Ana içeriğe atla

Konuşmak, Yazmak, Düşünmek

Bu da bana kapak olsun :D





 Bizim evin halleri,  durmadan konuşabilen insanlar olarak tanımlanabilir. Eşimde, bende ve tabi eksik kalmasın kızımızda. Sesli düşünürken yakalıyorum kendimi ara ara. İki dakika kapa çeneni! Hem de, iki yaşına bile gelmemiş çocuğa. Sonra bir bakıyorsunuz ses kayıt cihazınız size tekrarlıyor. Kapa çeneni! Kahretmesin! Bunu içinizden söylüyorsunuz bu sefer, ama kendinize saydırmaya da devam ediyorsunuz. Sen kapa çeneni! Çocuk kelimesinin manasını öğrenemediysen, yapmamayı bileceksin vıdıvıdı..

 Konuşmak, benim için büyük bir ihtiyaç. Düşüncelerimi netleştirmemi sağlayan en önemli araç. Yazmakla, konuşmak gibi toparlayamıyorum. Sanki daha çok dağılıyor. En önemli etken, karşınızdakinden gelecek tepkiyi sıfıra indirebilecek şekilde, her tezi hızlıca düşünmek, kendi doğrunuzu teyit etmek, eğer edemezseniz birlikte çözmek. Evet, geyik yapmak dışındaki konuşmaların tanımı.

 Benim genel problemim; Çocuk!

 Eşimin genel problemi:   21:00'da eve gelmek. Bütün gün konuşmaktan cılkının çıkmış olması. Evde olduğunda yatay pozisyonda pc başında zaman geçirmek istemesi.

 Çözüm: Ben konuşurken kafasını pc'den kaldırmıyor. Ben inatla konuşmaya devam ediyorum. Arada dürtüklüyorum. Genele hakim, ama pek ses etmiyor. Neden? Çünkü, ben artık kendi kendime sorunu söyleyip, çözümünü bulup, yaptığım mantık hatalarını inceleyip, mutlu mesud yaşamaya devam ediyorum. Hem duvarlarla konuşup deli damgası yemiyorum, hem de arada lütfedip müdahil oluyor. Ee o da muhteşem oyunundan geri kalmamış oluyor.Alan memnun, veren memnun! Daha ne olsun!    ( Yalan mı, boşuna söylenme.)

 Ben düşünüyorum, konuşmaya geldi mi, zorlayarak da olsa konuşuyorum, ama iş yazmaya gelince tık yok. Halbuki, yazınca da rahatladığımı biliyorum. Ama daha da negatifleşiyor her şey sanki. Ta ki yazı bitene kadar. Blogger'ı açıyorum, yazmak yerine takip ettiklerime bakıyorum, sonra bloglarına manyak gibi yorum bırakıp duruyorum. Kendimi sapık gibi hissetmeye başladım. Çocuk üzerine konuşacak kafa dengi insan bulmak zor. Çocuğu olmayan arkadaşlarımın daha mantıklı olduklarını görüyorum. Ama pratik olmayınca, kült doğru bilinenler kalıyor geriye. Kızım için açdığım bloğa neredeyse yazı girmiyorum. Büyük heveslerin kurbanı olmuş gibi geliyor o blog. Her anıyı kaydetmek vsvs...

   Dişçiye tam gaz devam ediyorum. İkinci dişimde çekildi. Bir hafta sonra kanal- dolguya devam. Hiç tartıya çıkmadım. Hiç kilo vermedim bence. Ceren'in taktiğe dönüş yapayım. Bir ay içinde 1 kilo vermek yeni hedefim. Vermezsem ayıp artık.

  Yazmak, karşında insan olunca güzel sanki. Yazının anlam ve önemini belirttiğime göre, konuyu kapatabilirim.

Yorumlar

  1. Ama bak yine aynı şeyi yapıyorsun 1 ayda 1 kilo, yine kantitatif değerler ;) Tartın dijitalse bence bu ay kilo vereceğim de ve gram bile versen bu bir başarıdır, yalan mı :P Ufak başarılar birleşince kocaman eder..
    Ya bu arada ben de bu hafta PMS öncesi eşime daldım, devamlı başı elindeki telefona eğik aaa, sinirleniyorum, üstüme alınıyorum bu ilgisizliği, nedeni ister beyin yorgunluğu ister çene yorgunluğu olsun bana zaman ayırmayacaksa niye var yahu?! PMS fena girdi bu ay...

    YanıtlaSil
  2. Seni mi kırcam yaa. 100 gram versem yeter. Kilo alıyormuşum bir de. Rezalet!

    PMS değil vala benim ki. O hep böyle. Hakkını yemeyeyim, kızıyla da oynuyor, ya da kendi kendine oynamasına sağlayıp, pc başına çöküp, kahve içmeme, iş yapmama müsade ediyorlar. Sağ olsunlar. Ama aşamıyoruz bu pc-tel başında vakit geçirmeyi.

