1.23.2016

Gülümsemek

:) Imagination is a wonderful thing, isn't it?:
İçeriği düşünme sadece gül, böyle şeyler yapma! :P



                                                   
 Ufacık bir gülümseme üzerine, uzun yazılar yazmak tuhafıma gitmiştir her zaman. Nedenini anlamaktan çok uzaktım. İnsanların gülümsemediğini görmediğimden olduğunu fark ettim yeni yeni. Daha doğrusu gördüğüme de, farklı anlamlar yükleyerek es geçtiğimi. Bu da, 2016'nın ilk farkındalıklarından biri oldu. Çok da güzel oldu.

 Otomatik olarak yaptığım şeylerin, farkına varmam çok daha uzun sürüyor. Bunlardan biri gülümsemek. İnsanlardan, sen hep böyle gülümser misin? Ömrün boyunca hep böyle gül! gibi tatlı sorgulamalar ve dualar aldığım gibi, az önce yaşadığım sıkıntıdan haberi olan insanlar bunu hiç fark ettirmediğim için, hep böyle olumlu ol diye sırtımı sıvazladıklarında öğrenirim bildiklerini. Tabi içerisi yangın yeri, farkında değiller. Ama yine de kimin hoşuna gitmez ki? Olumlu olmak için daha çok çaba sarf ettiren cümlelerdir onlar.

 İnsanların gülümsemediklerini fark etmem demiştim. Şimdi, insanlara gülümseme temalı cümlecikler paylaşılıyor her yerde. (Çok da güzel yapılıyor.) Kendimi sorgulama ihtiyacı hissettim. Bana göre insanlar gülümsemeyen varlıklar değil ki! Otomatik pilotu fark ettim neyse ki! Yanından geçtiğim insana gülümserim ben. Eğer iş yapıyorsa, kolaylıklar dilerim. Avm'ye girerken, güvenlik görevlisini es geçmem mesela. Gülümser, teşekkür eder, iyi günler dilerim. Yüzünde ki ifade değişir. Yemek yediğim zaman, masamı temizleyene kolaylık olsun diye dağınık bırakmamaya çalışırım. Gülümseyip, teşekkür ettiğim de, mutlu olduğunu görürüm. Kızım iki yaşında oldu olacak. Teşekkür etmesi gerektiğini anlatırım. Sebebini vs. Alışveriş merkezlerinde, arı gibi çalışan görevlilerin, bir dakika önce boşalmış masayı temizlemediği için, kendini bir halt zanneden, altmış,yetmiş yaşına gelmiş, vurgusuna,tonlamasına kadar dikkatle türkçe konuşan ama insan olmayı becerememiş varlıklar tarafından bağırılıp,çağırılarak aşağılanan insanlar gördüm. Ya kovulursam korkusundan, kim bilir hangi borçlarını düşünerek kafasını kaldırmadan, tek bir söz söylemeden masayı temizledi o adam. Rica etse, maazallah inme inerdi bir tarafına. Hastaneye gittim geçen cuma. Çocuk bölümündeyim. Herkes dertli tabi. Birisine gülümsedim, konuştuk. Muhabbet çocukların ateşi tabi. Karşımda oturan teyzeye gülümsedim. Sımsıkı kapalı dudaklar. Torunu hasta belli. Diğer kadınla kesişti gözlerimiz. İnatla gülümsemedi. Daha kırkı çıkmamış bebeğinin. Kim bilir ne halde diye düşündüm. Bebeğine büyük bir sevgiyle bakıp, kokladı. Bu iyi diye düşündüm, bebeğiyle arasında ki bağ harika.  İnsanların dertleri olması doğal. Benim gülümsemem hayatının akışını değiştirebilir mi?

