Ana içeriğe atla






 The Cool Hunter illustration by Minjae Lee #art:


 Berbat bir dünyada yaşarken nasıl ve ne şekilde iç huzurumu yakalayabileceğim diye düşünmekten bir hal oldum. Tam, oldu bu sefer derken, iç huzuru bırak, dünyada huzur kalmıyor, cehenneme dönüyor her şey. 15 temmuzdan sonra bir haftayı neredeyse uyumadan geçirdik de, sonrasına da uyumak denilecek gibi değil. Tanklardan edilen ateşi, ölen insanları, beynimin bana oynadığı yeni görüntülerle kaç defa gördüm, kaç defa darbe oldu bilmiyorum. Bildiri kaç kere okundu onu da bilmiyorum. Bombaları falan söylememe gerek yok. İki gün önce yavrumu kaybedip, başına kötü bir şey gelmesini gördüm. Allah'ım durmuyor. Zaten ne kadar erken yatarsam yatayım uyuyamıyorum, sızdıktan sonrada uğraş dur. Bombadan çok biyolojik silah kullanılırsa ya da bundan sonra öyle bir şey yapılmaya kalkılırsa diye korkmuştum, ciddi ciddi haberlerde yapılacakları arasında olan bir şey (nasıl bu kadar normalleştirile biliniyor?)  olarak görünce komplo teorisinden öteye gidilmiş olunması tüylerimi diken diken etti.  Nasıl unutulur, nasıl yaşanır? Eskiden, bu silahlar için alınabilecek bir önlem yok mu, dur diyen yok mu diye araştırıp okurken şimdi başına gelebilecekler içinde olması, şaka gibi. Zaten daha fazla ciddiye alacak olsam kahrımdan ölmem gerek.

 Son tahlillerim çok güzel çıkmış olmasına rağmen bir haftadır ağrıdan ölüyorum. Safra kesemde ki taşlardan kaynaklanıyor, bunun için neredeyse yemek yememeyi tercih ediyorum. Azalıyor tabi. Ara ara ızdırap veriyor. Zaten her şey ters gidiyorken, extra terslikler çıkıyor ortaya. Balkonu yıkarken alt komşunun borusunun çatlayıp, bütün suyun mutfağına dolması, mutfak lavabomun altından su gelmesi, laptop şarj aletinin (kullanalı bir hafta ancak olmuştu) bozulması..Buzdolabı tamir olalı bir ay olmadı daha. Pehh.. Stres kaynaklı olduğunu düşündüğüm her yerden çarpılmada level atlayıp, elektrikli aletlerin bozulmasına yol açtığım konusunda alay edilip duruluyorum. İsmini de, elektronik nazar koyduk. :D

 Hamileyken ve öncesinde, ne kadar naifsem, olanların birleşiminin sonucunda, daha bugün çocuğum sevgimi sorguluyordu. Halbuki gözünden bir damla yaş bile getirmeyecektim. Tabi altı ay boyunca durmadan ağlayan bir bebek olunca anlamını yitirdi. O zamanlar kendimi ne kadar yetersiz, bedbaht hissetmiştim.

 Bugün daha güzel, sakin bir gün geçirdim. Kendimi, sinirlenmeye başladığımda yemek yemeyi akıl edince ve gliforumu düzenli kulanınca, yığılan işlerimin ufak bir kısmı da olsa toparladım. Yemeğimi yaptım. Stressiz (az stresli) beraber kitap okuyup, oyun oynadık.İki makine çamaşır yıka,as, topla. Mis. Yarın daha iyisi olur umarım. En çok da, biyolojik ya da kimyasal silah kullanılmazsa mesela, her şey yavaş yavaş çok daha iyi bir Türkiye'ye dönerse hele tadından yenmez. İşte buna umudum kalmadı galiba. Çünkü, sanki artık dünyanın suyu ısındı. Bir tek ben mi böyle hissediyorum?

Pascal Campion:
 Aw little Mina or *GASP* ;) Her daughter! I will let you all draw your own conclusions for the father:

  Zaten küçültmüştük hayallerimizi, Hatta o kadar ufalmıştık ki, bir çocuğun bedeninde onun hayallerini yeşertmesine izlemekti en büyük hayalimiz. Onun için heyecanlanacaktık. Kendimizden ödün vermemek tartışma konumuzdu artık. Şuncacık hayali bile gerçekleştirememekten korkuyorsak, dünyanın modernize olmasının sebebi, bunca insancıl fikirlerin amacı neydi, uygulamadıktan sonra? Biz modern insanlar, ölen masum insanların derdine derman olmak için konuştuk,yazdık,çizdik, cesur olanlar yanlarındaydı. Ama hiç onlar olmamıştık. Adaletin, onlar olmamız gerektiği gerçeği çarpacak mı yüzümüze? Ve galiba, herkes aynı durumda olunca, kimse kimseye de acımaycak...

