11.30.2015

İlk Hobi Fuarı



TUCH EXPO - Tuhafiye, Çeyiz, Hediyelik ve Hobi Fuarı Etkinlik Afişi



  Fuar gezmeyi sever misiniz? Benim için ne olduğu fark etmeksizin gezebilirim. Toptan satıyorlarmış falan hiç ırgalamaz. Kızım olduğundan beri, pinterestte fink ata ata, el yapımı şeylerin ne kadar ucuza geldiğini görüp, devasa fiyatlara yok artık diyebilince, biz yaparız, ben yaparım falan demeye başladım(k). O zamandan beri kırtasiye ve tuhafiyeler daha bir anlam kazandı. Bu fuarı da görünce ve ilk olduğu için, çoğu kişinin haberi olmayacağını düşünerek eklemeye karar verdim. Ben boncuklara odaklanacağım. Kocaman kocaman boncuklar lazım bana. Küçük vatandaş için. Sayfasını kontrol etmeden, davetiye almadan ve halka açık olduğu günleri kontrol ederek gidin lütfen!


Bir Gece de Dünyanın Düzenini Değiştirsek

Pinterest: Nuggwifee☽ ☼☾:




  Eğer tarih,siyaset, gazete üçgeni içerisinde büyüdüyseniz, öğrendiğiniz en önemli duygu ''sallamamak''  oluyor. Ne kadar yapabilirseniz artık.  Ama biliyorsunuz ve görüyorsunuz ki, dünyada ki politika da, kimin elinin kimin cebinde olduğunu  bilemezsiniz. Fikir yürütürsünüz,yorum yaparsınız hatta emin olursunuz ama, aslını astarını bilemezsiniz.

 O yüzden, bilmem  kim paşanın yayınlanmayan gizli günlükleri, ismini veremedikleri çok mühim zatların verdikleri bilgileri ''kaynak'' gösterip, kitap yazıp köşeyi dönen insanlar var bu ülkede.  Kulaktan dolma bilgiyle yazdıkları kitaplar da,sadece siyasetle de yetinmezler. Dünyada ki örneklerine bakarsak, kurgu ya da bir grubun veya devletin isteği üzerine çıkıyorsa, hiç olmazsa, profesöründen, gerçekten bilgi sahibi olandan çıkıyor. Güldürmüyorlar kendilerine.

  İşin özü, canınız sıkılır sıkılmasına da, her şeyin farkına daha erken varırsınız. Açınız genişler. Şu ne yapmış, bu ne yapmışa ve hatta doğruya değil, dünya da örnekleri ne yapmış, ne yapıyor diye bakmayı öğrenirsiniz. Çünkü bilirsiniz ki, bu, dünyanın düzenidir, ve bu coğrafyada, dünyanın istediği düzen içerisinde akar. Tıpkı diğer tüm ülkeler gibi. 

 Dünyayı yöneten ülke olmak, neredeyse hatasız olmayı gerektirir. Kendine çok güvenen bu ülke, bariz ve basit hatalar yaptığında ceremesini, yakında da gördüğümüz gibi tüm dünya çekiyor. Bir gün bütün dünya ayaklanıp, başımıza açdığın bütün belalar senin yüzünden diyecek. İşlerine o sırada öyle geldiği için, ağızlarının suyunu akıtıp, avuçlarının kaşıntısını dindirmek için yaptıkları onca şeyi unutarak Bir gün, bu krallıkta bitecek. (Görebileyim diye dua ettim geçen. :D)

 Not: Görsel pinterestten alınmıştır.

