Ana içeriğe atla

2015 Şubat Ayı -Kızım-

 İstatistik yok. Çünkü hiç bir şey yapmamışım. Yani evet bir canavarus yetiştiriyor olabilirim. Yürümeye başlamış ve totosunu iki saniye yerde tutmayı beceremiyor olabilir ama dişe dokunur bir şey yapmamışım arkadaş.

  19 şubat bebeğimin doğum günüydü. Ama koca kişisi kar dolayısı ile başka bir şehirde mahsur kalmıştı. O günü bile es geçmiş olduk. Anneanne dedeyle bir gün öncesinden pasta yenildi falan ama o beni keser mi? Kesmeeez. Ben de niyet ve inat ettim bu hafta sonu pastasını yapıp fotoğraflar çekeyazacaktım. Bu seferde ben hasta oldum. Ya nasip.. Haftaya inşallah. Ne yapıyoruz, inşallahımızı maşallahımızı unutmuyoruz.

 Bir yaşından önce yürümeye başladı evet. Ve bir kez daha evet ki, ben yürümesini dört gözle bekliyordum. Zaten iki ay öncesinden yürüyemeyen bebe koltukların tepesinde geziyordu. Şaka değil bildiğin koltuğa kendisi çıkıyor ve bunu bıkmadan usanmadan tekrarlıyordu. Yürüyünce ne oldu? Nasıl yürüdüğüne bakmadan her yere koşturmaya başladı. Ha bir de extra bir enerji geldi sanki. Artık hiç dur durak bilmiyor gibi. Bir gün içinde evi kaç yüz bin kere turladığımız hakkında bir fikrim yok.
Tabi bunu sadece evde mi yapıyor? Hayııııırr! Artık sokağa çıkmaya korkar oldum. Kendisi tam olarak yürüyemiyor düşüyor, dengesini sağlayamıyor ama illa ki yürüyecek. Burada böyle söyleniyorum ama normalde babasının yaftaladığı gibi hiperaktif  bir çocuk olduğunu düşünmüyorum. Amma ve lakin artık süperaktif gibi bir tanım uydurmaya doğru gidiyorum. Yahu hastanede bir ben, bir babası kaç yüz kere döndük, kaç tane farklı yaşlarda çocukla ve ebeveynle muhatap oldum hatırlamıyorum. Bir saatin sonunda insanların çok hareketli maşallah vs. demelerini şaşkın bir surat ifadesi ile karşıladım. Niye ki? Tamam hareketli ama yani, ne bileyim? Çok mu hareketli ki? Yok canım. Ee bundan bir kaç ay büyükleri de, üç dört yaşında olanları da çocuk. Lan onlar niye hareket etmiyor.. Çocuk dediğin hareketli olur canııım. Öyle köşe yastığı gibi otursun mu? Hay benim aklıma tüküreyim. Ne olurdu sakin sakin oynasaydı senin çocuğunda?

 Efendim ne söyleyeyim, bu ay benim istikrar her zaman ki istikrarsızlıkta istikrardır sloganıma dönüştü. Çok düşündüm, çok fotoğraf baktım, yeni projeler edindim, yepyeni fikirler geliştirdim ama uygulamadım. Mart ayının istikrarsızlıkta ki istikrarımı bozması dileğiyle, hoşça kalın!

Yorumlar

  1. Ayy, uzun uzun yazmıştım ama uçtu yazdıklarım. Neyse zaten okumuşsun benim maceralarımı:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tühh ya üzüldüm. İnsan sinir oluyor ..

      Çok rahatlatıcı bir bloğun var. Sakinleştiriyor beni. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Stilistlerden Çizimler (IIlustrations)

O kadar stilistliğe gitmeye çalışıyorum, ediyorum dedim madem, biraz da bana ilham veren görüp de beğendiğim çalışmaları sizinle de paylaşayım istedim. (Bu arada ufak bir not: Ben, çizim tekniklerini yarın öğreneceğim için ve ilk denemelerimden haz etmediğim için ve silüet ve kıyafet duruşunu kavrayabilmek için bakarak çizim yapmayı yeğledim. Yani son zamanlarda ki çizimlerim tamamıyla benim tasarımlarım olmadı.Ama çizimlerimde ilerleme kaydetmeme büyük katkıları oldu. Kısacası siz de elinize kağıt kalem alıp başlayabilirsiniz. Olmadı mı canınızı sıkmayın. Hiç olmadı bana yazın anlayamadığınız noktaları. Yarım doktor misali, ama canınızdan olmazsınız :)     Size yardımcı olabilecek diğer noktalar ise, çizimini gördüğünüz bir modelin kalıbını çıkartabiliyorsanız eğer, yahut pratik olarak değil de direkt modelistlik eğitimi almışsanız kalıbını çıkartıp, dikip, bilmem hangi markanın çook beğendiğiniz ama o çook fiyatından dolayı alamadığınız modelini üzerinizde hep birlikte görebiliriz. Y…

Yaka Yapımı

Stilistlik kursumuzda bu hafta yaka yapımı üzerine yoğunlaştılar. Yoğunlaştılar dememin sebebi ise maalesef malzemem olmadığı için,ve yakın tuhafiyelerde bulamadığım için ortada kalmam yüzünden. Uzun süredir rahatsızlıklarım ve bilumum sıkıntılı sebeplerden ötürü kurslarıma gidememiştim. Malzemelerden de bir  gün önce haberim olunca başka bir yerlerden bulma ümidim de kalmadı. Arkadaşlarım, benim uzun süredir yapmak istediğim yakaları yaparken ben de onları izledim. Biraz çizim yaptım. Birazcık ta dikiş. Gözüm onlarda olunca pek iş yapamadım zaten.

                                                             Yaka kalıp örnekleri:








  Malzemelere gelirsek;

  -Keçe ( Hoca beyaz,krem ve siyah tercih etmemizi istemişti. Bence istenilen renkte keçe kullanılabilir. Hatta bence kumaş çok daha şık olur. Benden söylemesi.)

-İnci (Büyük ve arkası yassı olanları tercih ettiler. Yapıştırabilmek için arkasının yassı olması önemli bir pozisyon oluşturuyor.)



-Silikon tabancası artı silikon almayı unutma…

Salvador Ve Sürrealizm

Bir kaç senedir Salvador Dali ile tanıdığım ve beni içine çekip bir daha da çıkaramayan sürrealist resimler.. Başka ressamlar da var elbet. Ana temanın Dali olmasının ilk sebebi, onunla sevmiş olmam. Bu resimdeki de Salvador amcamız. İşin en güzel tarafı bu fotoğrafın dijital tekniklerle hayat bulmamış olması.
 Bir kaç ay önce Salvador Dali sergisi Tophane-i Amirede idi. Hayalim; nette gördüğüm, beni cezbeden  o zekice çizilmiş resimlerin çok daha fazlasını görebilmekti. Ama neredeyse bütün çizimler benim zekamın fazlasıyla üstündeydi. Eğer güzel sanatlar öğrencisi olsaydım çok şey öğreneceğim kesindi. Maalesef değilim...












  Başlığa bakıp ta, öyle internetten edindiğim bir kaç bilgi ve beğeniyle sürrealizm üzerine ahkam kesmemi bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Tek amacım, görmemiş olmanız ihtimaline karşı, bir kaç resim ekleyip sizin de sürüklenmenizi sağlamaktı.