Ana içeriğe atla

Günlüğümsü

 Merhabaaa. Bugün güzel bir gün geçirdik aslında ama ben tekerlerimden birini patlatmış gibi hissediyorum. Bloğa dert anlatıp dururken, ay böyle dert yaza yaza olmaz, hiç mi olumlu bir şey yaşamıyorsun demiştim kendime. Ara ara söyleyip, silkelenip kendime gelmem gerekiyor. Sonra fark ettim ki, ben olumsuz bir şeyi hiç kimseyle paylaşmıyorum ki. Eee buraya kalanlar, hep olumsuz oluyor.

 Ufacık diye tabir edilen şeylerden mutlu olabiliyorum. Benim için, güzel şeyler, kocaman şeyler onlar. Ufaltmak haksızlık bence. Neredeyse iki ay olacak devamlı bir hastalıklar silsilesi içinde boğuşuyoruz. Şükür bayağı iyiyiz. Hastalığın başında beş gün içinde 6 saat uyku uyumuşum. Benim rekorum bu. İlk uyumadığım gecenin stresini beş dakika içinde nasıl attığımı anlatmaya karar verdim şimdi. Spontane yazıyorum ben, en güzel planım plansızlık.

 Şimdi, yine ateşlendi benim kedi. Mecburen uyumadım. Gün aydınlanıyor baktım, uyumasam da azıcık yatsam mı diye düşünürken, kızımın odasının önünden geçtim. Dört seneyi geçirdik bu evde, bu odanın güneş doğarken nasıl güzel ışıklar oluşturduğunu fark etmemişim. Tam iki binanın ortasına geliyor açısı, güneş tepeye gelmeden, hani böyle en güzel rengindeyken dolabın kapağına düşen ışıltı. Altın rengi mi desem yoksa ateş mi? O rengin adı yok ben de. Bir de güneş batarken verir o ışıltıyı. Ba-yı-lı-rım! Ne yatması dedim, hemen kahve yaptım. Açtım camı sonuna kadar, en sevdiğim serinlik. Tatlı tatlı eser ama yaz günü de olsa üşütür, tüylerini diken diken eder hani. Bir de kuş cıvıltıları. Beş dakika sürdü sürmedi, ama bu evin hatırlayacağım en güzel anısı oldu benim için. Sesiyle,kokusuyla,serinliğiyle videosunu çekip hafızama attığım nadir dakikalardandı. Çok biriktirmek lazım bunlardan. Beş dakikada anladığım, kavradığım gerçek bu oldu. O serinlik beni, çocukluğumda, tuvalete uyanıp, balkona çıkıp, o sessizliği içime çektiğim ana götürdü beni. Mutluluğumu, huzurumu ve serinliği hissettim. Koluma bakıp üşümemin fotoğrafını çektiğimi fark ettim. Başka bir zamanda, nedenini bilmediğim (kesin sınavdan 70 almışımdır:) mutsuzluğumun, vitrine düşen güneşin batışında ki alev rengiyle kaybolmasıydı. Bir sonra ki, sonbahar yağmurunda kırmızı hırkamı giyip, balkonda yağmur sesiyle kitap okuduğum an oldu.

 Beynimiz bir zaman kapsülü. İçine ufak ufak, huzursuzluğumuzda bizi kendimize getirecek mini mutluluklar hazırlamalıyız. Ara ara hatırlayıp, taze halde tutmalı onları ki ihtiyacımız olduğunda bekletmesinler bizi. Aydınlatsınlar önümüzü,yüreğimizi ve zihnimizi.

 Her ay rapor yazmak niyetinde ki ben, hiç yazmadım.Ocak ve şubat aylarım benim için ne kadar fena geçmemiş dedirtse de, mart ve nisan ayları hastalıklarla geçti. Ama bir önce ki paragrafta yazdığım gibi, olumsuzlukları bile olumluya çevirmek için uğraşacak, zihin, kalp ve göz, bir çok şeyden daha öğretici olabiliyor. Yine dert anlatamadım... :)

Yorumlar

  1. O küçük anlar en sevdiklerimdir. Minicik olsalar da kocaman etkileri olur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İdolümsün. Öylesine söylemiyorum cddiyim. :)

      Sil
  2. Balkonda yağmur sesiyle kitap okumak!!!

