Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sıradan Bir Gün Daha...

Bu fotoğraf ne güzel şeyler anlatıyor bilseniz. Mesela, ooo makyaj yapmış bugün diyor. Rujum bordo halbuki. Bu renge nasıl döndüğünü ben de çok merak ettim. Vee evet bordo. Kendime geliyorum, ne var. :) Eşofmanlarımı çıkartıp, eteğimi giydim,üzerne hafif dekolteli t-shirtten hallice bluz. Makyaj yapıyorum derken rezil ettim az bir şey amaan olsun o kadar.

  Kitap okumuş demek oluyor. İki aydır yapamadığım bir eylem. Nasıl rahatlatıyor, mutlu ediyor. (D&R'ın indirimde ki kitaplarından ilk defa bu kadar çok aldık. Bir bakın derim. İdefix'de bol indirimli, Haberiniz olsun.)  Kitabı azıcık ilerleyince daha çok sevdim. 56. sayfasındayım o ayrı.

  Kek yapmışım. Yapmayalı iki seneyi geçmiştir desem. Yine sıvısı fazla geldi. Çikolata parçacıkları dibine inmiş falan ama tadı güzel. Görünmese de kurabiyem de var. Ayrıca kurabiye canavarı bir kızım var. Hayallerimden biriydi. Bayıla bayıla yiyor. Ay da bir iki kere pişiyor gerçi ama yeterli bence.

 En güzeli ne biliyor musunuz? Uz…

Gülleri Aspirinlemek

Bayağı kötü durumdalardı. Suya koymayı da geciktirince hepten boyunlarını bükmüşlerdi yavrucaklar. İnternette şöyle bir dolandım, suyuna aspirin koymaktan bahsetmişler. Kullanılmayan 300 mg'lık ecopirinler ne güne duruyordu. Koştum hemen 900 mg ezip koydum. Abarttım sanki. Ama bayağı toparlandılar. Aklınızda olsun. Çiçeklerinizin suyunu aspirinleyiniz efenim!


Burası da İstanbul!

Uzun zaman önce yapmam gerektiğinden emin olduğum şeyi, bu hafta sonu, ani bir kararla uyguladık. Kontrol ve aşı için, Şişli'ye geçip oradan kuzeye doğru gitmeye eşim ikna etti beni. İyi ki de etmiş de, o güzellikleri görebilmişim. İçim açıldı, ağzım kulaklarımda gezdim ve fotoğraf  makinem yanımda olsaydı diye söylenip durdum. Hafta sonları kaçmaya, piknik yapmaya karar verdik. Ben de, fotoğrafların hepsini gözlerimle çektim, depoladım mecbur. Nerede, nasıl çekmeliyim falan, her şey tamam. Hafta sonu kaçamak yapmaya kaldı iş...

 Demem o ki, Istanbul sınırları içerisinde, köyler, dağlar, rengarenk tarlalar var. Çatalca'da ki piknik alanlarının ötesini görün. Sadece yollarında arabayla gitmesi bile müthiş keyifli olan bir şeyden bahsediyorum size. Çatalca'dan biraz daha ileriye gidin, Tekirdağ'a varmak üzere olsanız da, siz de görmelisiniz, ferahlamalısınız, diye düşündüm. Ben vicdanımı rahatlattım, gerisi size kalmış. :)





Günlüğümsü

Merhabaaa. Bugün güzel bir gün geçirdik aslında ama ben tekerlerimden birini patlatmış gibi hissediyorum. Bloğa dert anlatıp dururken, ay böyle dert yaza yaza olmaz, hiç mi olumlu bir şey yaşamıyorsun demiştim kendime. Ara ara söyleyip, silkelenip kendime gelmem gerekiyor. Sonra fark ettim ki, ben olumsuz bir şeyi hiç kimseyle paylaşmıyorum ki. Eee buraya kalanlar, hep olumsuz oluyor.

 Ufacık diye tabir edilen şeylerden mutlu olabiliyorum. Benim için, güzel şeyler, kocaman şeyler onlar. Ufaltmak haksızlık bence. Neredeyse iki ay olacak devamlı bir hastalıklar silsilesi içinde boğuşuyoruz. Şükür bayağı iyiyiz. Hastalığın başında beş gün içinde 6 saat uyku uyumuşum. Benim rekorum bu. İlk uyumadığım gecenin stresini beş dakika içinde nasıl attığımı anlatmaya karar verdim şimdi. Spontane yazıyorum ben, en güzel planım plansızlık.

 Şimdi, yine ateşlendi benim kedi. Mecburen uyumadım. Gün aydınlanıyor baktım, uyumasam da azıcık yatsam mı diye düşünürken, kızımın odasının önünden geçtim. Dö…