Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bakış Açım

....
 -Belki ben bu konuya çok duyarlı olduğum için fazladan anlam yükledim. Ama dikkatimi çeken ilk konuya ilişkin gözlemimi yeniden dile getirerek sana sormak istiyorum.''Türk insanı doğaya,çevreye,hayvanlara saygısız.Rica'yla, lütfen2le kendisine yol gösterildiğinde bu gösterilen yolu önemseyecek,anlayacak e anladıktan sonra uygulayacak uygar bir insan olma olgunluğuna da ermiş değil'' diye düşündüğümüzde içimizde Türk insanına karşı bir öfke duyuyoruz. Doğru mu?

 - Doğru! Ben şahsen duyuyorum.Hatta bazı zamanlar bu ülkenin bu toplumun bir üyesi olmaktan utanıyorum.

 - Ve herhalde,kendini zaman zaman bu ülkenin insanından uzaklaşmış hissediyorsun.

 -Evet Doğan bey hissediyorum;yani ''biz'' dediğimiz bir toplum olma yerine ,''ben ve öteki'lerden oluşan bir toplum içinde hissediyorum kendimi.

 -Ve bu sağlıklı değil. Birey için de sağlıklı değil, toplumun geleceği için de...

 -Evet sağlıklı değil, bunun farkındayım.

 -İşte ben…

Şaşırmaca

Ne zamandır çocuğun söylediklerini yazayım, okuyunca gülümserim diyorum hep unutuyorum.

 Biraz önce, iki kere üst üste aynı kitabı okudum ve daha fazla okuyamayacağımı kahvaltı bile yapmadığımı söyleyince cevabı şöyle oldu:

 -Eğnin pek, karnın tok zaten oku şu kitabı.

 Ahaha, nereden hatırlıyorsun sen anneannemin nadiren kullandığı o deyimi? Yetmiyor bir de kullanıyor küçük insan.

  Bu ara anlamını bilmediği ve nereden duyduğunu bir türlü anlayamadığım bir fuck kelimesi var ki, canı isteyince kelimeyi kullanıp, anlamını değiştiriyor. Silmek ve kazanmak anlamına geldiğini iddia etti, ben vatandaşın yalancısıyım.

 Bu ay çok malzeme çıkmıştı halbuki ama unutmuşum, ne kötü...

Rica

Birinci sınıf annelerini gördükçe içim sıkılıyor, bunalıyorum. Bir de, öğretmenin okul resmi çizin dediği derste mezarlık çizen Ahmet'i görünce dumur oldum. Yazık vallahi yazık! Ben kararımı verdim, bana, benim kızıma, başarı odaklı olmayan bir okul lazım. Bu özellikte bildiğiniz bir okul, kurum vs. var mı? Keşke, sanata ağırlık veren bir ilkokul olsa, bir şeyleri başarma ihtiyacı hissetmeyen, devasa ödevler yerine çocuğa hayatı, okulu ve bilimi sevdiren... Aynı konuları her sene görmek yerine zamanı geldiğinde öğrenseler keşke. Öğrenme isteği hiç kırılmasa.... Yazarken bile sıkıldım. Ama en çok neyden sıkıldım biliyor musunuz? Şikayet etmekten! Çünkü sadece söyleniyorum, somut adım atmıyorum. Neyse daha fazla dırdır etmeyeceğim, ama başarı odaklı olmayan, bildiğiniz, gördüğünüz, duyduğunuz bir okul varsa lütfen yazın!



İlk Zamanlar

Hey merhaba! Taşındım, ufak tefek şeyler dışında yerleştim, internetimizi bağlamaya da ancak geldiler. İki gün oldu galiba. Hayat normal seyrine döndü anlayacağınız. Meşakkatli ve stresli olsa da geçti gitti.

 Büyük stresi, verdikleri sözde durmayan nakliye şirketiyle yaşadık. Sabahın ilk ışıklarında uçaktan indiğimiz de, şehrin manzarası sisle kaplanmış kocaman bir mutluluktu. Sonrası ise 2,5 yaşında ki çocuğun bir kaç saatlik uykuyla  mücadele etmesini izlemekti. Üzerine biz de hastalandık ayakta zor duruyorduk. İki ayağımız bir pabuca girmezse hiç birşey keyifli olmuyor zaten. :D Sonrası eşyaların bazılarının bol zararla gelmiş olmasıydı, artık onu da geçtik, gitti, bitti. Annem ve kardeşlerim sağolsunlar, onlar olmasalardı yerleşmemin mümkünatı yokmuş. Her sabah onlarla beraber yaptığım kahvaltının faydası bugün onlar gittikten sonra da kendime çay bile demleyerek gördüm. Normalde kahvaltı falan yapmazdım halbuki. Çay yapmayalı yıl olmuştu.

 Samsun hakkında söyleyebileceğim çok n…