11.29.2015

Konuşmak, Yazmak, Düşünmek

Bu da bana kapak olsun :D





 Bizim evin halleri,  durmadan konuşabilen insanlar olarak tanımlanabilir. Eşimde, bende ve tabi eksik kalmasın kızımızda. Sesli düşünürken yakalıyorum kendimi ara ara. İki dakika kapa çeneni! Hem de, iki yaşına bile gelmemiş çocuğa. Sonra bir bakıyorsunuz ses kayıt cihazınız size tekrarlıyor. Kapa çeneni! Kahretmesin! Bunu içinizden söylüyorsunuz bu sefer, ama kendinize saydırmaya da devam ediyorsunuz. Sen kapa çeneni! Çocuk kelimesinin manasını öğrenemediysen, yapmamayı bileceksin vıdıvıdı..

 Konuşmak, benim için büyük bir ihtiyaç. Düşüncelerimi netleştirmemi sağlayan en önemli araç. Yazmakla, konuşmak gibi toparlayamıyorum. Sanki daha çok dağılıyor. En önemli etken, karşınızdakinden gelecek tepkiyi sıfıra indirebilecek şekilde, her tezi hızlıca düşünmek, kendi doğrunuzu teyit etmek, eğer edemezseniz birlikte çözmek. Evet, geyik yapmak dışındaki konuşmaların tanımı.

 Benim genel problemim; Çocuk!

 Eşimin genel problemi:   21:00'da eve gelmek. Bütün gün konuşmaktan cılkının çıkmış olması. Evde olduğunda yatay pozisyonda pc başında zaman geçirmek istemesi.

 Çözüm: Ben konuşurken kafasını pc'den kaldırmıyor. Ben inatla konuşmaya devam ediyorum. Arada dürtüklüyorum. Genele hakim, ama pek ses etmiyor. Neden? Çünkü, ben artık kendi kendime sorunu söyleyip, çözümünü bulup, yaptığım mantık hatalarını inceleyip, mutlu mesud yaşamaya devam ediyorum. Hem duvarlarla konuşup deli damgası yemiyorum, hem de arada lütfedip müdahil oluyor. Ee o da muhteşem oyunundan geri kalmamış oluyor.Alan memnun, veren memnun! Daha ne olsun!    ( Yalan mı, boşuna söylenme.)

 Ben düşünüyorum, konuşmaya geldi mi, zorlayarak da olsa konuşuyorum, ama iş yazmaya gelince tık yok. Halbuki, yazınca da rahatladığımı biliyorum. Ama daha da negatifleşiyor her şey sanki. Ta ki yazı bitene kadar. Blogger'ı açıyorum, yazmak yerine takip ettiklerime bakıyorum, sonra bloglarına manyak gibi yorum bırakıp duruyorum. Kendimi sapık gibi hissetmeye başladım. Çocuk üzerine konuşacak kafa dengi insan bulmak zor. Çocuğu olmayan arkadaşlarımın daha mantıklı olduklarını görüyorum. Ama pratik olmayınca, kült doğru bilinenler kalıyor geriye. Kızım için açdığım bloğa neredeyse yazı girmiyorum. Büyük heveslerin kurbanı olmuş gibi geliyor o blog. Her anıyı kaydetmek vsvs...

   Dişçiye tam gaz devam ediyorum. İkinci dişimde çekildi. Bir hafta sonra kanal- dolguya devam. Hiç tartıya çıkmadım. Hiç kilo vermedim bence. Ceren'in taktiğe dönüş yapayım. Bir ay içinde 1 kilo vermek yeni hedefim. Vermezsem ayıp artık.

  Yazmak, karşında insan olunca güzel sanki. Yazının anlam ve önemini belirttiğime göre, konuyu kapatabilirim.

11.25.2015

Wifi hatta Telefon Detoksu ve Faydaları

 Bu aralar çok havalı bu detokslar. Diyet listeleri halt etmiş. Sıkıyorsa sosyal medya detoksu yap diyorlar. Tuz, şeker falan pek bir demode kaldı, yeni detoks konuları sayesinde. Bu detokslar genelde, instagram, facebook gibi özelleştirilmiş oluyor. Ama ben, her aman yaptığım gibi, yine büyük düşündüm.

