Ana içeriğe atla

Özet Olsun Adı

 Religion at more mature levels invariably learned an alternative consciousness which was necessary for wider seeing and for addressing the great dilemmas of life. Jesus calls several people who see correctly and act on it quite simply "saved." (see Luke 8:48, 17:19, Mark 7:28); or in words almost too simple, "Do this and life is yours" (Luke 10:28). ROHR Art: Christian Schloe:


 Sessizdim, yazamadım, ama alıştınız biliyorum,hem zaten çok yazmıyorum.  İstanbul'a  gittim geldim. İyi geldi biraz.  İnşallah herşey iyi olacak deyip duruyorum. Bazen çok karamsar oluyorum, bazen hayatın akışına bırakıyorum, bazen de umutlandırıp yüreklendiriyorum kendimi. Bize fedakarlık yapıp duran, mutluluğumuzdan başka tek birşey istemeyen, bunun için herşeyi hoşgörenlerimiz için, karşılığını verme ihtimalini düşünürken, ihtimalinin kalmayacağını hiç düşünmemek... Bir şekilde acımasızlığımızdan ya da vurdumduymazlığımızdan besleniyoruz sanki.

 Giderken türk kadınına yakışmayacak şekilde evimi dağınık bir halde bırakıp gittim.Neyse ki çamaşırlarımı yıkayıp neredeyse bırakmamıştım. Kabul olurmu ki?

 Samsun'a ayak basar basmaz, güzel bir karşılama şovuyla karşılaştım. Yayalara yeşil yanarken karşıya geçmek için bir iki adım attım, adam kavşaktan döndü, kırmızı da durmadı, ezilmemek için geri çekildim. Baktım yavaşladı ilerlemeye başladım ve KORNA ÇALDI. Utanmadı, sıkılmadı o kornaya bastı. Zaten uçak nasıl yavaş geldi anlamadım ama kalkış vaktinden eve gelme sürem beş saat sürdü. Ki bunun İstanbul'da ki trafik, sıra gibi önlemler için olduğundan erken yola çıktığımı düşünürsek 7 evet bildiğiniz yedi saate tekabül etti. Samsun'dan giderken, 4-5 saat sürmüştü ki İstanbul'da toplu taşıma kullanmış, hem yürümüş, hem metro, otobüs yapmış hem de otobüs beklemiştim. İlginç bir denklem oldu. Neyse laf anlatmaktan çenem düşmüş bir halde markete de uğrayıp kendimi eve attım. Şansımıza eşim de şehir dışından ertesi sabah geldi, ben de gece geç yattım falan derken bayağı yorulduğum için iyice yaydık evi, çamaşırı.

  Pazartesi iş başa düştü tabi biraz biraz başladım. Muhteşem ayı maalesef hiç göremedim ama gerçekten etkisi olduysa ben hissettim. Bir anda daha bir umutlu, daha bir planlayıcı ve uygulayıcı oldum. Hem de kasmadan. Hem kasmadığım için de kasılmıyorum. :D Önceden komik gelirdi şimdiyse neden olmasın diyorum. Ayın dünyaya yaklaşmasıyla denizlerin vsvs. etkilenmesine biz neden dahil olmayalım? Neden kendimizi bu kadar soyutluyoruz? Neticede muhteşem zekalarımızla oluşturduğumuz şaheserimiz ortada... Stephen Hawking yine virüslerden, silahlardan bahsetmiş, dünyaya bin yıllık ömür biçmiş.

 Yine dağıldım, neyse dediğim gibi yine yeniden planıma sadık kalmayı sevmeye başladım. Artık o kadar korkutucu ve olamaz gibi görünmüyor gözüme. Yemek yapmaktan nefret ederken, düzenli bir şekilde yapmaya başladım. Bu sefer önlem aldım ama. Artık yemeklerimi iki günlük yapıyorum. Ertesi güne bitmeyecek kadar çok yapmanın rahatlığı çok keyifli. Kesinlikle tavsiye ederim. Kimse her gün aynı farklı yemek yemediği için ölmüyor da. Ah anne ahh. Hep her şey taze olacak diye yemeği bile sabahtan ocağa koymamanın yüzünden bunca zaman çektiğim çile. :P

 Eşya taşınırken mutfak sandalyelerimizin ayakları yamulmuştu. Masa yavaş yavaş kapıdan çıkmaya başlamıştı. Mecaz değil yalnız. Laptop'u koyup oturduktan sonra ara ara masaya kolumu koydukca gıcırdayıp duruyor, bir bakıyorum büyük bir ilerleme kaydetmişiz, kapının dibine gelmişiz. Siz atmıyorsanız ben gidiyorum diye resti çekti anlayacağınız. Aldık, ben şehir dışındayken gelmiş ama hala mutfağa geçiremedim  Planım hafta sonuna kadar evin temizlenme ,silinme ve yerleşme kısmını atlatıp, hafta sonu eksiği gediği halletmek. Diğer pazartesi zımba gibi başlayacağım. İlk hedefim hala arka planda kalmış görünen çocuğum. Her şey düzenli oluna ikimizin de dikkati daha az dağılıyor. Beraber oynayacağımız atlamalı, zıplamalı biraz da sevdiği el işi tarzı planlar dönüyor kafamda. Ha bir de, elimde sürünen, artık umudunu kesmiş olduğu bulut yastığı dikmek. Yazık çocuğuma ya bir sene olacak neredeyse.