    Ben uyum sağlayayım dedim, onunla beraber oyun oynadım. Ama cık ben devamlı oynayamıyorum. SimCity oynadık, tasarım, şehirleşme, nüfus artışı, mennuniyet, onun oyununa bin basıyorum ama en fazla bir hafta oynuyorum.

    Hayır, vakit geçirme de, demiyorum ki, geçir, rahatla ama ben de insanım. İki çift laf edelim dimi. Gerçi artık alıştım. Önceden bayağı bozuluyordum. Çözüm falan arıyyordum. Beceremedim.

    YanıtlaSil
  3. Çözümünüze bayıldım :)
    Ben bir sürü çözüm aradım, tutmadı. Ben de vazgeçtim :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çözüm yazılması kendimi kandırmaca zaten. Vazgeçilmişliğin dik alası aslında.;)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Stilistlerden Çizimler (IIlustrations)

O kadar stilistliğe gitmeye çalışıyorum, ediyorum dedim madem, biraz da bana ilham veren görüp de beğendiğim çalışmaları sizinle de paylaşayım istedim. (Bu arada ufak bir not: Ben, çizim tekniklerini yarın öğreneceğim için ve ilk denemelerimden haz etmediğim için ve silüet ve kıyafet duruşunu kavrayabilmek için bakarak çizim yapmayı yeğledim. Yani son zamanlarda ki çizimlerim tamamıyla benim tasarımlarım olmadı.Ama çizimlerimde ilerleme kaydetmeme büyük katkıları oldu. Kısacası siz de elinize kağıt kalem alıp başlayabilirsiniz. Olmadı mı canınızı sıkmayın. Hiç olmadı bana yazın anlayamadığınız noktaları. Yarım doktor misali, ama canınızdan olmazsınız :)     Size yardımcı olabilecek diğer noktalar ise, çizimini gördüğünüz bir modelin kalıbını çıkartabiliyorsanız eğer, yahut pratik olarak değil de direkt modelistlik eğitimi almışsanız kalıbını çıkartıp, dikip, bilmem hangi markanın çook beğendiğiniz ama o çook fiyatından dolayı alamadığınız modelini üzerinizde hep birlikte görebiliriz. Y…

Yaka Yapımı

Stilistlik kursumuzda bu hafta yaka yapımı üzerine yoğunlaştılar. Yoğunlaştılar dememin sebebi ise maalesef malzemem olmadığı için,ve yakın tuhafiyelerde bulamadığım için ortada kalmam yüzünden. Uzun süredir rahatsızlıklarım ve bilumum sıkıntılı sebeplerden ötürü kurslarıma gidememiştim. Malzemelerden de bir  gün önce haberim olunca başka bir yerlerden bulma ümidim de kalmadı. Arkadaşlarım, benim uzun süredir yapmak istediğim yakaları yaparken ben de onları izledim. Biraz çizim yaptım. Birazcık ta dikiş. Gözüm onlarda olunca pek iş yapamadım zaten.

                                                             Yaka kalıp örnekleri:








  Malzemelere gelirsek;

  -Keçe ( Hoca beyaz,krem ve siyah tercih etmemizi istemişti. Bence istenilen renkte keçe kullanılabilir. Hatta bence kumaş çok daha şık olur. Benden söylemesi.)

-İnci (Büyük ve arkası yassı olanları tercih ettiler. Yapıştırabilmek için arkasının yassı olması önemli bir pozisyon oluşturuyor.)



-Silikon tabancası artı silikon almayı unutma…

Salvador Ve Sürrealizm

Bir kaç senedir Salvador Dali ile tanıdığım ve beni içine çekip bir daha da çıkaramayan sürrealist resimler.. Başka ressamlar da var elbet. Ana temanın Dali olmasının ilk sebebi, onunla sevmiş olmam. Bu resimdeki de Salvador amcamız. İşin en güzel tarafı bu fotoğrafın dijital tekniklerle hayat bulmamış olması.
 Bir kaç ay önce Salvador Dali sergisi Tophane-i Amirede idi. Hayalim; nette gördüğüm, beni cezbeden  o zekice çizilmiş resimlerin çok daha fazlasını görebilmekti. Ama neredeyse bütün çizimler benim zekamın fazlasıyla üstündeydi. Eğer güzel sanatlar öğrencisi olsaydım çok şey öğreneceğim kesindi. Maalesef değilim...












  Başlığa bakıp ta, öyle internetten edindiğim bir kaç bilgi ve beğeniyle sürrealizm üzerine ahkam kesmemi bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Tek amacım, görmemiş olmanız ihtimaline karşı, bir kaç resim ekleyip sizin de sürüklenmenizi sağlamaktı.