Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

#hergüneyenioyuncak

Bugün  fotoğraf çekerken onu instagram da paylaşasım, paylaşırken de böyle bir hashtag koyasım geldi. Güzel oldu sanki. Sevdim. Hashtaglerle yaşıyorum. Onla olmasa ne yapardım? Biraz önce şükür vesilesi diyerek seksen gün kadar, şikayeti az buçuk yasaklamış oluyorum sanki. Yoksa ooo. :D

 Balkızın eline bir mug verdim. Baş harflerimizin treninin başını da çuf çuflayarak törenle mugdan yapılma garajımıza koyduk. Başka oyuncaklarla da yaptık ama en çok bunu sevdim ben. Balkız mı? Onun için fark etmez. Hepsi iki dakikalık heves. Maymun iştahlımı olacak ne? Kime benzediyse artık?

Elma Şekerim #80şükürvesilesi 1

Günün çorbasından arakladım bunu. Daha görür görmez benim hayatıma da böyle bir dokunuş gerekli dedim. Ben sormaya fırsat bulamadan izin alınmış aynı isim altında taglenmeye bile başlanılmış. Çok sevdim ben bu hashtagi. Günüme çook güzel dokunuyorsun Günün Çorbası. Yazılarını da, seni de, tamam kabul en çok Arca'yı seviyoruz. (Bizim evde bir Arca'nın, bir de Ahmet ile Melike'nin adı hiç eksik olmaz. Şimdiler de bir de Sema Günel'in üçüzleri. :)



  Benim ilk şükür vesilem kızım. Bebeğim, herşeyim, hayatım. İlk odama getirildiğinde tavşan demiştim. İlk adı tavşandı anlayacağınız. Elma şekeri, pamuk şekeri, prenses, nazlı kız, elma kafa, portakal kafa, pamuk prenses ve enn çok da bu ara balkız. Sevilirken o kadar çok bal deniliyor ki  bugün bal derken yakaladım. Benim tonlamamı aşkıııım derken ı harfinin incelmesini hebiluuııı diyerek taklit eden balköpüğüm benim. Bak yine aşka geldim.

  İlk kelimelerini de yazayım buraya. Anne, mama, baba, bebe. Arada bir vaa alla gibi …

Ayakkabı Bağlamak da Sanat Olabilir

Ara ara pinterestten kendim için oluşturduğum sayfalardan beğendiklerimi burada paylaşmaktan büyük bir zevk alıyorum. Çünkü, yeniden fotoğraf düzenlemeye, tekrar büyük bir zevkle pinteresti incelemeye aldığımı gösteriyor. Boş işler işte...
  Ayakkabı bağlamakta bir sanatmış ama. Öğreniyorum. Bakmalık değil bunlar.  ;)





37. Hafta

Bu da yazı yazacağım diye bir türlü yayınlayamadığım postum. Taa 37. haftamdan. Hatıra olsun. Miniğimin kundağını işlerken.

Anne Hasta Olur mu?

Yazmayı çok özledim.  Ufacık bir stres ve düşünce unsuru kafamın içinde dolaşmadan internette dolaşabilmeyi, rahat rahat bloglara bakmayı, yorum bırakmayı... Hele bir de insanın kendi kendine uyanıp yatakta dönüp durması,kalktığında yapacaklarını düşünmesi falan. Ooo manyak bir şey arkadaş :D Anneysen yapılacaklar listen hazır. Hem de dikkate almasan da hep var o liste. Sen doğduğundan beri.

 1- Anne hasta olmaz! ( Bayram öncesi,bayram ve sonrasında hastalıktan dökülen hala hasta aile annesi olarak söylüyorum. Bu durumdan çok muzdaribiz. Hasta olmamak için yetişkin ve bebe kategorisinde ki hilelerinizi yazınız. :)

 2- Anne her şeye yetişir! (Ek gıdasından kıyafetlerini yıkayıp ütülemeye kadar olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bunların yanında iki saniye yerinde durmayan, (pardon saydım iki saniye poposunu koyduğu yerde durdu. Üçüncü saniye de kalktı. Hakkını yemeyeyim çocuğumun.) oyuncaklar çok fazla ilgisini çekmeyen, devamlı yeni şeyleri merak ederek onlara emekleyerek, tu…