 Her zaman böyle mi? Cık. Mesela aynı örneğe devam edecek olursam, avm'ye girmeden önce eşimle tartıştık, eh tam o sırada olduğu için benim surat nasıl bozuk ama, üff. Herhangi bir tepki vermeden geçtim,gittim. İçimden, kendimi kötü hissettim. Sonra, moralimin bozuk olduğu suratımın düşüklüğünden belliydi, kimsenin asık suratlı bir bencil olmadığımı düşünmeyeceğinin farkına vardım. En azından, ben herhangi bir kimse hakkında böyle düşünmüyordum. 

 Yeni insanlarla tanışmak,yeni hikayeler dinlemek benim için bir ihtiyaç. İhtiyaç derken abartmıyorum. Off çok sıkıldım, gidip, ilk defa gördüğüm bir insanla konuşmam lazım diye düşünürüm. Bunun kapısını açan anahtar da, gülümsemek tabi. Irak'ta ki savaştan kaçan,tercümanlık bürosu olup, eşiyle bu mesleği yapan ve Saddam kalsaydı da, Amerika'lı askerler gelmeseydi, diye yakınan biriyle tanışmak, benim için harika bir duygu. Farklı fikirler, farklı karakterler, bambaşka bakış açıları. Bu yüzden, belki de, sadece karakterle alakalıdır diye düşünüyorum bazen. Ne fark eder, insan, insan olduktan sonra, gülümsemiş ya da gülümsememiş. Gülümsemediyse bir derdi vardır. Sen de, diğer gördüğün insana gülümse!

12 yorum:

  1. Bir gün bir arkadaşımla çarşıda dolaşıyorduk. Kitapçıdakiyle sohbet ettim. Ne bileyim büfedekiyle falan. En sonunda eh tabi sen herkesle arkadaş olursun dedi bana. Teşekkür etmeler, iyi akşamlar falan diyormuşum. İlk o zaman herkesin öyle yapmadığını anlamıştım. Müfettişken şube çaycıları çok severdi beni. Sanırım görünmez gibi dolaştıkları şube içinde görünür oldukları, onlara gülümseyen, hatır soran, teşekkür eden bir ben vardım. Çok benziyoruz :)

    Sen fotoğrafına yorum yapmamışsın. Aslında kütüphane fotoğrafı aramıştım ama hiç çekmemişim. Kitap koymuştum o yüzden :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haha. Ne kadar kötü birşey yaptığının farkında mısın acaba? :P

      Ben de, benzediğimizi düşünüyorum. Hatırlarsın. Yay olduğuna yormuştum ama değildin.:D Yükselenin yaydı sanki.

      Sil
    2. Evet yükselenim yay :)

      Sil
    3. Bingo! Bu sefer oldu. :)

      Sil
  2. Ben de çok gülümseyenlerdenim, çocukluğumdan beri. Asla gülümseyeni de karşılıksız bırakmam ama özellikle değil, içimden gelir, nefes almak gibi.. Bu sabah ben de sıra beklerken önümdeki kadının birşey düşürdüğünü sanıp "pardon sizin mi?" dedim ve bana öyle bir baktı ve "naaa" (hayır'ın ne bileyim "yoh" falan gibi kaba bir versiyonu) dedi ki, baştan aşağı soğuk bir rüzgar esti içimde.. Sonra baktım bana değil, başka birine de çok ters bir yanıt verdi. Valla kadının kocaman da karnı vardı ve "üfff ne biçim bir anne olur bundan" diye terbiyesizce de düşündüm yani, daha hamileyken bu kadar tersse.. Bazı insanlar ne kadar negatif enerjili.. Onlara rağmen, sabah dedim "aman ne takılıyorsun, bir sonrakine gülümsersin o da sana gülümser tamam" arkamı dönüp gözüme kestirdiğim şöyle kısa boylu toparlak bir kadına gülümsedim, oooh mis gibi geri gülümsedi, rahatladım valla :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Toparlak iyidir, o hep gülümser, kabullenmiştir bazı şeyleri. :D Kendime ağıtlar cümlesi olsun bu da. :)

      Ben kendimden pay biçerek yorumluyorum insanları hep. Bugün de bir kaç gün önce de şöyle yorumlar aldım. Sen daha önce daha güzel gülümserdin, enerji doluydun, yıprandın buaralar gibi. Haklılar. Herşeyi unutmuş görünsemde o sırada, demek ki gözlerimin içi eskisi kadar gülemiyor. Bilinç altım, yaşadıklarım vsvs..