 Uzun süredir kilo deyip duruyorum ama aynaya bakmaya o kadar çok korkuyorum ki. Çünkü aynada gördüğüm kendimi görmek, kendimi kabullenmek olacaktı. Benimse hiç böyle bir niyetim yoktu. Hala kendimi ellili kilolarda ki halimle düşünmek çok kolaydı. İnsanın kendini tanıyamaması çok kötü bir duyguymuş.Bu sefer başımı aynadan çeviremedim, inanamadım da. Sanki  tartı yalan söylüyormuş gibi. Neyse, koşu bandında bol bol yürümek istiyorum, ama aynı zamanda pijamalarımla debelenirken, sağa sola dans edercesine salınan yağlarımı kimse görmesin istiyorum. Balkonun birine perde, stor bir şey yaptırmam lazım. Yürüyemiyorum!

 Yazacağım diye aklımda biriktirdiğim onca şeyi kısa kısa anlattım galiba. Bu kadar çok yazacağımı düşünmemiştim.  Kendinize ve sizi sevenlere, değer verenlere iyi bakın!

Yorumlar

  1. Aslında düzen oturunca ben de çok seviyorum ama hemen nasıl bozuyorum o düzeni bilmem :)

    Dur bakalım ay dede bana kilo vermemde yardımcı olacak mı. Bu sefer pek kararlıyım :D (Bir de tatlı yemeyi bıraksam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen o düzen nasıl elimden kaçıp gidiyor anlamıyorum.Dedem matematik nankördür derdi dedee ev işi daha nankör valla. :)

      Ay kilo verdiriyormuymuş? Gerçekten mi? O zaman dans! :)

      Handan sen bilirsin, uçaklar yakıtı az kullanmak için daha yaaş gidiyor olabilirler mi? :)

      Sil
    2. Hahaha o arabada oluyor sanırım BT. Yine de Can'a sordum, üç beş dakikayı geçmez etkisi yavaş gitseler de dedi. Benim bildiğim hava akımından dolayı bir yere gidişle dönüş aynı süre olmuyor. Yarım saat bir saate kadar fark eden zamanlar var. Samsun'da o kadar etkilemez gerçi ama vardır yine de. Büyük ihtimal İstanbul'da rötarlı kalkmışsınızdır, rötar da dememişlerdir de oyalanmıştır uçak çaktırmadan :)

      Sil
    3. Şansımı deneyeyim dedim. :D Doğu ve batıya gidişde etkiliyor falan ama bu süre çok absürt oldu. Boarding saatinden 15-20 dakika geç aldılar ama kalkış saati pek oynamadı. Valla anlamadım. :) Bir saat Amerika'da oynuyordu galiba. :) Çok teşekkür ederim bu arada. :)

      Sil
  2. Hoşgeldin, özlemiştim seni.
    İstanbul iyi gelmiştir.
    Süper şoföre koca bir oha!diyorum. Aslında daha başka şeyler diyorum da, blog ortamı kaldırmıyor.
    Kilo vermek için, öğün sayısını ikiye düşürmeni önerebilirim. Sıkı bir kahvaltı ve akşam yediden önce akşam yemeği yemek oldukça işe yarıyor. Yanına ekleyebileceğin egzersizle yeniden fıstık olacağına eminim.

    YanıtlaSil
  3. Aynen iyi geldi. :) Ben de özlemişim hatta bayağı yazmaya başladığımı farkettim. Hiç zorlanmıyorum. Çatır çatır yazıyorum. :D

    Ben agresifim zaten elimde çocuğum olmasa napardım bilmiyorum. Gerçi çocuk kucağımda kavga etmişliğim de var da sonra dedim canına mı susadım, aklından zorun mu var? Artık tüm hışmımı telefonla arayı çevremdekilere anlatarak çıkarıyorum. :D

    O fıstık olma işi olur belki amaa uzun bir süre gerekiyor. Ben ne kadar kısa sürede hallederim canııım modunda takılsam da, cıks olmaz o iş. :)

