Ana içeriğe atla

Yolculuk

 Merhaba! Bu sefer daha düzenli,anlaşılabilir yazmayı, konudan konuya atlamamayı düşünüyorum. :)

 Eşimin iş bulabildiği şehir Samsun oldu. Uzun süredir gündemde olan bir maddeydi, yeni bir iş bulmak ihtiyaç olmuştu. Hayırlısı olsunlarla uzuun bir dönem geçirdikten sonra, netice böyle oldu. Eşim, pozisyonunu yükselterek iş bulabildiği için çok mutlu. Kendini geliştirebileceği ve eksik olan kısmı doldurarak ilerlemesi de daha güçlü hissettiriyor kendini. Kariyerinde ki tek eksisi, güzel bir yüksek lisans programını İstanbul'da olmadığı için kaçırıyor olması. Mecburen uzaktan tezli yapacak. Onun tarafından bakıldığı zaman hayat tozpembe olmalı ki, günlük hayatında da yeni bir sayfa açacağından çok emin.

  Geçen beş sene, onu azıcık da olsa hayal kurabilir hale getirmiş belli ki. Realist ve pragmatik yaklaşımları azalmış. Kulağıma hoş gelse de aslında yine senkron eksikliği içerisindeyiz.  Ben hayalle gerçeği ayırmış, kendime ümit vermeyi bırakmışken, onun tutum değişikliği sinirime dokunuyor. Senkronu tutturmak budur diyeceksiniz belki de ama kazın ayağı öyle olmayacak diyor içimde ki realist kadın, gözlüklerini düzeltip, ciddiyetini bozmadan.

 İsteklerimizin bambaşka oluşu, bu değişikliği oluşturuyor. Şu aşamada ikimizi de iyi tanıdığımı iddia edebilirim. Realist tutum; benim, eşimle,çocuğumla ve kendimle ayrı ayrı vakit geçirebileceğim, hayalimi gerçekleştirebileceğim  durumdan, koşarak uzaklaştığımızı gösteriyor. Ve ben artık, ne kadar güçlü olduğumu falan kanıtlamak istemiyorum. Ben benim işte. İstediğim kadar güçlüyüm. Bu ilişkinin sağlıklı olabilmesi için, iki kişinin sohbet edecek zamana ihtiyacı var. İki kere iki dört ediyor.  Yeni bir başlangıç gibi fantastik,olasılıksız,mantıksız kelimelerin sinirimi zıplatması bu yüzden.  Durumun, tutumun değişmesi yeni başlangıçtır, totomuzun yeri değişti diye kalbimizden daha temiz bir sayfa açıyoruz nedir yahu?

 Realist olup hayal kurmayı ötelemeyi nasıl başarabiliyorsam, pragmatizm cephesinde de başarılı olmayı hedefliyorum. Ve bu sefer daha çok güveniyorum kendime. Bir tutam da, bencillik katmak gerekiyor işin içine. Onu yapabilmek zor gibi görünse de, bunalmadan önce işime yarayabilecek en etkili silah olacak. Yol haritamı çizdim gördüğünüz gibi. :p

  Ha bir de, evi tuttuk bile. Daha dün (pazar günü) Samsun'a gitti. Ev bakmaya başladı. Ve tuttuk. Daha 10 tane ev gezmeden, hem de araba kiralamış haliyle ayaklarına kara sular indi adamcağızın. Ya ne kıymetli canları var. :) Neyse ki merkeze yakın, temiz görünen ve en önemlisi diğer binalarla dip dibe olmayan bir daire bulduk. Kötü yanı, denizi beş parmak kadar görüyor olması :), site olmaması, ve yükseklik korkusu olan benim gibi biri için yedinci katın korkutucu gelmesi. En sevdiğim yanı, mutfak lavabosunun cam önünde olması. Şimdilik böyle işte. Bir bakmışsınız, iki kenarından topladığım tüllerin önünde, vazonun içinde bir tutam çiçekle Samsun manzaralı fotoğrafla ( beş parmak kadar deniz) karşılamışım sizi...

Yorumlar

  1. Her kadın evliliğinin belli bir senesinde bencillik etmesi gerektiğini yoksa kimsenin onu düşünmeyeceğini öğrenir :)

    Kimse hayatım sen çok yoruluyorsun dinlen demez. Ya da der ama iki işin ucundan tutmaz da laf ola beri gele söyler. Ve modern erkek diye bişey yoktur. Kadın modernse erkeğe biraz çeki düzen verir ama bu çooook yorucu bir iştir, çünkü her saniye yapılması gerekir karşı taraf asla değişmez çünkü :)

    Her işte vardır bir hayır :) Samsun güzel bir şehirdi bildiğim. İçinden çok geçtim ama fazla bilmem. Olsun, en sevdiğim okul arkadaşlarımdan biri oralı ve sırf bu bile sevmeme yeter :)

    Mutfak lavabom Yalova'daki üç sene dışında hep camın önündeydi, harika bir şey. Yedinci kat azıcık tursıtıcı ama manzarası güzeldir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adaletsizlik kavramını iki kişinin de tatmadan ilişki sürdürmek için kadının yöntme gerekliliği varmış gerçekten.Çok ilginç. Zannediyorsun ki, herşey karşılıklı olacak, verdiğin sevgiyi de saygıyı da alacaksın vsvs.. Sadece eş ile de alakalı değil hemde.

      Kendisini modern olarak tanımlamayan erkeklerin eşlerine olan desteğini görsen şaşırırsın. Gerçekten modern erkek diye bir şey yok. İnsan olan erkek var.

      Benim bencillik dediğimde, gün de bir iki saat kızına bakması. Durumun vehamet boyutuna gel. :D

      Hiç gitmedim Samsun'a. Ama benim ailem biliyor eskilerden. Tanıdıklar falan var.Bakalım.

