1.26.2015

Muhteşem Anne Olamamak! -1-


  Bebek ne demek? Hamilelikten önce başlayan bir maraton. Ne zaman ne yapılması gerektiği en ince ayrıntısına kadar kitaplardan okumak, yetmeyip internetten makaleler devirmek demek. Sağlığına azami derecede dikkat etmek,sağlıklı beslenmek en sevdiğin bağımlılıklarından bir bir ayrılmak demek.Gelişim çizelgeleri,videoları,doktor görüntüleri,testler,testler...Doğum için eğitimler,bebeğin anne karnındaki zeka gelişimi için ne yenilecek,ne içilecek liste hazırlamak demek.. Liste demişken, durun o listelerin her türlüsünü hazırlayacaksınız, hem de içinde beş tane pembe don bile yazacak. Daha bunun odası,bezi,bebek arabası,oyuncak seçimi, tabi ki de bunların hepsinin araştırılması gerek... Bunları yaparken masal anlatın,müzik dinlettirin (müzik konusu ve seçimi bayağı tartışmalı ) gibi uzmanlarımızın yardımları olmasa gariban orada kendi kendine debelenip duracak. Hareket de etmese yapılacak, alınacak, yetişmeyecek listelerinin stresinden kurtulamayız herhalde.  Kabul ediyorum. Hepsi çok eğlenceli ve güzel şeyler. Daha hareketlerini bile hissetmeden bütün bebekler müthiş sevimli gelmeye başladı. Harika minik şeyler alabiliyorsunuz artık.Alışveriş listenize yepyeni kategoriler güneş gibi doğdu. Keşfedeceğiniz harika ötesi şeyler var. İnternete girdiğimizde ne fikirler, ne cici şeyler. Aman Allah'ım! Ama acaba abartıyor olabilir miyiz?

  Yukarıda yazdıklarımın ne kadar da eksik olduğunun farkındasınız değil mi? Ama aslında abartılmaya başlandığı nokta pekte bu bir sene değil. (Yuvarlak hesap) Bebek; yeni heyecan,yepyeni bir başlangıç demek. Hayatımıza girdikleri an da tertemiz bir şeylerin başlayacağını hissettiğimiz, bizim hayatımıza girmesinden ziyade, onun hayatına girmeyi hedeflediğimiz (doğru olduğunu düşünmüyorum ama genel kanı bu yönde bence) minicik bir can. Tabi ki de, olabildiğince her şeyin en güzelini, en iyisini hak ediyorlar. Ama asıl durum şu ki, gerçekte ne kadar abartılmış olsa da daha abartmaya başlamadınız. O minik canavarınızın (şaka şaka) gazı, miyavlayarak ağlaması hele bir geçsin. Siz  acaba nefes alıyor mu diye hiç abartmadan! elinizi karnına* koyup kontrol etmeyi bir bitirin. Asıl maraton ondan sonra başlıyor. Ya da belki de başlamamıştır. Kim bilir? Daha iki yaş ergenliği efendim ne söyleyeyim çocuğunuzun uyku eğitiminden, içinden bir tanesini! seçmek mecburiyetinde kaldığınız bir sürü çocuk yetiştirme yöntemleri, bunların kendilerine göre bir eğitim sistemi falan var. Hazırlıklı olun! 

*Ebeveynlerin çoğu burnundan anlarken neden ben karnına elimi koyup kuzuyu uyandırıyordum? Çünkü; bir gece aldığı nefesini uzun süre vermediğini fark ettim. Hatta hala vermeyince zaten minicik uykuları olan biçareyi uyandırdım. Neden? Nefes alsın diye. Bana inanmasalar da (abarttığımı düşünüyorlardı) sonradan onlar da fark ettiler. Google amcaya sorduğumda, bebeklerde ki uyku apnesinin hiç hoş bir şey olmadığı,  kış gününde 1 derece suya atılmanın ruhumda hissedebileceğim etkileriydi. Uyuduğunda uyumayı da bıraktım. Doktorumuza gittik. Bebeklerin çok hafif nefes alabileceklerini belirtip kkb'ye yolladı. Eğer süresinin bu kadar uzun olduğundan eminsen ki, eğer öyleyse patolojik kabul edilir ölçüm cihazı takalım dedi. Ama daha çok benim korkumdan taktılar onu. Bir çok kez, nefes alışverişlerinin çok hafif olacağını belirttiler. Cihaz takıldı ama çalışmayacağı tuttu. Ben de o sırada elimi karnına koyarak saymaya ve hissetmeye başladım. Baktım gerçekten de çok hafif alıp veriyor. O kadar rahatladım ki, cihazı bir daha taktırmadım. O nasıl bir rahatlamaydı tarifi imkansız. Çocuk on bir aylık oldu, alışkanlık hala elim karnına gider uyuduğunda. Hafif tedirgin. Ama gayri ihtiyari.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mini Bir Merhaba Postu ve Dizi Tavsiyesi

 Merhaba! Artık sızlanmak istemediğimden yazamasam da, hala istediğim gibi yerleşebilmiş değilim. Sürünme durumu mevcut. Yakında to...