Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Dior Autumn-Winter 2016-2017 -Best of-

Haddim olmasa da, benim kıyafetleri kullanırken hoşuma gitmeyen bir kaç şeyi söyleme ihtiyacı hissettim. Aşağısı bol elbise ya da etek üzerine onun gibi bol hatta bazen daha da bol giyilmesi hiç cazip gelmiyor bana. O parçaları ayrı ayrı kullanmakla harika görüntüler ortaya çıkabilir günlük hayatta. Bu sebepsiz, gereksiz paragrafımda Dior'dan alışveriş yapanlara gelsin. :)

Çocuğum, Ben vsvs.

Bugün kötü geçti ama umarım az biraz da olsa tatlıya bağlanmıştır. :(

 Yine, her saat hatta dakikalar içerisinde yaşadığımız gibi, bininci defa yapma çocuğum dedim.  Zarar vermemesi lazım ama illa verecek. Verdi. Çok sinirlendim. Bağırdım. Hatta aldım kucağıma odasına götürdüm burada oyna dedim. Ya da oturma odasında oyna ama odanın birinde oyna.  Tabi durmadı, yanıma geldi bir kaç dakika sonra. Kızmadım ama söylediklerini dinleyip, odada oynamasını rica emir arası birşeyle dile getirdim. Gitmedi gitti vsvs. Öyle böyle geçti. Ama benim tüm moralim dibe düştü. Nasıl bir yorgunluk hisediyorum, kolumu kaldıracak halim yok. Sırtıma ağrılar giriyor falan. Psikolojik. Hoop akşama eve beklediğimiz baba kaçak. İş, şehir dışı... Gel dedim markete gidelim. Topladım abur cubur ne varsa. Koydum tabaklara. Kahvaltı yapmamıştı ama öğlen yemeğini ilk defa sağlam yedi. Açtım yarım kalan animasyonlarımızdan birini. Kucak kucağa izleyeceğiz. Benim gözler doldu. Yanaştım kulağının dibine, Çok özür dil…

Özet Olsun Adı

Sessizdim, yazamadım, ama alıştınız biliyorum,hem zaten çok yazmıyorum.  İstanbul'a  gittim geldim. İyi geldi biraz.  İnşallah herşey iyi olacak deyip duruyorum. Bazen çok karamsar oluyorum, bazen hayatın akışına bırakıyorum, bazen de umutlandırıp yüreklendiriyorum kendimi. Bize fedakarlık yapıp duran, mutluluğumuzdan başka tek birşey istemeyen, bunun için herşeyi hoşgörenlerimiz için, karşılığını verme ihtimalini düşünürken, ihtimalinin kalmayacağını hiç düşünmemek... Bir şekilde acımasızlığımızdan ya da vurdumduymazlığımızdan besleniyoruz sanki.

 Giderken türk kadınına yakışmayacak şekilde evimi dağınık bir halde bırakıp gittim.Neyse ki çamaşırlarımı yıkayıp neredeyse bırakmamıştım. Kabul olurmu ki?

 Samsun'a ayak basar basmaz, güzel bir karşılama şovuyla karşılaştım. Yayalara yeşil yanarken karşıya geçmek için bir iki adım attım, adam kavşaktan döndü, kırmızı da durmadı, ezilmemek için geri çekildim. Baktım yavaşladı ilerlemeye başladım ve KORNA ÇALDI. Utanmadı, sıkılmadı…