Yorumlar

  1. Çocuklarla İstanbul dışında olmak en büyük şansımız olmuş o gece sanırım.

    Diğer şeyleri düşünmemek için elimden geleni yapıyorum,korkunun ecele faydası yok. Dünyaya baktıkça kıyamet yaklaştı galiba diye düşünmekteyim artık :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten şanslıymışsınız. Korkunun ecele bir faydası yok, ilk efa beni tatin etmiyor. Muhtemelen küçük bir çocuğum olduğu için. Büyük olsa da farketmez evlat nihayetde ama ne bileyim. Sindiremiyorum yahu, asıl neden bu...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Stilistlerden Çizimler (IIlustrations)

O kadar stilistliğe gitmeye çalışıyorum, ediyorum dedim madem, biraz da bana ilham veren görüp de beğendiğim çalışmaları sizinle de paylaşayım istedim. (Bu arada ufak bir not: Ben, çizim tekniklerini yarın öğreneceğim için ve ilk denemelerimden haz etmediğim için ve silüet ve kıyafet duruşunu kavrayabilmek için bakarak çizim yapmayı yeğledim. Yani son zamanlarda ki çizimlerim tamamıyla benim tasarımlarım olmadı.Ama çizimlerimde ilerleme kaydetmeme büyük katkıları oldu. Kısacası siz de elinize kağıt kalem alıp başlayabilirsiniz. Olmadı mı canınızı sıkmayın. Hiç olmadı bana yazın anlayamadığınız noktaları. Yarım doktor misali, ama canınızdan olmazsınız :)     Size yardımcı olabilecek diğer noktalar ise, çizimini gördüğünüz bir modelin kalıbını çıkartabiliyorsanız eğer, yahut pratik olarak değil de direkt modelistlik eğitimi almışsanız kalıbını çıkartıp, dikip, bilmem hangi markanın çook beğendiğiniz ama o çook fiyatından dolayı alamadığınız modelini üzerinizde hep birlikte görebiliriz. Y…

Yaka Yapımı

Stilistlik kursumuzda bu hafta yaka yapımı üzerine yoğunlaştılar. Yoğunlaştılar dememin sebebi ise maalesef malzemem olmadığı için,ve yakın tuhafiyelerde bulamadığım için ortada kalmam yüzünden. Uzun süredir rahatsızlıklarım ve bilumum sıkıntılı sebeplerden ötürü kurslarıma gidememiştim. Malzemelerden de bir  gün önce haberim olunca başka bir yerlerden bulma ümidim de kalmadı. Arkadaşlarım, benim uzun süredir yapmak istediğim yakaları yaparken ben de onları izledim. Biraz çizim yaptım. Birazcık ta dikiş. Gözüm onlarda olunca pek iş yapamadım zaten.

                                                             Yaka kalıp örnekleri:








  Malzemelere gelirsek;

  -Keçe ( Hoca beyaz,krem ve siyah tercih etmemizi istemişti. Bence istenilen renkte keçe kullanılabilir. Hatta bence kumaş çok daha şık olur. Benden söylemesi.)

-İnci (Büyük ve arkası yassı olanları tercih ettiler. Yapıştırabilmek için arkasının yassı olması önemli bir pozisyon oluşturuyor.)



-Silikon tabancası artı silikon almayı unutma…

Salvador Ve Sürrealizm

Bir kaç senedir Salvador Dali ile tanıdığım ve beni içine çekip bir daha da çıkaramayan sürrealist resimler.. Başka ressamlar da var elbet. Ana temanın Dali olmasının ilk sebebi, onunla sevmiş olmam. Bu resimdeki de Salvador amcamız. İşin en güzel tarafı bu fotoğrafın dijital tekniklerle hayat bulmamış olması.
 Bir kaç ay önce Salvador Dali sergisi Tophane-i Amirede idi. Hayalim; nette gördüğüm, beni cezbeden  o zekice çizilmiş resimlerin çok daha fazlasını görebilmekti. Ama neredeyse bütün çizimler benim zekamın fazlasıyla üstündeydi. Eğer güzel sanatlar öğrencisi olsaydım çok şey öğreneceğim kesindi. Maalesef değilim...












  Başlığa bakıp ta, öyle internetten edindiğim bir kaç bilgi ve beğeniyle sürrealizm üzerine ahkam kesmemi bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Tek amacım, görmemiş olmanız ihtimaline karşı, bir kaç resim ekleyip sizin de sürüklenmenizi sağlamaktı.