      O yüzden, insanlar gülümsemiyorsa, bir sıkıntıları olduğuna hükmediyorum. Hatta öenmli birşey değildir inşallah falan diye düşünüyorum. Abartıyorum demek ki ya.

      Sen, hediye için kura çekerken video koymuştun. Hatırlıyorum enerjini, gözlerinin içinin gülüşünü.(Maşallah dedim.:) Yazılarından da belli oluyor biliyor musun? Kızımda uyku apnesinden şüphelenip günlerce uykusuz kaldığım gecelerde seni okuyordum. Bir de Handan.

      Çok ilginç gelecek belki ama, gerçekten unutmayacağım iki kişisiniz!

      Sil
  3. Ne güzel bir yazı olmuş.
    Okurken gülümsedim :)
    Tanımadığıma gülümsemeyeli çok oldu ama iyi dileklerde bulunmayı unutmadım şükür. Bazısı tepki vermiyor, bu durum mevcut pozitifliğimi de alıp götürüyor ama kimisinden aldığım tepkiler mutlu ediyor beni.
    Off keşke herkes iyi olsaydı. Sıkılmazdım ben, iyinin kıymetini de unutmazdım. Vallahi bak.
    :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Sen hep gülümse! :)

      Kim bilir ne derdi vardı da gülümsemedi? Bu da Bitli olumlaması olsun. :D

      Kötüyle iyi birbirine karışmasa bile güzel. Herkes olumsuzluğunu,bencilliğini, egosunu aynı özelliklerdeki biriyle paylaşsa. Birbirlerini yiyip dursalar. Önce öğrenseler böyle yaşanmayacağını, sivriliklerinden arınıp öyle devam etseler yollarına...

      Sil
    2. Bt iyi misin? Umarim kodlara gomulmussundur, tad kaciran birsey yoktur.

      Sil
    3. İyiyim ya idare ediyorum. (Bu gece ateşi çıktı yine, hobbitliğin sonu annenin uykusuz kalması malum, ayaktayım bakalım. :)

      İşlere odaklanayım dedim, onu dedim bunu dedim uğrayamadım. Kodlar mart ayına kaldı valla hiiç bakmadım. :)

      Sil
  4. Aslında düşündüğümüz Şeyler davranışlarımızı etkiler. Kısı zihninde dertler sorunlar içinde yüzüyorsa bu yüz ifadelerine de yansıyor . Bu Yüzden iyi düşünmek Lazım sıkıntılı zamanlarda da gülğmseyebilelim etrafa. Gülümsemekten cok selam vermek daha etkili bence cünkü selam verirken otomatik pilot devreye giriyor da gülümsüyoruz ister istemez. Ben de bazen selam vermeyi unuttuğumda garip hissediyorum kendimi sanki Saygısızlık etmişim gibi.
    O amca örneğinden ben de görmüştüm vakti zamanında Allah kalplerini yumuşatsın.

    YanıtlaSil
  5. Amin. :)

    Ocak ayında olumlu düşünme üzerine bir kitap okudum. Selam vermekle ilgili söylediklerinin tamamını duanın üzerine yoğunlarştırmıştı. Norman Vincent Peale imiş yazarı, şimdi baktım. :)

    YanıtlaSil

Mini Bir Merhaba Postu ve Dizi Tavsiyesi

 Merhaba! Artık sızlanmak istemediğimden yazamasam da, hala istediğim gibi yerleşebilmiş değilim. Sürünme durumu mevcut. Yakında to...