Ana içeriğe atla

Mim

ooak-Original Rabbit and Peony Illustration Art 8 x 10 via Etsy:




 Handan, unutmamış mimlemiş beni. Takıntılarım, sevdiklerim,sevmediklerim...

-Eğer, bir işi yapıyorsam tam yaparım. Didiklerim, yoksa asla içim rahat etmez. Aklım, es geçtiğim yerde kalır. Çok kötü bir şey. Çünkü, ya hep, ya hiç mottosuyla hareket etmek, iki türlü de yıpratıyor insanı. Bir şeyi yapmamaya karar verdiysem de, geri dönüp yüzüne bakmam. Aklımın bir köşesin de,yarım bırakılmış olarak,senelerce rahatsız eder.

-Çift sayı olmamasına takılırım. Bunu yenmek için, tek sayı yapmaya başlamıştım bazı şeyleri. Şimdi onların tek, diğerlerinin çift olmaması gözüme batıyor.

-Büyük bir hevesle başlamayı düşündüğüm şeyi anlatma hatasına düştüğüm de,(haksızda değiller hani ama) olumsuzluklardan dem vurulmasından nefret ederim.

-Monotonluk insanı öldürür. Ama çocuktan sonra, monotonluk da önem kazanıyor. Zaten artık, temiz,düzenli bir odada yayılıp, kitap kahve keyfi yapmak güzel bir yenilik haline geliyor.

-''Aman, daha kötüsü olacağına, derdimiz bu olsun yeter ki'' gibi laflar etmemeye artık özen gösteriyorum. Bir kere yaptım o hatayı, ömrümü yedi valla.

- Yeni, kolay tarifler denemekle mutlu olabilirim. Her zaman yaptığım yemeğin içine, farklı bir baharat katmakla tadını değiştirmek bile, mutlu eder.

- Spor yapmak için, koşu bandında ya da aynı yeri defalarca yürümekten hiç hoşlanmam. Tırmanayım,bisiklet süreyim, yüzeyim, eğlenceli birşeyler yapayım yani.

-Ama yeni bir sokak,deniz kenarı,ormanın içi ve en güzeli bir şehri yürüyerek gezmekten acayip keyif alırım. Tabi bir şehirden kastım mesela, İstanbul'da Beylikdüzü'nü gezmek değil. :D

- Yalan söylemekten hoşlanmam. Beyaz yalanlar da dahil. Onun yerine hiç bir şey söylememeyi tercih ederim. Eğer söylemek zorunda kalırsam, yalan olduğu belli oluyor zaten, bir işe yaramıyor. Anlayacağınız, beceremiyorum.

- En çok ilkbaharı severim. Hem serin, hem güneşli. Ama en çok, tabiatın canlanırken oluşturduğu o renklere vurulurum. Kendimi daha iyi hisseder, daha enerjik olurum. Alerjimin izin verdiği noktaya kadar.

-Güneş olmadı mı, tadımda olmuyor. Güneş müthiş enerji veriyor. Ama yağmur yağsın ben izleyeyim, altın da ıslanırken yürüyeyim, bayılırım. Kışet yafı bir nebze daha çok severim de, yazın o sıcaklar beni öldürüyor. Bu yaz, Afrika kıtasında ki insanları anladım. Neden gelişemediklerini, yavaşlıklarını. O sıcakta bana dokunanı vururum valla.

 Anlatacak ne çok şeyimiz var. :)

Yorumlar

  1. İzmir'de koşu bantım tv karşısındaydı. Surviver falan izlerdim yürürken. Yalova'da yatak odasına koyabildim. Camdan dışarı bakıyordum. Karşıda bir tepe var. Yürüyorum yürüyorum tepe aynı yerde duruyor :) İçime fenalık geldi :) Sattım aleti. Zaten dışarda yürümeyi severim. Bilgiç küçükken çıkamadığım için almıştım onu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eşim de koşu bandında zayıflamışdı evlenmeden önce :D Ne yaparak dersin? Dizi izleyerek. Bol sezonlu dizilerden izlemek lazım. Gerçi olur da türk dizisi izlemeye kalkarsan sezona gerek yok. :D

