Ana içeriğe atla

Bakış Açım

....
 -Belki ben bu konuya çok duyarlı olduğum için fazladan anlam yükledim. Ama dikkatimi çeken ilk konuya ilişkin gözlemimi yeniden dile getirerek sana sormak istiyorum.''Türk insanı doğaya,çevreye,hayvanlara saygısız.Rica'yla, lütfen2le kendisine yol gösterildiğinde bu gösterilen yolu önemseyecek,anlayacak e anladıktan sonra uygulayacak uygar bir insan olma olgunluğuna da ermiş değil'' diye düşündüğümüzde içimizde Türk insanına karşı bir öfke duyuyoruz. Doğru mu?

 - Doğru! Ben şahsen duyuyorum.Hatta bazı zamanlar bu ülkenin bu toplumun bir üyesi olmaktan utanıyorum.

 - Ve herhalde,kendini zaman zaman bu ülkenin insanından uzaklaşmış hissediyorsun.

 -Evet Doğan bey hissediyorum;yani ''biz'' dediğimiz bir toplum olma yerine ,''ben ve öteki'lerden oluşan bir toplum içinde hissediyorum kendimi.

 -Ve bu sağlıklı değil. Birey için de sağlıklı değil, toplumun geleceği için de...

 -Evet sağlıklı değil, bunun farkındayım.

 -İşte beni de düşündüren ve çok rahatsız eden nokta bu;Türk insanının davranışına bakarak (farkında olarak ya da olmayarak) onun aslında kötü karakterli olduğu imasında bulunmak. Bu tür imalar birike birike bizi birbirimize düşmanca bakmaya götürür.Halbuki insanların davranışlarını onların yetişme biçiminin,belirli koşulların kültürün,genel''yaşm nedir, insan nedir'' sorularına yanıt veriş tarzının bir sonucu olarak görürsek, insanlara daha bir hoşgörüyle ve sabırla yaklaşırız.
                                                                               
                                                                                 'Mış Gibi' Yaşamlar- Doğan Cüceloğlu
   

   Şöyle de örnekleyebiliriz; Ne bütün solcular dinsiz, ne de bütün sağcılar aptal! Bilmem anlatabildim mi? Ne kadar ortada kalırsan bu coğrafyada sevilmezsin. Onu da bilirim. O yüzden bu boşvermişim gibi yapmalarım... 

   Bu kitabı okurken duygularıma tercüman olmuş paragrafı görünce alıntı yapma gerekliliği hissettim. Devamlı tekrarlı ve herkes söylemeye çalıştığım şeyi anlamalı endişesi taşıyor olsada ve bu durum biraz sıksada güzel gidiyor kitap. Daha başında sayılırım, açılır muhtemelen. :)

           
                     

Yorumlar

  1. Offff.. Bu yazının altına çok şeyler yazılır ama birbirimizi bileye bileye daha da mutsuz etmeyelim.
    Uzun süredir "ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin" felsefesiyle yaşıyorum, topluma benzemedim çok şükür, duyarsızlaşmadım ama içimdeki iyi insanın donuklaştığını, mutsuzlaştığını, korktuğunu farkedebiliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak işte ötekileştirme. Hepimiz yapıyoruz, doğrumuza da yanlışımıza da sımsıkı yapışıp, hepsi doğru diyoruz. :(

      Sil
  2. gördün müüüü son yazımıııı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gördüüm, ancak yorum yapabildim. ;)

      Sil
  3. İnsanların %51'inin sorunlu olduğu bir toplumda tabii ki bu toplum sorunlu yargısına varmak çok kolay ama buna rağmen %49'luk kısma odaklanmak çok zor.. Haklısın ne diyeyim, ben dayanamadığım için kaçanlardanım, söz hakkım pek yok o nedenle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neden söz hakkın olmasın canım, bal gibi de var. Kim düşünmüor ki gitmei, bazen her zaman, bazen zaman zaman...

      Bana kalırsa %100 sorunlu. Mesela, seçimleri kazanamayınca sağcı, solcu farketmeksizin oyların çalındığını iddia ederiz. Kesinlikle takım tutar gibi parti tutarız ki, yine %100'ümüz başarırız bunu. Herşeyden şikayet ederiz ama kesinlikle çözüm aramayız. Ya da çözümü biliriz ama harekete geçmeyiz. Bu yüzde yüzlük kesimden ayrı duran ufak ve değişen bir yüzde var. Bana kalırsa, azınlık olmaktan sıkılıp taraf olmayı tercih ediyorlar. Dolayısıyla belirli bir sayı vermek ya da topluluk olarak göstermek pek mümkün olmuyor. :)

      Sil
  4. :)) Yazını okuyunca biy ayet geldi aklıma.. Aklımda kalanıyla biz onları mühürledik, göstersen de göremezler diye..
    Göstersen de göremiyorlar ne yazık ki, geriye kalan boşa zaman oluyor..
    Eskiden birileri ile doğrularımı tartışırdım artık uğraşmıyorum.. sevgiyle kal..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tartışmak güzeldir, tartışmayı bilenle tabi. Ya da harareti kaldırabilecek olanlarla. Tartışmadan daha doğru olabilecek olanı bulmakta zor. :(

      Göremediklerimizi görmek umuduyla o halde. :)

      Sil
  5. merhaba,
    toplumumuzdaki yabancılaşma, kutuplaşma gittikçe artıyor ne yazık ki..