 Aslında mecbur kaldım. Artistlik yapmaya gerek yok.  Telefon bozuldu. Şarj olmuyor. Direkt nakavt durumdayım. Elim, ayağım o çünkü. Evde, wifi var ama laptop ekranı kırık, kullanması aşırı zahmetli. İçindekileri aktarmaya üşendiğimden, tamire gitmek için bir yıldır bekliyor. Virüs dolu, wifi'ye bağlanma problemi de oldu. Ohh mis. Telefon yok, internet yok. Kafam nasıl rahatladı anlatamam. Şaka değil. Vallahi bak. Dur bir sıralayım faydasını, zararını:


 1- Sesini kapatmayı unutmayayım diye sesi hep kapalı durumdaydı zaten. Sonra bir de, ''Arıyoruz açmıyorsun, telefon elinde ne diye duruyor?'' fırçası yemekten kurtuldum. Ferahladım valla.

 2- O telefonu elinden ne kadar bırakırsan bırak, geri alıyorsun. Bilmem kim bloğa yazı girmiş mi?, İnstagram ne alemde?, Pinterest'e bakayım, belki aktivite yaparız. ( En büyük yalan)

 Sonuç: Saatlerimi yiyen, ufacık görünen o telefon ve sosyal medya kullanımı sıfırlanınca, sene başında yaptığım listenin bütün maddelerini şakır şakır yapmaya başladım. Kaç sayfa kitap okumalar, yazılar yazmalar, neler neler... Ama işin özü, bunları yaptığın için mutlu olmakta. Kendine görev addeddiğin şeyleri, teker teker yapıyor olunca, üzerinize pozitiflik örtüsü değil,  halısı atılıyormuş.


 Not: Bir haftadır detoks namına birşey bırakmadım. Gerçekten daha mutsuz, bağlanıp kalmaktan tatmin olamayan bir insan haline geldim. Telefonum hala yok. Sadece laptop olmasına rağmen.

  Benim için telefon olmayışının en kötü örneği bu oldu: Çok tatlış kızımın, iki dakikalık malum yere gitmemden faydalanarak, bacağını beşiğine sıkıştırıp, şişmesini sağlaması ve şişip, kızardığını gören zavallı telefonsuz anne!



11.24.2015

Sene Sonuna Sıkıştırılan Liste

 


 Bir kaç haftadır kendimi çok daha iyi hissediyorum. İyi hissetme döneminin başında yazacak olsam eminim çok daha olumlu bir yazı olurdu.

 Kendimi iyi hissetme halinin karşılığı benim için; evin düzenli olması bu aralar. Ama bunu değiştirmeye karar verdim. Herşeyi sağlığımı koruyamamış olmaktan kaybetmişken, hala iyi olmak için bile, büyük bir çaba sarf etmediğmi farketim. Ve yılın bitmesine iki ay kala, uygulanabilir kararlar almaya karar verdim.

 (Ve bu kararı verince, süreyi ne kadar kısa tutarsam, etkili bir biçimde uyguladığımı görmüş oldum. Arada hatırlarsam harika olur.)

   2 ay içerisinde Yapılacaklar;

1- Hipoglisemi, hayatımın kalitesini aşırı derecede düşüren bir etken. Ve seyri kötü bir şekilde değişmeye başladı. Önlemi, sağlıklı beslenmek. Bu iki ay, sağlıklı, sık ve düzenli beslenilecek.

2- Birinci madde uygulanırsa rahatlıkla kilo da verilecektir. Hedef 8 kilo vermek.

3- Diş doktoruna gitmek.

4- Kan sulandırıcı ve d vitaminini düzenli olarak kullanmak.

5- İki ayın sonunda, dahiliye doktoruna giderek, şeker testi, kan sulandırıcı etkisi için test, d vitmini için test yaptırılacak.

6- Göz doktoruna mutlaka gidilecek.