      Yürümeyi sevmek güzel birşey valla. Ben sevemiyorum. Zorlayınca da bir hafta bilemedin iki hafta sürüyor.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Stilistlerden Çizimler (IIlustrations)

O kadar stilistliğe gitmeye çalışıyorum, ediyorum dedim madem, biraz da bana ilham veren görüp de beğendiğim çalışmaları sizinle de paylaşayım istedim. (Bu arada ufak bir not: Ben, çizim tekniklerini yarın öğreneceğim için ve ilk denemelerimden haz etmediğim için ve silüet ve kıyafet duruşunu kavrayabilmek için bakarak çizim yapmayı yeğledim. Yani son zamanlarda ki çizimlerim tamamıyla benim tasarımlarım olmadı.Ama çizimlerimde ilerleme kaydetmeme büyük katkıları oldu. Kısacası siz de elinize kağıt kalem alıp başlayabilirsiniz. Olmadı mı canınızı sıkmayın. Hiç olmadı bana yazın anlayamadığınız noktaları. Yarım doktor misali, ama canınızdan olmazsınız :)     Size yardımcı olabilecek diğer noktalar ise, çizimini gördüğünüz bir modelin kalıbını çıkartabiliyorsanız eğer, yahut pratik olarak değil de direkt modelistlik eğitimi almışsanız kalıbını çıkartıp, dikip, bilmem hangi markanın çook beğendiğiniz ama o çook fiyatından dolayı alamadığınız modelini üzerinizde hep birlikte görebiliriz. Y…

Yaka Yapımı

Stilistlik kursumuzda bu hafta yaka yapımı üzerine yoğunlaştılar. Yoğunlaştılar dememin sebebi ise maalesef malzemem olmadığı için,ve yakın tuhafiyelerde bulamadığım için ortada kalmam yüzünden. Uzun süredir rahatsızlıklarım ve bilumum sıkıntılı sebeplerden ötürü kurslarıma gidememiştim. Malzemelerden de bir  gün önce haberim olunca başka bir yerlerden bulma ümidim de kalmadı. Arkadaşlarım, benim uzun süredir yapmak istediğim yakaları yaparken ben de onları izledim. Biraz çizim yaptım. Birazcık ta dikiş. Gözüm onlarda olunca pek iş yapamadım zaten.

                                                             Yaka kalıp örnekleri:








  Malzemelere gelirsek;

  -Keçe ( Hoca beyaz,krem ve siyah tercih etmemizi istemişti. Bence istenilen renkte keçe kullanılabilir. Hatta bence kumaş çok daha şık olur. Benden söylemesi.)

-İnci (Büyük ve arkası yassı olanları tercih ettiler. Yapıştırabilmek için arkasının yassı olması önemli bir pozisyon oluşturuyor.)



-Silikon tabancası artı silikon almayı unutma…

Salvador Ve Sürrealizm

Bir kaç senedir Salvador Dali ile tanıdığım ve beni içine çekip bir daha da çıkaramayan sürrealist resimler.. Başka ressamlar da var elbet. Ana temanın Dali olmasının ilk sebebi, onunla sevmiş olmam. Bu resimdeki de Salvador amcamız. İşin en güzel tarafı bu fotoğrafın dijital tekniklerle hayat bulmamış olması.
 Bir kaç ay önce Salvador Dali sergisi Tophane-i Amirede idi. Hayalim; nette gördüğüm, beni cezbeden  o zekice çizilmiş resimlerin çok daha fazlasını görebilmekti. Ama neredeyse bütün çizimler benim zekamın fazlasıyla üstündeydi. Eğer güzel sanatlar öğrencisi olsaydım çok şey öğreneceğim kesindi. Maalesef değilim...












  Başlığa bakıp ta, öyle internetten edindiğim bir kaç bilgi ve beğeniyle sürrealizm üzerine ahkam kesmemi bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Tek amacım, görmemiş olmanız ihtimaline karşı, bir kaç resim ekleyip sizin de sürüklenmenizi sağlamaktı.