    Bitirdin beni :D

    YanıtlaSil
  3. Balkonumu kullanmak istiyorum bu sene. Bu sene, ımm bakalım gerçekleşecek mi? Benim senelik listeme eklenesi bi durum. :D

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Stilistlerden Çizimler (IIlustrations)

O kadar stilistliğe gitmeye çalışıyorum, ediyorum dedim madem, biraz da bana ilham veren görüp de beğendiğim çalışmaları sizinle de paylaşayım istedim. (Bu arada ufak bir not: Ben, çizim tekniklerini yarın öğreneceğim için ve ilk denemelerimden haz etmediğim için ve silüet ve kıyafet duruşunu kavrayabilmek için bakarak çizim yapmayı yeğledim. Yani son zamanlarda ki çizimlerim tamamıyla benim tasarımlarım olmadı.Ama çizimlerimde ilerleme kaydetmeme büyük katkıları oldu. Kısacası siz de elinize kağıt kalem alıp başlayabilirsiniz. Olmadı mı canınızı sıkmayın. Hiç olmadı bana yazın anlayamadığınız noktaları. Yarım doktor misali, ama canınızdan olmazsınız :)     Size yardımcı olabilecek diğer noktalar ise, çizimini gördüğünüz bir modelin kalıbını çıkartabiliyorsanız eğer, yahut pratik olarak değil de direkt modelistlik eğitimi almışsanız kalıbını çıkartıp, dikip, bilmem hangi markanın çook beğendiğiniz ama o çook fiyatından dolayı alamadığınız modelini üzerinizde hep birlikte görebiliriz. Y…

Yaka Yapımı

Stilistlik kursumuzda bu hafta yaka yapımı üzerine yoğunlaştılar. Yoğunlaştılar dememin sebebi ise maalesef malzemem olmadığı için,ve yakın tuhafiyelerde bulamadığım için ortada kalmam yüzünden. Uzun süredir rahatsızlıklarım ve bilumum sıkıntılı sebeplerden ötürü kurslarıma gidememiştim. Malzemelerden de bir  gün önce haberim olunca başka bir yerlerden bulma ümidim de kalmadı. Arkadaşlarım, benim uzun süredir yapmak istediğim yakaları yaparken ben de onları izledim. Biraz çizim yaptım. Birazcık ta dikiş. Gözüm onlarda olunca pek iş yapamadım zaten.

                                                             Yaka kalıp örnekleri:








  Malzemelere gelirsek;

  -Keçe ( Hoca beyaz,krem ve siyah tercih etmemizi istemişti. Bence istenilen renkte keçe kullanılabilir. Hatta bence kumaş çok daha şık olur. Benden söylemesi.)

-İnci (Büyük ve arkası yassı olanları tercih ettiler. Yapıştırabilmek için arkasının yassı olması önemli bir pozisyon oluşturuyor.)



-Silikon tabancası artı silikon almayı unutma…

Salvador Ve Sürrealizm

Bir kaç senedir Salvador Dali ile tanıdığım ve beni içine çekip bir daha da çıkaramayan sürrealist resimler.. Başka ressamlar da var elbet. Ana temanın Dali olmasının ilk sebebi, onunla sevmiş olmam. Bu resimdeki de Salvador amcamız. İşin en güzel tarafı bu fotoğrafın dijital tekniklerle hayat bulmamış olması.
 Bir kaç ay önce Salvador Dali sergisi Tophane-i Amirede idi. Hayalim; nette gördüğüm, beni cezbeden  o zekice çizilmiş resimlerin çok daha fazlasını görebilmekti. Ama neredeyse bütün çizimler benim zekamın fazlasıyla üstündeydi. Eğer güzel sanatlar öğrencisi olsaydım çok şey öğreneceğim kesindi. Maalesef değilim...












  Başlığa bakıp ta, öyle internetten edindiğim bir kaç bilgi ve beğeniyle sürrealizm üzerine ahkam kesmemi bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Tek amacım, görmemiş olmanız ihtimaline karşı, bir kaç resim ekleyip sizin de sürüklenmenizi sağlamaktı.