    YanıtlaSil
  4. Stephen Hawking'e sinir oluyorum bir süredir, adam süper beyinle vücudunun içinde hapis yattığı için iyice anksiyete hastası oldu resmen, ağzını aman bilgisayarını her açtığında felaket senaryoları.. Cozuttu iyice!
    Uçaklar konusunda Handan'ın eşine katılmıyorumçünkü defalarca pilotlardan "biraz gecikerek kalktık ama havada bunu geri çevirecek ve zamanında ineceğiz" lafını duydum, sanıyorum rüzgar ters olduğunda ya da düz olduğunda hız da fark ediyor ama bazen erken inmemek için havada dönmek durumunda kalıyorlar.
    Senin yürüyen masa bana eski merdaneli çamaşır makinelerini hatırlattı, banyoda başlardı yıkamaya, salonda bitirirdi falan :D
    Daha çok yazsan keşke..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay biz onun durumuna düşmeden şuncacık beynimizle cozuttuk be Ceren! O normal bence.:D

      Son gelişimiz de inişe geçiyoruz demesi yarım saat sürdü. İnişte yarım saat sürdü. :)

      Haha aynen çamaşır makinesinde yeni moda. :D Gerçi taşındık ya şimdi bizim çamaşır makinesi de zıplayarak bayağı ileri geri gidip geliyordu. Neyse ki ayağını oturtamamışlar da normal şimdi. :D

      Yaa blog için aldığım en güzel iltifat. Öptüm. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Stilistlerden Çizimler (IIlustrations)

O kadar stilistliğe gitmeye çalışıyorum, ediyorum dedim madem, biraz da bana ilham veren görüp de beğendiğim çalışmaları sizinle de paylaşayım istedim. (Bu arada ufak bir not: Ben, çizim tekniklerini yarın öğreneceğim için ve ilk denemelerimden haz etmediğim için ve silüet ve kıyafet duruşunu kavrayabilmek için bakarak çizim yapmayı yeğledim. Yani son zamanlarda ki çizimlerim tamamıyla benim tasarımlarım olmadı.Ama çizimlerimde ilerleme kaydetmeme büyük katkıları oldu. Kısacası siz de elinize kağıt kalem alıp başlayabilirsiniz. Olmadı mı canınızı sıkmayın. Hiç olmadı bana yazın anlayamadığınız noktaları. Yarım doktor misali, ama canınızdan olmazsınız :)     Size yardımcı olabilecek diğer noktalar ise, çizimini gördüğünüz bir modelin kalıbını çıkartabiliyorsanız eğer, yahut pratik olarak değil de direkt modelistlik eğitimi almışsanız kalıbını çıkartıp, dikip, bilmem hangi markanın çook beğendiğiniz ama o çook fiyatından dolayı alamadığınız modelini üzerinizde hep birlikte görebiliriz. Y…

Yaka Yapımı

Stilistlik kursumuzda bu hafta yaka yapımı üzerine yoğunlaştılar. Yoğunlaştılar dememin sebebi ise maalesef malzemem olmadığı için,ve yakın tuhafiyelerde bulamadığım için ortada kalmam yüzünden. Uzun süredir rahatsızlıklarım ve bilumum sıkıntılı sebeplerden ötürü kurslarıma gidememiştim. Malzemelerden de bir  gün önce haberim olunca başka bir yerlerden bulma ümidim de kalmadı. Arkadaşlarım, benim uzun süredir yapmak istediğim yakaları yaparken ben de onları izledim. Biraz çizim yaptım. Birazcık ta dikiş. Gözüm onlarda olunca pek iş yapamadım zaten.

                                                             Yaka kalıp örnekleri:








  Malzemelere gelirsek;

  -Keçe ( Hoca beyaz,krem ve siyah tercih etmemizi istemişti. Bence istenilen renkte keçe kullanılabilir. Hatta bence kumaş çok daha şık olur. Benden söylemesi.)

-İnci (Büyük ve arkası yassı olanları tercih ettiler. Yapıştırabilmek için arkasının yassı olması önemli bir pozisyon oluşturuyor.)



-Silikon tabancası artı silikon almayı unutma…

Salvador Ve Sürrealizm

Bir kaç senedir Salvador Dali ile tanıdığım ve beni içine çekip bir daha da çıkaramayan sürrealist resimler.. Başka ressamlar da var elbet. Ana temanın Dali olmasının ilk sebebi, onunla sevmiş olmam. Bu resimdeki de Salvador amcamız. İşin en güzel tarafı bu fotoğrafın dijital tekniklerle hayat bulmamış olması.
 Bir kaç ay önce Salvador Dali sergisi Tophane-i Amirede idi. Hayalim; nette gördüğüm, beni cezbeden  o zekice çizilmiş resimlerin çok daha fazlasını görebilmekti. Ama neredeyse bütün çizimler benim zekamın fazlasıyla üstündeydi. Eğer güzel sanatlar öğrencisi olsaydım çok şey öğreneceğim kesindi. Maalesef değilim...












  Başlığa bakıp ta, öyle internetten edindiğim bir kaç bilgi ve beğeniyle sürrealizm üzerine ahkam kesmemi bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Tek amacım, görmemiş olmanız ihtimaline karşı, bir kaç resim ekleyip sizin de sürüklenmenizi sağlamaktı.