  Senenin sonuna sağlığımı sıkıştırdım.Benim için önemli bir adım. Özellikle o dişçi var ya off...

 Şu ana kadar ne yapıp yapmadığımı irdeleyecek olursam;

1- Bu madde çok zor. Sonunda ilaç kullanımına başlayacak gibi duruyorum.

2- Hala kilo vermedim. Bu kadar uzun aralıklarla yemek yersem, imkansız zaten.

    Edit: Aralık ayında, 1 kilo verilecek. Sadece 1!

3- En bunaldığım mevzu; dişçi. Ama dişimin de ağrımasıyla cumartesi günü dişçiye gittim. Bir diş çekildi. İkinci diş bu cumartesi. 3 kanal, 2 dolgu+kaplama var. Dişçiye gitmekten nefret ettiren muhteşem dişçi amcaya selam olsun buradan. Çok dua ediyorum kendisine!

4- Kan sulandırıcı, diş çektirmemle sekteye uğradı. Bu gidişle de uğrayacak gibi duruyor. Ama onun dışında düzenli kullanıyorum. D vitaminini neredeyse kullanmadım. Yeniden başlamam gerek.

5 , 6- Bu iki seçenek, iki ay sonunda yapılacak.

 Gelecek yıl için, kısa süreli listeler yapmalı. Bir senenin sonunda, yapmak istediklerinin hayalini kurarak, uçarı rakamlarla çalışmak yerine, kısa soluklu, çabucak bitecek rakamlarla çalışmalı. Kulağıma küpe olmalı!

11.04.2015

Stilistlik Üzerine (Illustrations)

 Bloğa gelen, yoğun istek ve sorular üzerine (bir adet, sadece bir, rakamla da 1) üzerine, yazmaya karar verdim.

 Çizim yapmak isteyip, vakitsizlikten, ya sadece bir heves olarak kalacaksa diye maymunn iştahlılığından korkanlara ithaf ediyorum bu postu.

 Alın elinize kalemi, kalem olsa yeter, önce bir deneyelim kendimizi. Bilgisayar önünüzde olsun. Girin pintereste. Hatta buyrun, amacım kolaylık sağlamak!   Arama yaparken kelimelerimiz; ''illustrations, fashion,design''  İster direkt, çizimlere bakarak çizmeye çalışın, isterseniz vücut çizimlerine öncelik verin. Hem kendinizi kontrol etmiş olursunuz. Profesyonel anlamda, öğrenerek daha zevkli olacağını kulak ardı etmeyin yine de.


  Eğer, daha dikkatli bir çalışma yapmak istiyorsunuz, çıktılarını alın, önce vücutlar üzerinden geçerek başlayın işe. Sonra bakarak çizmeyi deneyin. Sıkıldığınızı hissederseniz, kolay oduğuna kanaat getirdiğiniz bir tasarım üzerinde çalışmaya başlayın. Bakarak çizim yapmanın , biz yeteneksizlere, büyük başarılar sağlayacağını unutmayın. (Yetenekliler üzerne alınmasın lütfen, saygım sonsuz, hayranlıkla izliyoruz.)


  Renkledirme ve çizim için, video izleyebileceğinizi de unutmayın.

  Kalem, kağıt gibi ayrıntılara takılmadan yapın. Kaliteli, dokulu kağıt, kötü çizimi olağanüstü yapmaz. Zamanla kalem, boya tercihlerinizi değiştirebilirsiniz tabi. İnce,kalın resim kalemleri vs.


 Profesyonel bir şekilde öğrenmeye zamanınız olduğunda, faydasını göreceğinizden eminim.



















  Kaynak:Pinterest


 

Mini Bir Merhaba Postu ve Dizi Tavsiyesi

 Merhaba! Artık sızlanmak istemediğimden yazamasam da, hala istediğim gibi yerleşebilmiş değilim. Sürünme durumu mevcut. Yakında to...