    YanıtlaSil
  6. Bt, kayboldun yine. Nerelrdesin?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbul'a gidip geldim. :)İnsan trafiğini bile özlermi ya? :D

      Sil
  7. Bu pazar kitap fuarında imza günü varmış, Can'ın işi çıkmazsa gitmek istiyorum çok.

    Bu arada buralar örümceklenmiş, az gelip tozunu falan al,nerdesin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kürkçi dükkanı, dönüp dolaşıp geleceğim yer diğmi? :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Stilistlerden Çizimler (IIlustrations)

O kadar stilistliğe gitmeye çalışıyorum, ediyorum dedim madem, biraz da bana ilham veren görüp de beğendiğim çalışmaları sizinle de paylaşayım istedim. (Bu arada ufak bir not: Ben, çizim tekniklerini yarın öğreneceğim için ve ilk denemelerimden haz etmediğim için ve silüet ve kıyafet duruşunu kavrayabilmek için bakarak çizim yapmayı yeğledim. Yani son zamanlarda ki çizimlerim tamamıyla benim tasarımlarım olmadı.Ama çizimlerimde ilerleme kaydetmeme büyük katkıları oldu. Kısacası siz de elinize kağıt kalem alıp başlayabilirsiniz. Olmadı mı canınızı sıkmayın. Hiç olmadı bana yazın anlayamadığınız noktaları. Yarım doktor misali, ama canınızdan olmazsınız :)     Size yardımcı olabilecek diğer noktalar ise, çizimini gördüğünüz bir modelin kalıbını çıkartabiliyorsanız eğer, yahut pratik olarak değil de direkt modelistlik eğitimi almışsanız kalıbını çıkartıp, dikip, bilmem hangi markanın çook beğendiğiniz ama o çook fiyatından dolayı alamadığınız modelini üzerinizde hep birlikte görebiliriz. Y…

Yaka Yapımı

Stilistlik kursumuzda bu hafta yaka yapımı üzerine yoğunlaştılar. Yoğunlaştılar dememin sebebi ise maalesef malzemem olmadığı için,ve yakın tuhafiyelerde bulamadığım için ortada kalmam yüzünden. Uzun süredir rahatsızlıklarım ve bilumum sıkıntılı sebeplerden ötürü kurslarıma gidememiştim. Malzemelerden de bir  gün önce haberim olunca başka bir yerlerden bulma ümidim de kalmadı. Arkadaşlarım, benim uzun süredir yapmak istediğim yakaları yaparken ben de onları izledim. Biraz çizim yaptım. Birazcık ta dikiş. Gözüm onlarda olunca pek iş yapamadım zaten.

                                                             Yaka kalıp örnekleri:








  Malzemelere gelirsek;

  -Keçe ( Hoca beyaz,krem ve siyah tercih etmemizi istemişti. Bence istenilen renkte keçe kullanılabilir. Hatta bence kumaş çok daha şık olur. Benden söylemesi.)

-İnci (Büyük ve arkası yassı olanları tercih ettiler. Yapıştırabilmek için arkasının yassı olması önemli bir pozisyon oluşturuyor.)



-Silikon tabancası artı silikon almayı unutma…

Salvador Ve Sürrealizm

Bir kaç senedir Salvador Dali ile tanıdığım ve beni içine çekip bir daha da çıkaramayan sürrealist resimler.. Başka ressamlar da var elbet. Ana temanın Dali olmasının ilk sebebi, onunla sevmiş olmam. Bu resimdeki de Salvador amcamız. İşin en güzel tarafı bu fotoğrafın dijital tekniklerle hayat bulmamış olması.
 Bir kaç ay önce Salvador Dali sergisi Tophane-i Amirede idi. Hayalim; nette gördüğüm, beni cezbeden  o zekice çizilmiş resimlerin çok daha fazlasını görebilmekti. Ama neredeyse bütün çizimler benim zekamın fazlasıyla üstündeydi. Eğer güzel sanatlar öğrencisi olsaydım çok şey öğreneceğim kesindi. Maalesef değilim...












  Başlığa bakıp ta, öyle internetten edindiğim bir kaç bilgi ve beğeniyle sürrealizm üzerine ahkam kesmemi bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Tek amacım, görmemiş olmanız ihtimaline karşı, bir kaç resim ekleyip sizin de sürüklenmenizi sağlamaktı.