      Hamdan manzara daha ziyade çatı seyir terası gibi. :) Çok ilginç varlıklarız, şuan beni heyecanlandıran şey lavabonun cam önünde olması. :D

      Sil
    2. Handan, ne başarılı bir tespit :(
      BT, bir bakarsın, iyi ki gelmişiz diyorsun :)

      Sil
    3. Bana en büyük katkısı insanların spor yapmasını örnek alacak olmam gibi bir his var içimde. :D

      Sil
  2. Hayırlı olsun, güzel günler geçirirsiniz ins Samsun'da. Maalesef yıllar geçtikçe erkekler aile ve evlilikleri dışında iş hayatına biraz fazla abanıyorlar. Sohbet etmek, hayati paylaşmak, dertleri azaltan hafifleten seyler. Her çiftin her dönemde sohbet edebilmesi paylasabilmesi gerek. Bizde de benzer bir sorun var yalnız bizdeki durum iki taraftan kaynaklanıyor. Esim işten basını kaldıramıyorsa ben de çocuklardan dolayı kaldıramıyorum. Bakalım nereye varacak bu durum. Samsun güzel yer ya tekrar hayırlı olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah hayırlı olur. :) Yılların geçmesine gerek kalmadı biz de pek. İşkolik olmak bunu gerektirdi. Artık ev yakın, işten erken çıkacağım gibi cümleler kuruyor ama karakterle alakalı bir durum. Evde olduğu zamanı da biliyorum. ;) Hatta burada işler yoğun olmazsa yerinde duramayacak bence. Nasip... :D

      Sil
  3. hayırlı olsun, mutluluk getirsin yeni başlangıcınız ailenize...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim güzel dilekleriniz için. :)

      Ayrıca, hoş geldiniz bloğuma. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Stilistlerden Çizimler (IIlustrations)

O kadar stilistliğe gitmeye çalışıyorum, ediyorum dedim madem, biraz da bana ilham veren görüp de beğendiğim çalışmaları sizinle de paylaşayım istedim. (Bu arada ufak bir not: Ben, çizim tekniklerini yarın öğreneceğim için ve ilk denemelerimden haz etmediğim için ve silüet ve kıyafet duruşunu kavrayabilmek için bakarak çizim yapmayı yeğledim. Yani son zamanlarda ki çizimlerim tamamıyla benim tasarımlarım olmadı.Ama çizimlerimde ilerleme kaydetmeme büyük katkıları oldu. Kısacası siz de elinize kağıt kalem alıp başlayabilirsiniz. Olmadı mı canınızı sıkmayın. Hiç olmadı bana yazın anlayamadığınız noktaları. Yarım doktor misali, ama canınızdan olmazsınız :)     Size yardımcı olabilecek diğer noktalar ise, çizimini gördüğünüz bir modelin kalıbını çıkartabiliyorsanız eğer, yahut pratik olarak değil de direkt modelistlik eğitimi almışsanız kalıbını çıkartıp, dikip, bilmem hangi markanın çook beğendiğiniz ama o çook fiyatından dolayı alamadığınız modelini üzerinizde hep birlikte görebiliriz. Y…

Yaka Yapımı

Stilistlik kursumuzda bu hafta yaka yapımı üzerine yoğunlaştılar. Yoğunlaştılar dememin sebebi ise maalesef malzemem olmadığı için,ve yakın tuhafiyelerde bulamadığım için ortada kalmam yüzünden. Uzun süredir rahatsızlıklarım ve bilumum sıkıntılı sebeplerden ötürü kurslarıma gidememiştim. Malzemelerden de bir  gün önce haberim olunca başka bir yerlerden bulma ümidim de kalmadı. Arkadaşlarım, benim uzun süredir yapmak istediğim yakaları yaparken ben de onları izledim. Biraz çizim yaptım. Birazcık ta dikiş. Gözüm onlarda olunca pek iş yapamadım zaten.

                                                             Yaka kalıp örnekleri:








  Malzemelere gelirsek;

  -Keçe ( Hoca beyaz,krem ve siyah tercih etmemizi istemişti. Bence istenilen renkte keçe kullanılabilir. Hatta bence kumaş çok daha şık olur. Benden söylemesi.)

-İnci (Büyük ve arkası yassı olanları tercih ettiler. Yapıştırabilmek için arkasının yassı olması önemli bir pozisyon oluşturuyor.)



-Silikon tabancası artı silikon almayı unutma…

Salvador Ve Sürrealizm

Bir kaç senedir Salvador Dali ile tanıdığım ve beni içine çekip bir daha da çıkaramayan sürrealist resimler.. Başka ressamlar da var elbet. Ana temanın Dali olmasının ilk sebebi, onunla sevmiş olmam. Bu resimdeki de Salvador amcamız. İşin en güzel tarafı bu fotoğrafın dijital tekniklerle hayat bulmamış olması.
 Bir kaç ay önce Salvador Dali sergisi Tophane-i Amirede idi. Hayalim; nette gördüğüm, beni cezbeden  o zekice çizilmiş resimlerin çok daha fazlasını görebilmekti. Ama neredeyse bütün çizimler benim zekamın fazlasıyla üstündeydi. Eğer güzel sanatlar öğrencisi olsaydım çok şey öğreneceğim kesindi. Maalesef değilim...












  Başlığa bakıp ta, öyle internetten edindiğim bir kaç bilgi ve beğeniyle sürrealizm üzerine ahkam kesmemi bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Tek amacım, görmemiş olmanız ihtimaline karşı, bir kaç resim ekleyip sizin de sürüklenmenizi sağlamaktı.