hayırlı uzun ömrü olsun inşallah..Konsantre yaşamışsın ama inşallah hepsi de geçip gitmiş.Suni sancı olayını 3 kez yaşamış biri olarak seni çok iyi anlıyorum.Bilhassa aç bilaç yatıp dakika başı tuvalete gitme kısmı çok sıkıcıydı..Fakat insan bir zaman sonra özlüyor bile,garip şekilde..Emmeyi reddeden küçük hanıma da bolca okuyun zira küçük bebeklere çok nazar değer.Bu yüzden emmeyi reddetmişti benim büyük kızım..Bu günlerin de tadını çıkar,her saniyesini doya doya yaşamaya bak...

    YanıtlaSil
  2. Öncelikle hoşbuldum ama daha annelikden bezmedim zira daha elimi sıcak sudan soğuk suya sokmuş değilim. Hasta olmanın avantajı denir mi? Denmez. Çünkü yorgun, bezgin anne olmayı tercih ederdim. :)

    Amin inşallah :) Bilmiyorum ya ben özler miyim? Hataneden çıkamayan biri olarak hala doğum yaptığım kısım tüylerimi diken diken ediyor. Bilmem anlatabildim mi?Doğum yapıp ikinci çocuktan vazgeçen tek ben değilimdir herhalde..
    Yok yahu daha geçmedi :( Safra kesemde ki taşlarımla atak geçirmeden yaşama çabalarım var. Yumurta giren herşeyden, yağdan, kızartmadan kaçıyorum :)

    Çok fena ya benim cadım. Şimdiden minnacık şeye hayır demezsem azıcık büyüyünce parmağında oynatır herhalde. Zoraki emzirmeye çabalıyorum. Okumaya da çalışıyorlar. İnşallah emmeye tekrardan kavgasız gürültüsüz başlarız :)

    YanıtlaSil
  3. Canim yaa neler gelmis basina,e dogum bu kolay degil elbet,ama ne güzel sezeryan istememissin,yani o en kolayi,cogu artik sezeryan olcak deyip kestirirp atiyor,bilmem ben mecbur kaldim 3.de ama cok zor oldu sonra...

    prenses kizini güle güle büyüt insallah, ufak tefek sorunlar olur normaldir,hicbirsey dört dörtlük olmaz zaten ama dikkat et bu arada zamanda cabuk gecer bi bakmissin prenses coktan üc dört yasina girivermis!

    Ben suan 3 yasindaki oglumun bebekligini zar zor hatirliyorum,hafizama kazimaya calisiyorum!

    iy ve güzel haberlerinle mümkünse fotolarinla yeni bir post daha bekliyoruz senden simdi,bak benimde dünyam karamis durumda ama böyle yorumlar yapmadan da gecemiyorum hic!

    Sevgiler,

    olsada simdi yesek diyecegim prenses kizinida öp bizim icin olurmu!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yaparsak yapalım insan olmanın bir gerekliliği sanki karşımızda ki için umut dolu konuşmak :)

      İnanır mısınız bu yaşadıklarımdan sonra hamileliğimi bile hatırlamıyorum.. Hatta doğumdan sonra yaşadığım bir kaç haftayı. Neyse ki bundan sonrası için güzel hayallerim var. Ve ne olursa olsun başkasına haksızlık herhangi bir kötülük yapmamışsak vicdanımız rahatsa eğer biz diğerleri gibi değilsek mutlu olmayı da güzel yaşamayı da daha doğrusu kendi kendimize hayatımızı karartmayıp bunalıma girmeden yaşamaya devam etmeliyiz.

      Sil
    2. Bu arada çok fena öpüyorum o bal yanaklarından bir de sizin için öperim :)

      Sil
  4. Yazdiklarin ne kadar icten dertlesir gibi okudum ilk dogumum geldi aklima seninkine benzer seyler yasamistim gunlerce yataktan kalkamadim ne kadar ilginç ki bir kaç ay sonra hiç bunları yaşamamış gibi oluyorsun.Senin başka sağlık sorunlarının eklenmeside bu süreci çok zor geçirmene neden olmuş hiç kolay değil ama tatlı kızın en büyük destekçin olacaktır güle güle büyüt yavrunu .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşin bir de psikolojik boyutu var. O yüzden inşallah hiç yaşamamış gibi olabilirim. Kızım için kendim için yapmak zorundayım zaten. Herkes huzuru, mutlulukla gülümsemeyi unutmamalı zaten.

      Çok teşekkür ederim. Hiç ağlatmadan sıkıntı yaşamadan büyümesi en büyük dileğim. İnşallah :)

      Sil
  5. Ne mutlu sana. Ilk bebegin mi? Öp kokla prensesi benim yerime.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet :) Mızırdanmaya başladı zaten br kaç dakikaya verdiğiniz görevi büyük bir mutlulukla yerine getireceğim :D ;)

      Sil
  6. Tebrik ederim taze anne:) Prenseslerimiz 1 gun ara ile dunyaya gelmisler. Ben hala bakıp bakıp bunu ben mi dogurdum diyorum. Umarım kızınla birlikte bütün güzellikler yanında olur. Miss kokulu bebegini opuyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim ben de sizi tebrik ederim :)
      Aynısını bende diyorum valla. Benim kızım mı şimdi buuu şeklinde :) Aminn :)

      Sil

Mini Bir Merhaba Postu ve Dizi Tavsiyesi

 Merhaba! Artık sızlanmak istemediğimden yazamasam da, hala istediğim gibi yerleşebilmiş değilim. Sürünme durumu mevcut. Yakında to...